Şair Ahmet Telli saldırıyı anlattı: Linç kültürü alevlendiriliyor

Hacettepe Üniversitesindeki söyleşisi yarıda kesilen ve bir grubun saldırısına uğrayan Ahmet Telli, yaşananları anlattı, linç kültürünü değerlendirdi.
Yayınlanma tarihi: 24 Aralık 2018 Pazartesi, 15:16

Usta Şair Ahmet Telli geçtiğimiz hafta, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde ülkücü grubun tehdidine maruz kalmıştı. Telli üniversitede yaşadıkları ve toplumda artan linç kültürünü anlattı.

Mezopotamya Ajansından Berivan Altan'a konuşan Ahmet Telli, prensip olarak üniversitelerin yönetiminden izin almadan etkinliklere katılmadığını söyledi. Telli, “Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Kampüsünde Tıp Öğrencileri Kitap Kulübündeki öğrenciler benden talep ettiklerinde bu söyleşiyi, izin almalarını söyledim. Onlar da üniversite yönetiminden izin aldılar. Kırmızı Salon’da bir saatlik bir söyleşi için gittim. Söyleşinin 55’inci dakikasında bölüm sekreteri içeri girerek, ‘Dışarıdakileri tutamıyorum. Boşaltmanız gerek’ dedi. Önce ne demek istediğini anlayamadım ama öğrencilerin tedirginliğinden anladım ki bir hareket var. Salonu boşalttık” dedi.

Kendisini dinlemeye gelen öğrencilerin katlara çıktığı ve tek başına okul dışına doğru hareket ettiğini belirten Telli, “Çıkış kapısında biriken topluluğun üzerine doğru yürüdüm, herhangi bir taksiye binmek için. Aralarından geçerken ikiye ayrılıp, bana yol verdiler. Aralarından geçtim, 3-5 adım atmadan başladılar slogan atmaya ‘Katil devlet diyordun. Devlet biziz. Hacettepe sana mezar olacak’ gibi sloganlar attılar. Taksiye binerken baktığımda polis gördüm. Demek ki polis kontrolünde geldiler” şeklinde aktardı.

“Eğer deneyimsiz bir kişi olsaydım panikleyebilirdim” diyen Telli, şöyle devam etti: "Ama böyle bir durumla ilk kez karşılaşmıyorum. 1980 öncesi bir çok kez bu ülkücüler tarafından tehdit edildiğimi ve yoklandığımı biliyorum. Birinde Kırıkkale'de çok güzel bir dayak yemiştim. Diğerlerini savuşturmuştum. O an sakindim çünkü onların hiçbir şey yapamayacaklarını, orada toplama bir grup olduğunu hissetmiştim. Onların bir çoğu muhtemelen beni tanımıyordur. Çıkış kapısına doğru yürürken birbirlerine baktıklarını gördüm. ‘Bu mu’ diye bakıyorlardı. Belli ki tanımıyordu bir çoğu. Beni tanıyan önderlerinden bir ikisi vardı. Onları da toplayan bunlardı muhtemelen.”

‘KİNE NEFRETE DÖNÜŞMESİN İSTERİM’

“Toplumdaki kutuplaşmayı kine ve nefrete dönüştürmesinler isterim” diyen şair Telli, “İnsan, insana dokundukça insandır. İnsan insanın gözlerine baktıkça güzelleşir. Bundan uzak durmamak gerekir” ifadesinde bulundu.

‘YALNIZ DEĞİLİZ, İTİRAZLARIMIZI BİRARAYA GETİRMELİYİZ’

Telli, son olarak şunları ekledi: “Hakikat o ki karşılaştığım olaydan sonra da gördüm, dünyanın dört bir tarafından bana destek yağdı. Bu da şunu gösteriyor ki aslında benim, bizim yalnız olmadığımız. Bu itirazlar aslında altta yatan sessiz bir yer altı ırmağıdır. Önemli olan iyi bir örgütçü bu sessiz ırmağı, ‘ben de buradayım’ diye parmak kaldıranları bir araya getirip, örgütleyebilmesidir. Bunun için öncü örgütleyiciler gerekir. Örgütleyici güçler, gelişen bu itiraz parmaklarını bir araya getirecekler bu işi yaparlar.”

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Telli