John Waters Selanik’te

Öncü kült yönetmen John Waters, 60.Selanik Uluslararası Film Festivali’ne katılacak. Bu yıl altmışıncı yaşını kutlayacak olan etkinlik (31 Ekim-10 Kasım) sinemaya katkısından ötürü John Waters’a Altın İskender onur ödülünü verecek.
Yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2019 Cuma, 11:16

Kült sinemanın cesur, gözüpek, ikonik temsilcisi John Waters, altmışıncı yaşını kutlayacak olan Selanik Uluslararası Film Festivali’nin onur konuğu olacak. 6-8 Kasım tarihleri arasında Selanik’e gelecek olan yönetmene etkinlik Altın İskender onur ödülünü verecek.

William Burroughs’un Çöpün Papası olarak adlandırdığı John Waters, Selanik Festivali’nin 60. yılında gösterilmesi için on film seçti. Bu uzun metrajlar ve belgeseller yönetmenin sanatın aşırı boyutuna ve B türü filmlere duyduğu sevgiyi yansıtıyorlar. John Waters ayrıca Olympion sinemasında This Filthy World adlı tek kişilik gösterisini de sunacak. Bu şovda izleyici sanatçının saplantılı zevklerini, komik önerilerini ve kariyer yönlendirmelerini izleyecek.

Ustalık sınıfında Waters, sinefillere, film fanatiklerine, trash (çöp) film hayranlarına nasıl finans bulduğunu, Hollywood sistemiyle nasıl başa çıktığını anlatacak. Genç yönetmenler Waters’la ayrıca özel bir atölye yapma olanağı da bulacaklar.


‘Ulusal Hazine’ John Waters

Yönetmen, senarist, yazar, aktör, komedyen, görsel sanatçı John Waters (1946) Amerikan sinema tarihinin en önemli bağımsız sinemacılarındandır. Baltimore’lu yönetmen sıradışı mizah anlayışıyla, kötü zevkiyle, geleneksel ahlak değerlerini çarpıtmasıyla ünlenmiştir.

1960’ların sonunda farklılığın, marjinalliğin, cesaretin, çılgın mizahın idolü Divine ile birlikte ilk filmi Mondo Trasho’yu (Çöp Dünya/ 1969) çekti. Trash üçlemesinin ilk bölümü Pink Flamingos’ta (Pembe Filamingolar/ 1972) yine Divine’ı oynattı. Bu kült başyapıtı Female Trouble (1974) ile Desperate Living (1977) izledi. Polyester’i (Polyester) 1971’de çekti. Yaşamını anlattığı Hairspray (Saç Spreyi/1988) yılın en iyi gişe getirisini yaptı. Filmin müzikali yapıldı, halen ABD’indeki okullarda sahnelenmektedir.

Cry Baby (1990) adlı müzikalde Johnny Depp’i yönetti. Favori filmi Serial Mom’da (Belalı Anne/1993) Kathleen Turner başroldeydi. Pecker (1998) adlı sanat dünyası parodisinde Edward Furlong ile Christina Ricci oynadılar. Cecil B.DeMented (2000) adlı komedisinde epik filmlerin yönetmeni Cecile B. Demille’i anlattı. A Dirty Shame (2004) cinsel sömürü parodisiydi.

John Waters, Amerikan sanat dünyasının simgesel figürü olarak tanınmıştır. New York Times onu ‘Ulusal Hazine’ diye tanımlar. Mr.Know-It-All : The Tarnished Wisdom of a Filth Elder adlı kitabında John Waters şunu yazmıştır: ‘Yaratıcı bir insanın başına gelebilecek en kötü şey benim başıma da geldi. Kabul gördüm’.


John Waters’ın seçkisi


Boom (Joseph Losey/ ABD, 1968)

Joseph Losey’in yönettiği filmin yıldızları Elizabeth Taylor ile Richard Burton. Varsıl bir kadınla ölmek üzere olan genç meteliksiz şairin Ilişkisi çevresinde gelişen filmde bir süre sonra kadın şairin ölüm meleğine dönüşür. Tennessee Williams’ın oyunundan etkileyici bir uyarlama olan yapım gişede başarılı olamadı.


Mom and Dad (Brian Taylor/ ABD, 2017)

Tüm Amerika’da ebeveynler çocuklarını öldürmeye çalışırken bu şiddet cümbüşünün içinde genç bir kızla erkek kardeşi 24 saat boyunca yaşamda kalma savaşımı verirler. Bu eğlenceli B türü filmde Nicolas Cage ile Selma Blair oynuyorlar.


The Strange Ones (Christopher Radcliff-Lauren Wolkstein/
ABD, 2017)

Genç adamla bir delikanlı Amerika’nın en ücra köşesine giderler. Görünürde sakin bir tatile gitmişlerdir ama bu dingin yolculuk karanlık sırların ortaya çıkmasına neden olur.

Krisha (Trey Edward Shults/ABD, 2015)

Orta yaşlı Krisha uzun yılların ardından bağımlılığını, düşkünlüğünü yitirdiği ailesinin yanına döner. Ailesiyle yüzleşen Krisha onlarla uyuşamaz. İlk uzun metrajında yönetmen Shults gerçek ailesinden esinlenmiş.


Tickled (David Farrier-Dylan Reeve/ Yeni Zelanda, 2016)

Gazeteci ve yönetmen David Farrier, gıdıklama yarışmasındaki tuhaf bir haberi araştırmaya karar verir. Gıdıklama zevki ve internetin karanlık yüzünü içeren inanılmaz bir öykü.


Who Took Johnny (David Beilinson-Saki Hawley-Michael
Galinsky/ ABD, 2014)

Belgesel, 30 yıl önce gerçekleşen ünlü bir olayı anlatıyor. Iowa’da yaşayan gazete dağıtan Johnny Gosch’ın Kaybolmasının ardından Johnny’in fotoğrafı karton süt kutularının üzerine basılır.


Hors Satan (Bruno Dumont/ Fransa, 2011)

Bir serseri tacize uğramış genç bir kadınla karşılaşır. Dumont düşleri, kabusları, kutsallığı, güzelliği, şiddeti kullanarak benzersiz anlatımıyla izleyiciyi etkiler.

American Animals (Bart Layton/ ABD, 2018)

16 Aralık 2004’te Kentucky’de gerçekleşen sanat eseri soygununu betimleyen dramatik komedi Amerikan Rüyası’nın öteki yüzünün izdüşümü.


I, Olga (Petr Kazda-Tomas Weinreb/ Çek Cumhuriyeti, 2016)

Toplu katliam yapan 22 yaşındaki Olga Hepnarova’nın gerçek öyküsü. 1973’te Prag’da bir grup insanın üzerine kamyon sürerek hepsini öldüren ayrıksı bir katilin portresi.


The Green Fog (Guy Maddin-Evan Johnson-Galen Johnson/
ABD, 2017)

San Fransisco görüntüleriyle filmlerinden ve TV şovlarından çekimler kullanarak Alfred Hitchcock’ın Vertigo’sunu yorumlayan ilginç çalışma. Sight and Sound dergisinin –Meta anlatıyla oluşturulan parlak bir alıştırma- diye tanımladığı film.

A+ A-