‘Merhaba Güzel Vatanım’

Senaristliğini Ahmet Ümit’in üstlendiği, yönetmen koltuğunda ise Cengiz Özkarabekir’in oturduğu “Merhaba Güzel Vatanım” isimli docudramanın çekimleri, İstanbul’da sürüyor.
Yayınlanma tarihi: 20 Haziran 2019 Perşembe, 01:36

[Haber görseli]

Usta şair Nâzım Hikmet’in ve yazar Ahmet Ümit’in Moskova’ya düşen yollarını ve Nâzım’ın Ahmet Ümit üzerinde bıraktığı etkiyi ele alan docudrama (yarı belgesel film) “Merhaba Güzel Vatanım”ın çekimleri İstanbul’da devam ediyor. Yönetmenliğini Cengiz Özkarabekir’in üstlendiği filmde, Nâzım Hikmet’i Yetkin Dikinciler, Ahmet Ümit’i Serkan Altıntaş, oğlu Mehmet’in annesi Münevver’i Pelin Batu, Piraye’yi Berna Laçin ve Nâzım’ın etkilendiği ve saygı duyduğu Rus şair Mayakowski’yi ise Levent Üzümcü canlandıracak. Filmin, Kazım 2019’da izleyiciyle buluşması planlanıyor.

‘Benim ustam Nâzım’
Nâzım’la yaşamlarının kesişen noktalarından yola çıkarak bir şeyler çekmek istediğini söyleyen Ahmet Ümit, Moskova’dan örnekle şunları anlatıyor: “Belli bir dönem bu ülkede, ülkenin komünistleri... Türkiye Komünist Partisi ama, tabii ki eski Komünist Partisi, yani Nâzım’ın ve benim üyesi olduğumuz... Kendi militanlarını Moskova’ya yolladılar Marksizm, Leninizm eğitimi için ve bunlardan bir kısmı, ki özellikle Nâzım ve ben orada sanatçı olduk. Nâzım burada şiir yazmaya başlamıştı, ben de burada öykü yazmaya başlamıştım. Dünyayı kavramaya başladık, sosyalizmi yerinde gördük. Dedik ki kendi kendimize ‘Sanat çok kıymetli ve bizim asıl alanımız bu. Sanatla geniş kitlelere, bütün insanlığa dokunmak daha öenmli”

“Nâzım benim çocukluğumdan, okumaya ilk başladığım zamanlardan beri ustam” diyen Ümit, aralarındaki ilişkiyi de bir usta çırak ilişkisi olarak tanımlıyor. 30 - 40 yıl arayla, aynı yollardan geçmiş iki insan... Filmde Nâzım’ın ve Ahmet Ümit’in hayatlarını, kronolojik bir sırayla değil kesiştikleri, benzeştikleri noktalardan izleyeceğiz. Çatışmalar, kavgalar, Nâzım’ın hayatı, hapishane hayatı, illegal koşullar, 12 Eylül’de darbeye karşı direnmek, Moskova’ya sahte pasaportla geçmek... Dokümanter bölümü biten “Merhaba Güzel Vatanım”ın çekimleri, Beykoz ve Silivri’de devam ediyor.

‘Hemdert olacağız’
Daha önce, 2007 yılında yönetmenliğini Biket İlhan’ın yaptığı “Mavi Gözlü Dev” filminde Nâzım’ı canlandıran Yetkin Dikinciler, şu sıralar “Yarın’a Davet... Nâzım Hikmet” müzikli sahne gösterisinde yer alıyor. Dikinciler “Merhaba Güzel Vatanım”da da, karşımıza Nâzım olarak çıkacak. “Bir oyuncu olarak Nâzım’la ilgili teklifler geldiğinde biraz imtina ediyorum ama bir yandan da içim gidiyor ‘Eyvah, Nâzım’la ilgili çok değerli bir şey var...’” diyen Dikinciler, Nâzım Hikmet’i anmak için gittiği Moskova’da, mezarının başında söylediği şu cümleleri anımsıyor: “Bebeğin anne sütüne ihtiyaç duyduğu gibi ihtiyaç duyuyoruz Nâzım’a ve onun Türkçenin şairi oluşuna.”
İnsanlık deyip, insanı unuttuğumuz bir dönemden geçtiğimizi belirten oyuncu, şunları söylüyor:

“Nâzım yine hatırlatıyor... Kendi şiirinde de dediği gibi ‘Dert çok, hemdert yok’ diyor, hemdert arıyor... Bu sefer de Ahmet metin yazdı, Cengiz Özkarabekir çekecek, bizler de elbirliğiyle oynayıp hemdert olmaya çalışacağız. Önce Nâzım’a, sonra kendimize... Çünkü birine uzattığınız yardım eli aslında kendinize uzanan eldir. Ne mutlu ki yine edebiyata dair, yine kendi topraklarımızın çıkardığı insanımıza dair bir şeyler yapıyoruz... Ben Nâzım’ın peşinde bir adamım. Benim için her vesile Nâzım’ı biraz daha anlama yolculuğu, biraz daha ona yaklaşma yolculuğu, çünkü bunu hak eden bir yaşam öyküsü var. Biraz daha pay alabilmek biraz daha ilham alabilmek için her yorgunluğa değer...”

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Berna Laçin, Levent Üzümcü, Yetkin Dikinciler