Kapat
A+ A-

Münir Göle'den 'Surat Buruşturmalık 52 Metin'

İrkiltme fikri üzerinden farklı bir okumaya girişiyor "Surat Buruşturmalık 52 Metin" ile Münir Göle. Tarih ile mitolojiyi merkeze alarak ve bununla birlikte daha pek çok başlığa uzanarak 'surat buruşturma' üzerine kurulu küçük metinler kuruyor yazar.
Yayınlanma tarihi: 15 Ocak 2018 Pazartesi, 11:52

[Haber görseli]Sarmalandığımız dünyaya farklı bir bakış
 
Münir Göle'nin geçen yıllarda yayımlanan Çıkış Yolları adlı kitabını eline almış olanlar, yazarın intihar fikrini farklı yollardan nasıl okuduğunu görmüştü. Bir intihar güzellemesi değildi bu kitapta toplanan kısa metinler ancak bir intihar reddiyesi de... Okurunu, intiharı "çıkış yolu" olarak görenlerin dünyasına doğru bir adım yaklaştırma denemesiydi Göle'nin Çıkış Yolları ile yaptığı ve açtığı pencere ile bunu da başarmıştı.

Ölüm üzerine düşünmek, temelinde bir Doğu prensibi fakat söz konusu intihar olunca işin içine Batı felsefesi dâhil oluyor. Bu bağlamda Münir Göle kitabında aynı zamanda içinde bulunduğumuz toplumun, kendisinden uzak olsa da bir eleştirisini sunuyordu. Bu toplum eleştirisinin içinde de pek çok başlık ve konu kendine yer buluyordu.

Çıkış Yolları'nın en dikkat çeken yanı ise kısacık anekdotlar biçiminde şekillenerek, birer öykü çeşitlemesi hâlinde okurun karşısına çıkmasıydı ki bunun, Göle'nin üslubunun önemli bir yansıması olduğunu ilk baskısı Sel Yayıncılık tarafından 2002'de yapılan ve Gece Yarısı Kitaplığı dizisi kapsamında okura sunulan kitabı Surat Buruşturmalık 52 Metin'de görmüştük.

Bu bağlamda Çıkış Yolları ve Surat Buruşturmalık 52 Metin birbirine yakın akraba. Birbirine doğurmasa da birbirini beslemiş iki kitap. Her ikisi de zeminini irkiltme üzerinden bulmuş, tarih ve mitolojiden yararlanarak kendi çevrelerini genişletmiş, sonucunda da ortaya pek çok başlık altında değindiği konuları kapsayan metinler ortaya çıkmış...

Çıkış Yolları yeni sayılabilecek bir kitap. İlk baskısını 2016'da  Can Yayınları'nda gördü ve kitapçı raflarında hâlâ görebilmek mümkün ancak aynı şeyi Surat Buruşturmalık 52 Metin için söylemek pek mümkün değil. Daha doğrusu "değildi" bugüne kadar çünkü Surat Buruşturmalık 52 Metin, yeni baskısıyla tekrar okur karşısına çıktı. Uzun sayılabilecek bir aranın ardından yine kitapçı raflarındaki yerini aldı.
 
İRKİLTEN RÜYA SAHNELERİ GİBİ

İrkiltme fikri üzerinden farklı bir okumaya girişiyor bu kitabında Münir Göle. Hemen yukarıda da değinildiği gibi tarih ve mitolojiyi merkeze alarak ve bununla birlikte daha pek çok başlığa uzanarak "surat buruşturma" üzerine kurulu küçük metinler kuruyor. Kitabın kapağında Surat Buruşturmalık 52 Metin başlığı altında toplanan bu yazılar için "deneme" denmiş. Yayınevi haksız değil ancak Göle'nin kaleminden çıkan bu metinleri salt deneme başlığında görmek içeriği kapsamıyor. Öykü de diyebiliriz bu kitap adı altında toplananlara, öykü ucu da, hikâye de, anekdot da ve elbette ki deneme de... Adı her ne konursa konsun; Göle'nin Surat Buruşturmalık 52 Metin'de tüm türlere yaklaştığını ama aynı zamanda tüm türlerden de uzaklaşarak kendi üslubunu yarattığını söylemek gerek. Üstelik her metinde...

Tam da bu nedenle metinler arasında dolaşırken tek bir ses duymuyoruz. Bir ses cümbüşünün içinde buluyoruz kendimizi. Bazen cehennem zebanisine bezeyen Kara Sakal’ı anlatıyor bize Göle bazen akrep sineğinin dişisiyle çiftleşebilmek için neler çektiğini. Birinde Kara Sakal'ın sesine bürünüyor kelimeler, diğerinde bir sineğin sesine... Venüs ve Mars’ın tutkulu ilişkisinin, sanatın, evrimin, şehvetin, Bereket Tanrısı Priapos’un, hırsın ve hiçliğin sesini de duyuyoruz Münir Göle'nin kaleminde.

Gelen sesin bizi çektiği noktaya bağlı olarak gülümsüyor, düşünüyor, irkilerek metinden-metinlerden uzaklaşıp merak duygusuyla bir sonraki sayfaya tekrar geçiyoruz. Kısacık öykülerden bahsediyoruz Surat Buruşturmalık 52 Metin bağlamında; birer solukluk... Ancak bu metinler düşündürdükleri ve okurunda bıraktıklarıyla uzun uzun soluyor zihinlerde. Gerilimli, irkilten rüya sahneleri gibi etki bırakıyor. 
  

GENİŞ BİR ÇEMBER

Çıkış Yolları'nın sayfaları arasında dolaşırken de düşünmüştüm: Münir Göle iyi bir koleksiyoncu... Öykü koleksiyoncusu. Kendisine bir bağlam belirleyip o bağlam üzerine genişleyen bir çember kurabiliyor. Yine o bağlamın malzemeleri üzerinde sabırla çalışıp nitelikli bir toplam yaratabiliyor. Surat Buruşturmalık 52 Metin'de tekrar görülüyor bu.

Gerçeklikle bağını asla kesmeden, ince bir tül gibi metinlerin üzerine örtülen kurgu perdesiyle sarılıyor metinler. Kurgu çeşitlemeleri de diyebiliriz elbette bunlara ancak gerçeklik payı daha güçlü. Mitoloji ve tarih ekseninde genişleyen çember anlara, kararlara, anlayış ve yönelimlere, hâllere dikkat kesilme olarak vücut buluyor. Kapsamı çok geniş Göle'nin. Ele aldığı meselelerin bir sınırı yok. Dolayısıyla okurunu davet ettiği dünyaların sınırı da sınırsızlıkla örülü. Metinlerin yarattığı çağrışımlarla her sayfada biraz daha büyüyen bir dünyanın resmi çıkıyor karşımıza. Göle'nin dünyayı, okurlarını davet ettiği evreni okuma biçimi ise kitabın kimliğinin temellerini oluşturuyor.

Surat Buruşturmalık 52 Metin keyifli bir kitap. Keskin bir zihinden çıktığı her hâlinden belli metinlerle örülü renkli bir dünya vaat ediyor. Üstelik metinlerin merkezini tarih ve mitoloji meydana getirse de yalnızca düne değil, güne ve geleceğe de göz kırpıyor.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer