‘Kirli Gerçekçilik’miş

Yazar Abdullah Şevki’nin kitabında yer alan bir öyküde, bir yaşın altında bir çocuğa yapılan cinsel istismar satırları Türkiye’nin gündemine oturdu. Yazar bu konuyla ilgili, “Kirli Gerçekçilik benim beğendiğim bir akım ve bu akım üzerine deneme yaptığım bir öyküdür” derken yayınevi de Şevki’yi savundu. Öte yandan o satırlar, hukukçuları da harekete geçirdi ve satışı devam eden kitabın toplatılması talep edildi. Konu ile ilgili görüşünü aldığımız yazar Öner Yağcı ise “Bir işkence sahnesinin açık açık yazılması nasıl rahatsız ediciyse bir çocuğa yapılan cinsel istismarın da kurgu dahi olsa açık açık yazılması, son derece çirkin...” dedi.
Yayınlanma tarihi: 29 Mayıs 2019 Çarşamba, 01:55

[Haber görseli]Abdullah Şevki, Kurgu Kültür Merkezi Yayınları etiketiyle yayınlanan “Zümrüt Apartmanı” kitabında, pedofili içeren, satırların yer aldığı ortaya çıktı.

O satırlarda bir yaşın altında bir çocuğa yapılan cinsel istismar anlatılıyor. Sosyal medyanın da gündemine oturan o satırlar, hukukçularıda harekete geçirdi ve satışı devam eden kitabın toplatılması talep edildi. Avukat Umur Yıldırım, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu ve kitabın toplatılmasını istedi. Eskişehir Barosu da aynı yönde bir başvuru yaptı.

Can Yayınları Sahibi Can Öz, sosyal medya hesabından kitap ile şu sözleri paylaştı: “O kadar akıl almaz derecede konkunç ki kitap, şiddetle itiraz edemiyorum. Ama esas bunu yazan ve yayınlayanlar, şüphesizki tamamen sorumlular. Bir de utanmadan üst perdeden açıklama yapmışlar.”
Konuyla ilgili gazetemizi arayan kitabın yazarı Abdullah Şevki, öyküde yer alan yazdığı satırları savundu ve şu açıklamayı yaptı: “Bu öyküyle ilgili koparılan fırtına, bilgiden ve sanattan yoksun. ‘Kirli Gerçekçilik’ benim beğendiğim bir akım ve bu akım üzerine deneme yaptığım bir öyküdür bu. Bu öyküleri hangi temele dayandırarak yazdığmıda anlatıyorum orada. Bir insanda tiksindirici duyguları nasıl ortaya çıkarabilirimin bir denemesi bu. Sinemada da bir çok örneği var bunun. Bizim insanımız bir şeyi okurken yanlış okuyor herhalde. Orada benim yapmak istediğim sonuna kadar tiksintiden okunamayacak şekle nasıl dönüştürebilirim üzerine denemeler. Bu bir kurgu. Böyle bir olayı görmedim, duymadım, benimle ve gerçekle bir ilgisi yok. Amaçlanmış bir şey olsa böyle aptalca yapabilir miyim? Orada ki sanatı görmemek içler acısı bir şey. Adam sapıkça bir şey yazmış demeleri çok çirkin iftira. Linç kültürü gelişti toplumda. O zaman sanat yapmak, yazı yazmak mümkün değil. Yazar ne kadar tiksindirici azmış diyeceklerine, böyle ahlaksızca konuyu nasıl ele almış işlemiş diye bakıyorlar. ”

Kitabın yayıncısı Kurgu Kültür Merkezi Yayınları’da konuyla ilgili bir açıklama yaparak Şevki’nin yanında yer aldıklarını belirtirken, yayınevi sahibi Alaattin Topçu ise kişisel sosyal medya hesabı Instagram’dan Abdullah Şevki ve “Zümrüt Apartmanı” kitabını savundu. Kendisi de aynı zamanda şair ve yazar olan Topçu, “Sizin o karga beyniniz Abdullah Şevki’yi, Alaattin Topçu’yu, Kurgu’yu kaldıramaz. O nedenle linç kültürünüz tarihin her döneminde yenilgiye ve zavallılığa mahkumdur” paylaşımında bulundu. Topçu daha sonra paylaşımını sildi.

Bu tarz yazılar başka amaca doğru gider

Abdullah Şevki, 2005 yılında Zümrüt Apartmanı kitabında yer alan bir öykü ile Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması’nda öykü ödülüne değer görülmüştü. O dönemin seçici kurulunda yer alan gazetemiz yazarı Öner Yağcı ile konuştuk. Şevki’nin amatör bir yazar olduğunu söyleyen Yağcı, “O dönemde daha Zümrüt Aparmanı kitabı yoktu. “Uzak Bir Ülkeye Sevişmeye Giden Kadın” adlı öykü ile katılmıştı yarışmaya... Bugün ise söz konusu olan, konuşulan öykü de yer alan satırlar son derece yanlış. Bir işkence sahnesinin açık açık yazılması nasıl rahatsız ediciyse bir çocuğa yapılan cinsel istismarında kurgu dahi olsa açık açık yazılması konu edilmesi bile son derece çirkin, amaç başka tarafa doğru kayar, özendirici olabilir, yazarın bu tarz konulara çok dikkat etmesi gerekir. İnce bir çizgi. Ben bu tarz yazıları ne olursa olsun doğru bulmuyorum” dedi.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ümit Kaftancıoğlu