Hasan İzzettin Dinamo’nun Aramızdan Ayrılışının 30.Yılı ve Dinamo 110 yaşında…

Büyük Türk şairi, yazar... Trabzon Akçaabatlı... Osmanlı’dan Cumhuriyet’in kuruluşuna... 1. Dünya Savaşı’ndan 2. Dünya Savaşı’na... Atatürk’ün başlattığı Kurtuluş Savaşı’na dek ailesiyle büyük bedeller ödemiş, babası ve ağabeyi Ali 13 yaşında Sarıkamış’ta donarak ölen büyük acılar yaşamış Türk Edebiyatının en büyük kalemi... Savaş ve Açlar, Açlık, Ateş Yılları... işte o yılları ve ülkenin neler yaşadığını anlatan acılarla dolu romanları... Kutsal İsyan ve Kutsal Barış… Bu 9 ciltlik dev Kurtuluş Savaşı ve sonrası Cumhuriyet’in kuruluşunu anlatan büyük dev roman Türkiye Cumhuriyet tarihinden tektir. Ölümünün 30. yılında anıyoruz...
Yayınlanma tarihi: 20 Haziran 2019 Perşembe, 15:56

[Haber görseli]

Dinamo 110 yaşında!
Tüm eserlerini yayımlayan Tekin Yayınevi bu kapsamda, yazarın anılarını ve yayımlanmamış şiirlerini okurla buluşturacak. Dinamo’yla ilgili bu yıl birçok etkinlik yapılacak ve Cumhuriyet’in 100. yaşına yaraşır Kutsal İsyan ve Kutsal Barış halka anlatılacak.

"O bir ermiş, bir kahraman, bir çocuk saflığında, dudaklarında hüzünlü bir gülümseme, yaşadı ve öldü. Hasan İzzettin Dinamo, su katılmamış, devrimci bir kahramandı ve edebiyatımızın da büyük ustalarından biriydi."

-Yaşar Kemal-

"Bir namus anıtı gibiydi Dinamo. Ülkenin en karanlık günlerinde çok belaları göğüsleyerek demokrasiyi savunan az sayıda kişiden biriydi. Devrimci ozanlık yolunda Nazım'dan başka özgün yollar bulunabileceğinin ilk muştucusudur kanımca."

-Vedat Türkali-


HASAN İZZETTİN DİNAMO (HÜSEYİN DİNAMO) KİMDİR?

“Hasan İzzettin ve Hasan DENİZ adlarını da kullanmıştır.” Trabzon, Akçaabat, Ahanda’da (Kavaklı) 1909 yılında doğdu. Henüz bebekken aile İstanbul’a göç etti. Sarıyer’de (1909-1912) yaşarken babasının işleri bozulunca Trabzon'a tekrar geri dönerler. Trabzon’a giderken iş nedeniyle ailece Samsun’a yerleşirler.

Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı’na katılınca babası ve ağabeyi askere alınır. Babası Ahmet Çavuş ve ağabeyi Ali Bey, Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’nde (Sarıkamış’ta) 1915'te şehit olduktan sonra annesi Şakire Hanım da 1917’de vefat eder. Aileden geriye kalan üç çocuk Samsun Darüleytamı’nda (1917-1919) yaşamaya başlarlar. 1919 yılında İstanbul’daki Darüleytamlara getirilirler. İki kız kardeşi Validebağı Darüleytamı’na yerleştirilir. Kendisi de Yedikule, Beykoz, Halıcıoğlu, Selimpaşa Darüleytamlarında (1919-1923) yaşam savaşı verir. Okuma yazmayı kendi kendine öğrendiğinden ilkokula sınavla ikinci sınıftan başlar. İlkokulu İstanbul’da (1919-1923), ortaokulu Amasya Darüleytamı’nda okur. (1923-1926)

Amasya'ya gittiğinde yazdığı ilk şiir “Vur Demirci” (1923) 15 heceli dizelerden oluşan bir dörtlüktür. 1926 yılında Giresun’da İzler dergisinde “Kırlarda” adlı bir aşk şiirinden iki dörtlük yayımlanır. Ortaokulu bitirip darüleytam yaşamı sona erdiğinde, 1926-1927 yılında Amasya’da bir yıl vekil öğretmenlik yapar. 1927-1928 yılında Sivas Öğretmen Okulu sınavını kazanıp buradan 1930 yılında mezun olur. O yıllarda Malatya’nın bir ilçesi olan Adıyaman’da iki yıl ilkokul öğretmenliği görevinde (1930-1932) bulunur. Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü sınavını kazanınca görevinden ayrılarak, Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde okumaya başlar. (1932-1933)
1934 yılında DİNAMO soyadını alır.

Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde son sınıftan mezun olmasına kısa bir süre kala, bitirme sınavları öncesinde 24 Nisan 1935’te “Ey Türk işçisi ve köylüsü teşkilatlan” bildirisini düzenlemekten dolayı tutuklanır. Tutuklandığı sırada, 1930 yılında yazdığı ve yayımlanmamış olan “TREN” şiirinden dolayı, hükümeti olumsuz eleştirmekten yargılanarak dört yıl hüküm giyer. Bu nedenle yükseköğrenimini tamamlayamaz.1935-1939 yıları arasında dört yıl Ankara Cezaevi’nde tutuklu kalır. Öğretmenlik ve kamu hizmetlerinden de yasaklanır.

Gazete ve dergilerde yazdığı yazı ve şiirleriyle birlikte kendisi de ömrü boyunca sürekli gözetim altında yaşar.

Savaş karşıtı, toplumsal şiir ve yazılarıyla 1940 kuşağının en önemli kalemlerinden biri olur (1939-1942).

1941’de evlenir, sonraki yıllarda bu evlilikten bir kızı dünyaya gelir. Yeni Ses ve Yeni Edebiyat dergilerinde yayımlanan sekiz şiiri nedeniyle bir yıl ağır cezaya çarptırılır ve askere alınıp sürgün edilir (1942).

1944 yılındaki ünlü tutuklama furyası sırasında, yayımlanmamış bir şiiri olan “Sosyalist Türkiye Cumhuriyeti” nedeniyle bir yıl daha ağır cezaya çarptırılınca yaptığı askerlik de yanar. Yeniden askere alınan Dinamo, ancak 1949’da terhis olabilir. Askerliği bitip İstanbul’a ailesinin yanına döndüğünde artık 40 yaşındadır.
Şair ve yazar olarak adından çekinildiğinden bildiği yedi yabancı dil de ona düzenli bir iş olanağı sağlamaz.1949-1960 yıllarında İstanbul’da başka adlar altında çeviriler yaparak ve özel yabancı dil dersleri vererek geçimini sağlar.

6-7 Eylül olaylarında (1955) haksız yere bir kez daha tutuklanan Hasan İzzettin Dinamo, İstanbul Harbiye Askeri Cezaevi’nde altı ay tutuklu kaldıktan sonra beraat eder.

Yazdığı eserlerini kendi adıyla 1960’tan sonra yayımlatma olanağı bulabilir. Konusu Ulusal Kurtuluş Savaşı ve sonrası olan “Kutsal İsyan ve Kutsal Barış” dizi romanları, “Savaş ve Açlar”, “Öksüz Musa”, “Ateş Yılları”, “Açlık”, “Musa'nın Mapusanesi”, “Koyun Baba”, “6/7 Eylül Kasırgası” gibi romanları ve çok sayıda şiir kitaplarıyla adını yeniden okurlara duyurur. Ölümüne kadar çok sayıda roman, şiir, anı, çocuk kitabı yayımlar ve çeviriler yapar. Altmışlı ve yetmişli yıllarda en çok okunan yazarlar arasında yer alır.12 Mart 1971 darbesinde de kısa bir süre gözaltında tutulup serbest bırakılır. Tutuklanmaları sırasında ondan fazla basılmamış romanı ve binlerce şiiri yok olmuştur.

80 yıllık ömrünün 66 yılını yazmaya adayan Hasan İzzettin DİNAMO, yazdığı eserleriyle toplumcu çizgisinden ödün vermeden yaşamını sürdürmüştür. 20 Haziran 1989’da, 80 yaşında İstanbul’da vefat etmiştir.

