Kapat
A+ A-

Yarsuvat'a Fenerbahçe ve şike tepkisi

Galatasaray'da Yıllık Olağan Genel Kurul, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde yapılırken mevcut başkan Duygun Yarsuvat şikeyi ört pas etmekle suçlandı.
Yayınlanma tarihi: 28 Mart 2015 Cumartesi, 11:40

[Haber görseli]



Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, kurul öncesinde GS TV mikrofonlarına konuştu. Yarsuvat, "Galatasaray'ın genel kurulları Galatasaray'a yakışır şekilde geçer. Galatasaray neyse genel kurul da odur." dedi.

Mehmet Helvacı krizi

Galatasaray'ın eski 2. Başkanı Mehmet Helvacı, Genel Kurul'a başkanlık etmek istemediğini açıkladı ve Duygun Yarsuvat'tan affını istedi. Helvacı'nın çekilmesinin ardından kurula Metin Ünlü başkanlık edecek.

Kurul, Duygun Yarsuvat'ın açıklamalarıyla başladı. İşte Yarsuvat'ın sözleri:

Ünal Aysal'a gönderme!

"Yapılan bir seçim sonucunda ben ve arkadaşlarıma Galatasaray Spor Kulübü Derneği'ni yönetme imkanı tanıdınız. O tarihte seçim yaptık çünkü o tarihte yönetimde bulunan arkadaşlarımız sebebini bilmediğimiz bir şekilde bırakıp gitti ve Galatasaray'ın kimsesiz olmadığını, Galatasaray'ın büyük bir camia, büyük bir kulüp olduğunu bildiğimiz için bu göreve talip olduk.

Camiamızın içinde Galatasaray Kulübü'nün başarısız olacağı söylentileri yayıldı. Bunlara kulak vermedik. Bildiğimiz yolda devam edik. Fena da yapmadık esasında. Baştan beri söylemiş olduğumuz gibi bir spor kulübünün en değerli amacı başarılı olmaktır. Biz spor kulübü olarak yarıştığımız her cephede başarı kazandık. Şu anda futbolda Türkiye lideri olarak bulunuyoruz. Voleybolda keza kızlarda Avrupa'da başarımız devam ediyor. Basketbolda 16'ya katıldık. Yüzmede, sutopunda başarılarımız devam ediyor. Unutmayın ki Galatasaray büyük bir kulüp. Galatasaray'ın 2000'e yakın sporcusu var. Galatasaray Kulübü, bütün bu amatör sporları beslemek ve kalkındırmak zorundadır. Çünkü Galatasaray büyük bir kulüptür.

Yalnız unutmayın ki Galatasaray bir anonim şirket gibi yönetilemez. İsim vermek istemiyorum ama kimin nerelere imza attığını biliyorsunuz. Galatasaray'ın yönetimine talip olan kişilerin kendilerine ait bir kulüpmüş gibi çalışmaları lazım. Bunu profesyonel denen kişilere bırakıp ayda bir toplanarak idare edemeyiz. Ben ve arkadaşlarım bir özveri ile bu işi yerine getirmişler ve bu 5 ay içinde Galatasaray Spor Kulübü'nün bu imkanlarla yapılacağı en iyi hale getirmişlerdir."

[Haber görseli]

'İtalyancadan başka bir dil bilmeyen Prandelli...'

"Hedefimiz 4. yıldızdı ve buna da az kaldı. Başlangıçta Prandelli ile beraber devam edelim kararı almıştık. Florya'ya gittiğimizde futbolcularla teknik heyet arasında iletişim eksikliği olduğunu gördük. İtalyancadan başka bir dil konuşamayan biri 4 dil konuşulan bir takımda yalnız kalmıştı. Hamza Hamzaoğlu'nu getirdik ve iyi de yaptık. Sayın Prandelli CAS'a başvurdu ve hakkımızda dava açtı. O Prandelli "Galatasaray'ın Avrupa'da yeri yok. Biz lige bakalım" dedi. Galatasaray'ın kuruluş amacı Avrupa takımlarını yenmektir. Ali Sami Yen bunu söylemişti."

Mecidiyeköy'deki otel projesi

"Galatasaray'ın en kıymetli arasizi Mecidiyeköy'de bulunan alandır. Biz yönetime gelmeden önce bu koru üzerinde bizden önceki yönetimler gerekli çalışmalar yapmışlar. Burada bir iş merkezi kurmayı düşünmüşler. İş merkezi kurmak için de ruhsat alınmış, 9 metre kadar kazılmış fakat öyle bırakılmış. Bir anlaşma bulduk. Bu anlaşmaya göre her yıl bunu işletecek olan kişinin 1 milyon 200 bin Dolar ödeyeceğini de söylenmiş. Biz çok değerli bir yerde bulunan bu arazinin ofis olarak kullanılmasının doğru olup olmadığını düşündük. Buraya otel yapmayı istedik. Kiminle konuşsam otel olarak yapmanın daha karlı olduğunu ve yılda 5 milyon Dolar getirisi olabileceğini söylediler. Bu inşaat için kredi de aldık. Yalnız kredisi bir şarta bağlı. Buradan gelen para sadece bu inşaata bağlı olacak. Yönetim Kurulu'ndan bir arkadaşımız da şahsen kefil oldu. Hangi yönetim gelirse gelsin o arkadaşımızın kefaleti devam edecektir. Bunu eski yönetimler gösteremedi."

'Huzurunuza son kez çıkıyoruz'

"Galatasaray'ın yönetimine gelecek olan arkadaşlarımız kendilerinin her an kontrol altında olduğunu ve kendilerinin her an bir sevgi yumağı ile karşılaşacaklarını bilmeleri gerekmektedir. Biz yalnız değildik. Bizim yanımızda sizler vardınız. Bundan sonra yönetime talip olan arkadaşlarımızın bilmeleri istediğim bir husus var. Zor bir görevdir. Zevkli bir görevdir. Galatasaraylılar, diğer gruplardan farklıdırlar. Çünkü Galatasaray, sadece bir spor kulübü değildir. Galatasaray, üniversitesiyle lisesiyle bir spor kültürünün temsilcisidir. Bugün huzurunuza son olarak çıkıyoruz. Galatasaray'ın mali, idari ve hukuki güvenini Galatasaray'ın sahibi olan sizlere devrediyoruz. Ayrıca burada olduğunuz için sizleri kutluyorum ve hepinize çok teşekkür ediyorum."

BORÇ - ALACAK FARKINDAKİ YÜKSELİŞ DİKKAT ÇEKTİ

Galatasaray Kulübü'nün 2015 yılı olağan mali genel kurulunda, geride kalan yılın mali raporları paylaşılırken, net borç alacak farkındaki önemli yükseliş dikkati çekti.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen kongrede, faaliyet ve denetim raporlarının okunmuş sayılması oylanarak kabul edildi. Bu aşamadan sonra her iki alanda kısaltılmış özet bilgiler yönetim kurulu üyesi Mete İkiz ile denetim kurulu başkanı Cengiz Ergani tarafından sunuldu.

Galatasaray Kulübü'nün 2013 yılı sonunda 555,1 milyon lira olan net borç alacak farkının, 31 Aralık 2014 itibarıyla 831,1 milyon lira olduğu ve 276 milyon liralık bir yükseliş yaşandığı aktarıldı. Net borç alacak farkının, Ünal Aysal döneminin sonu olarak kabul edilen 31 Ekim 2014 itibarıyla ise 825,7 milyon lira olduğu belirtildi.

Özellikle kredi borçlarındaki yükseliş de bir başka dikkati çeken konu oldu. 2013 yılı sonu itibarıyla 316, 6 milyon lira olan kredi borçlarının, 2014 yılı ekim ayı sonunda 478,5 milyon liraya ve yıl sonunda da 498,3 milyon liraya çıktığı açıklandı.

Gelirlerin planlandığı şekilde artmadığı, giderlerin ise planlananın üzerinde gerçekleştiği dile getirilirken, özellikle Sermaye Piyasası Kurulu'nun ikinci sermaye artışı işleminin bedelli olarak yapılmasına izin vermemesinin, 155 milyon lira gelirin elde edilememesine neden olduğu aktarıldı.

Kulübün nakit anlamda önemli yükümlülükleri olmasına karşın beklentilerin altında gerçekleşen gelirden dolayı açığın banka kredileriyle kapatılmak zorunda kalındığı vurgulandı.

- Dönem zararı 188 milyon lira

Galatasaray Kulübü'nün 2013 yılı sonunda 492 milyon lira olan gelirlerinin, 2014 yılı sonunda 454 milyon lirayla gerilediği açıklandı.

Özellikle stat, mağaza satış ve UEFA gelirlerinde beklentilerin altında kalındığı, bir önceki sene 135,5 milyon lira olan yıl sonu zararının ise 188 milyon liraya ulaştığı belirtildi.

E-bilet sisteminin büyük ölçüde etkilediği belirtilen stat gelirlerinin yüzde 11 azalarak, 113,5 milyon liradan 101 milyon liraya, mağaza satışlarının yüzde 33 gerileyerek 86,9 milyon liradan 57,9 milyon liraya, UEFA gelirinin ise yüzde 26 azalarak 68,4 milyon liradan 50,8 milyon liraya düştüğü kaydedildi.

DUYGUN YARSUVAT ŞİKEYİ ÖRT PAS ETMEYE YARDIMLA SUÇLANDI

Galatasaray Genel Kurulu Üyesi Mustafa Cengiz ve Timir Kuban, yaptığı konuşmayla Mali Genel Kurul'a damga vurdu.

Galatasaray Genel Kurulu Üyesi Mustafa Cengiz ve Timir Kuban, yaptığı konuşmayla Mali Genel Kurul'a damga vurdu. Ünal Aysal ve yönetimini sert bir dille eleştiren Cengiz, "Biz niye CAS'a gidiyoruz Prandelli için? Aramızda çok iyi hukukçular var. Süreç iyi yönetilemedi. Bu vizyonsuz ve disiplinsiz harcamalardan Ünal Aysal'ı asla ibra etmem. Her takım bizim kardeşimiz ama şikecilere destek oldunuz mu ben sizi de ibra etmem." dedi.

Genel kurulda söz alan Timur Kuban: ''Bu ülkede Avrupa'nın gördüğü en kapsamlı şike skandalı yaşandı. Duygun Başkan Avrupa'nın en büyük şikesine göz yummakla kalmadı, ört pas etmek için yardım bile etti." 400 küsur yıldır ülke devlet yönetimine yöneticiler kazandırdı. Fakat devletle barışık olmakla yaranmak arasında fark var. Ak Saray'a yaptığınız o ziyaret ve demeçler, baştan aşağıya utanç vericiydi" şeklinde konuştu.

[Haber görseli]ÜNAL AYSAL'IN KONUŞMASI

Toplantıda üyelerin konuşmasının ardından son söz eski başkan Ünal Aysal'a verildi. İşte Aysal'ın açıklamaları:

"Uzun bir konuşma hazırlamıştım ama kenara koyuyorum. Durduk yere Avrupa'nın 17. büyük takımı olamazsınız. Küçülerek hiçbir kulüp istikbalini bulamaz."

"Size birkaç netice rakam vereceğim. Bunlar da sizi huzurlu bir şekilde eve götürecek... Biz elimizdeki bir malın değerini kendimiz düşürmedik. Sportif A.Ş ile Futbol A.Ş'yi birleştirdiğimizde düşürdük. O dönem bütün hisse senetlerinin değeri düştü. Nedeni ise 3 Temmuz'dur. Bizim biraz daha fazla düşmesinin sebebi şirket birleşmesi. Biz risk altındayız, batıyoruz, öldük diye bir şey yok. Bilakis bütün rakamlarda iyileşme var."

"Parayı yönetmek kolaydır. Biz borcu yönettik. Göreve geldiğim gün bir masa, bir boş kasa aldım. Kimse bana servet vermedi."