Yazın Yaşamı

İlk şiirleri öğrencilik yıllarında İzler (Giresun 1926), Servet-i Fünun (İstanbul, 1928), Adım (Sivas, 1930), Taşan (Merzifon, 1930) dergilerinde yayınlanır. Sivas’ta bu yıllarda birçok oyun yazar ve sahnelenir. 1931’de ilk kitabını Atsız Kitap (Vehbi Cem, Mehmet Cevdet ile birlikte) İstanbul'da yayımlar. 1937 yılında Ankara Cezaevi’ndeyken Deniz Feneri adlı şiir kitabını İstanbul’da yayımlatır. Ardından, Yeni Yol, İnsan, Sokak, Hamle, Küllük, Ses, Yeni İnsanlık, Yeni Edebiyat, Yeni SES (1939-1942) gibi dergilerde şiirleri, çevirileri ve yazıları yayımlanır. Homeros'un İlyada'sını çevirerek dergiye ek olarak yayımlar. Bu dönemde yine 8 şiirinden dolayı yargılanarak bir yıl ağır cezaya çarptırılır. “Vatan Şarkısı” şiiri nedeniyle Yeni Edebiyat dergisi süresiz kapatılır (1941). 1944'te bir ihbar sonucu tutuklanır ve yayımlanmamış “Sosyalist Türkiye Cumhuriyeti” şiirinden dolayı bir yıl ağır cezaya çarptırılır. Askerlik ve sürgün dönemlerinde uzunca bir süre yazın hayatından uzakta tutulur. Askerlik sonrasında çeşitli adlar altında çeviriler yapar. Üniversite öğrencilerine özel dil dersleri verir.
1960 yılında Hasan DENİZ adıyla Amatör Fotoğrafçılık ve Adabı Muaşeret adlı kitaplarını yayımlar. Yine aynı yıl Karacaahmet Senfonisi şiir kitabını Hasan İzzettin DİNAMO adıyla yayımlamıştır. Adabı Muaşeret (Görgü Kuralları) kitabı 1961 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nca Tebliğler Dergisi’nde yayımlanarak okullara tavsiye edilir. 2000’li yıllara kadar çok sayıda baskısı yapılır.
1966’da MAY Yayınları’nda içeriği Ulusal Kurtuluş Savaşı olan 8 ciltlik Kutsal İsyan’ı, 1966'dan 1989'a kadar da çok sayıda roman, anı, şiir kitapları yayımlamıştır.
Papirüs, Cumhuriyet, Politika, Vatan, Hürriyet, Sanat ve Toplum, Sanat Emeği, Edebiyat Cephesi, Dolmuş, Eleştiri, Gerçek, Varlık, Yeni Ortam gibi çeşitli gazete ve dergilerde şiir, eleştiri, köşe yazıları, dizi yazılar ve kitap tanıtım çalışmaları yapar. Kutsal Barış (7 ciltlik roman) ile Orhan Kemal Roman Armağanı’nı (1977) kazanır.
Hasan İzzettin Dinamo, hece ölçüsüyle yazdığı ilk denemelerden sonra özgür koşuk akımıyla şiirinin dolaşım alanlarını genişletme yolunu seçti. Kendinden yola çıkarak yazdığı şiirlerde, yaşadığı katı, acımasız gerçekleri toplumcu bir dokuyla yansıtırken, sözcük gereçlerini özgürce kullanım coşkusunu yaşadı. Yurt, toplum, dünya sorunlarıyla emek olgusunu olayların güncel tanıklığıyla donatarak, şiirini kendine özgü parlayışlarla sergiledi.

Doğaya bakışlarındaki gözlemci dikkatlerinde, yine toplumu sergileyen anlatım becerileri, kendi şiirsel sesinin başarılı ürünleri oldu. Son yıllarında toplumsal içerikli çok sayıda gazeller yazmıştır. Arşivinde yayımlanmamış şiirleri, öyküleri, anıları da bulunmaktadır.

Eserleri
Roman: Kutsal İsyan (5 Cilt), Kutsal Barış (4 Cilt), Savaş ve Açlar, Öksüz Musa, Ateş Yılları, Açlık, Koyun Baba, Musa’nın Mapusanesi, Musa’nın Gecekondusu, Türk Kelebeği, Anadolu’da Bir Yunan Askeri, Adalet Sıtması, Sübyan Koğuşu
Anı: 2. Dünya Savaşı’ndan Edebiyat Anıları, 6/7 Eylül Kasırgası, TKP Aydınlar ve
Anılar
Şiir Kitapları: Atsız Kitap (1931, Vehbi Cem ve Mehmet Cevdet ile birlikte Hasan İzzettin Adıyla), Deniz Feneri (1937), Karacaahmet Senfonisi (1960), Mapusanemden Şiirler, Özgürlük Türküsü, Sürgün Şiirleri, Gecekondumdan Şiirler, Kavga Şiirleri, Çoban Şiirleri, Nazım’dan Meltemler, Tuyuğlar, Gazeller, Ateş Ormanları Arasından
Çocuk Kitapları: Savaşta Çocuklar, Kenti Yiyen Çocuk
Diğer Çalışmaları: Amatör Fotoğrafçılık (1960, Hasan Deniz Adıyla), Görgü Kuralları (1960, Hasan Deniz Adıyla)
Çevirilerinden Bazıları: Faust, İlyada, Werther, Andersen Masalları
Kaybolan Romanlarından Bazılarının İsimleri
Tahiregiller (2 cilt), Kızılırmak Donjuanı, Simavneli Bedrettin, Açlık
Bu romanları 1935-1939 yıllarında Ankara Cezaevi’ndeyken yazmıştır. Cezası bittikten sonra tren yolculuğunda bavulları çalınmıştır. Romanlarının yanında oyunları ve binden fazla şiiri de yitiklere karışmıştır.

Bir Yedek Subayın Hatıraları
Dinamo’nun ilk yazdığı romanıdır. Basımı için Ulus’a verilmiş, daha sonra bu romanın bir başkası tarafından İzmit’te kendi adıyla bastırdığı duyumu almıştır. (Kaynak: Kocaeli Gazetesi, 17 Mayıs 1989, Günce, Ruşen Hakkı)
Batan Güneşler 1928’de Hâkimiyeti Milliye gazetesinde yitmiştir.

Arkadya 1935 yılında tutuklandığı sırada polisin elinde kaybolmuş ve sonra bulunamamıştır.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Orhan Kemal, Yaşar Kemal