"Galatasaray 2011'de başarıya aç bir kulüptü. Rakiplerimizin arkasında her branşta ezik bir durumdaydık. 2011'den sonra hep şampiyonluğa oynayan bir kulüp olduk. Bizden önce futbolda üçüncü, beşinci, sekizinci oluyorduk. Biz geldik hep lider olduk. Bunun bir bedeli vardı... Yönetimler nankör pozisyonlardır. Herkes bir şey ister. Sürekli çözüm beklenir."

"Galatasaray vergi ödemiyor diyorlar ya. 3.5 sene içinde 235M TL vergi ödemişiz. Diğer kulüpler 140 ödedik diye övünürken."

"Bizim kupalarımızı, başarılarımızı teker teker saymamıza gerek yok. Biz bunun için geldik. Sloganımız "başarı"ydı. Biz başarı için gelmiştik. Bunun da bir bedeli vardı ve bunlar ödendi."

"Transfer ettiğimiz oyuncuların hepsi teknik direktörlerin tavsiyeleri sonucunda geldi. Aynayı nereden tutarsanız, traşı oradan daha iyi görürsünüz!"

"Bizim en büyük hatamız kurallara aşırı derecede güvenmek oldu. Galatasaray terbiyesi bize bunu öğretti. Sizi endişeye sokan, Ağustos 2014'ten bu yana medyada yapılan her şeyin kötüye gittiğine dair algı operasyonudur. Bize hiçbir algı operasyonu işlemedi. Daha sonrası için de işleyeceğini sanmıyorum. Bu kumpas yürümeyecek."

"Sizlerin vereceği karara saygım sonsuz. Sizlere olan sevgim sonsuz."

"Hiçbir şeyden korkum olmadığını biliyorsunuz. Korkum olsa 2011'de o şartlarda görevi almazdım. O günkü genel kurulda, itibarımı kaybettiğimi ve bana olan güvenin kaybolduğunu hissedip görevi bırakma kararı aldım. Anlıktı."

"Oylama gitmeyin. İki ayrı ibra yapalım. İki ibrayı ben kabul ediyorum. Benim arkadaşlarım da kabul ediyor."

SON SÖZ YARSUVAT'IN

Aysal'ın konuşmasından sonra Duygun Yarsuvat, son sözü aldı. İşte o sözler:

"Eleştiriler yıkıcı olsa da kabul etmek zorundasınız. Ben kabul ediyorum. Sözlerimi de böyle değerlendirirsiniz."

"Yönetim bir kart çıkartma kararı aldı. Bu kartla taraftarın nerde olacağını, ne yaptığını görecekmişiz. Ben karşıyım buna. Kişisil bilgilerin, özel hayatın korunması ciddi meseledir. Ben buna karşı çıktım. Ama yönetim çıkartacakmış."

"Ben şike yapmadım. Galatasaray yapmadı. Duygun Yarsuvat da şikeyi hiçbir zaman ne tasvip etti, ne de yapanı korudu. Ben Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki kan davasının bitmesi için çabalıyorum. Bu yüzden Fenerbahçe'nin stadına gittim. Benim amacım benim taraftarımın Kadıköy'e gidip maç seyretmesi için."

"Taraftar Ankara'ya gitti, sizin haberiniz yok dediler. Kulüp dışında bir kurum, haber vermeden gitti. Ondan 1 hafta önce de gidilecekti. Benim 2 yöneticim de gidecekti. Kardan dolayı gidilemedi."

"Ahmet Çakar, Metin Oktay'a hakaret etmiş... Ben o programları zaten izlemiyorum. Çünkü ben o saatte uyuyorum. Fenerbahçe yöneticisi Mahmut Uslu, G.Saray Kasımpaşa maçında şike yapmış dedi. Ben Uslu'nun açıklamalarına 'Bu saçmalığa cevap vermem' dedim. GS TV'den bunu söyledim."

"Gökmen Özdenak benim için "Dansöz gibi kıvırtıyor" demiş. Gökmen bunu dediyse, demek ki benim IQ'um çok yüksektir."

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Çakar, Gökmen Özdenak, Mete İkiz, Ünal Aysal