Kapat
A+ A-

‘Yeni bir rönesans doğabilir’

Ned Pamphilon’un, ‘Göbeklitepe: Türkiye’nin Kültür Tacında Yepyeni Bir Mücevher’ başlıklı sergisi 42 Maslak’ta yarın açılıyor.
Yayınlanma tarihi: 31 Ekim 2017 Salı, 22:32

[Haber görseli]

Atatürk’e duyduğu hayranlıkla tanınan İngiliz ressam Ned Pamphilon’un, ‘Göbeklitepe: Türkiye’nin Kültür Tacında Yepyeni Bir Mücevher’ başlıklı sergisi açılıyor. Pamphilon ile sergiyi ve Atatürk sevgisini konuştuk.

- “Göbeklitepe: Türkiye’nin Kültür Tacında Yepyeni Bir Mücevher” isimli yeni serginiz açılıyor. Burayı ilk nasıl keşfettiniz?

Göbeklitepe ile ilk karşılaşmam 2014 yılında yurtdışında yayımlanan dergiler aracılığıyla oldu. Kişisel olarak tarihi alanlara ve onlara yönelik araştırmalara hep ilgili oldum. Böylesi önemli bir alanın, çok sevdiğim Türkiye coğrafyasında yer alıyor olması ise ilgimi ikiye katladı. 2015’te, 23 Nisan’da gerçekleştirdiğimiz “Küçük Ressamlar Anıtkabir’de” etkinliğinin ardından nihayet alana ilk ziyaretimi gerçekleştirdim.

- Sizi Göbeklitepe’yi resmetmeye iten şey ne oldu? Bu alanı ziyaret etiğinizde neler hissettiniz?

Eserlerinize yansıttığınız düşünceler nelerdi? Kazı alanı gerçekten de muhteşem. Alanda geçirdiğim ilk birkaç dakika içinde kafamda 4-5 farklı resim belirdi. Bu alanla ilgili yeni bir koleksiyon üreteceğimi daha ilk dakikalarda anlamıştım. Bir ressam olarak binlerce yıl öncesine ait bu alanı ilk kez imgelemeye çalışmak benim için son derece heyecan vericiydi. Taşlar üzerindeki desenler aracılığıyla, MÖ 12.000 yılında benimle aynı işi yapan, yani güzel sanatlarla uğraşan insanların zihinlerine, becerilerine tanıklık ettim. Sonucunda tüm bu duygularla çalışmaya koyuldum.

- Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz? Göbeklitepe’nin yanı sıra Urfa ve çevresinde de geziler yaptığınızı biliyoruz. Bu coğrafyada gördükleriniz resimlerinize nasıl yansıdı?

Evet, Şanlıurfa’da Harran ve Balıklı Göl’ü de ziyaret ettim. İnsanların yaşamını, bölgenin doğasını, [Haber görseli]dinginliğini, köy hayatının rutinlerini deneyimledim. Alandaki hakim renkleri ve dokuları inceledim. Bu esnada kendimi geçmiş çağlarda bir ressam olarak hayal ettim. Tüm bunlar benim için bulunmaz bir çalışma ortamı yarattı. Gezi öncesinde de pek çok hazırlık gerçekleştirmiştim. Önce Göbeklitepe’yi, ardından dünyada Göbeklitepe’ye benzeyen önemli eserleri inceledim. Sonrasında bu alanda pek çok konferansa ve söyleşiye katıldım. Nihayet alana gittiğimde tüm öğrendiklerim bir bütün haline geldi ve ardından resimlerime yansıdı.

- Göbeklitepe için “insanlık tarihinde oyunu değiştirdi” diyorsunuz. Sizce Göbeklitepe’nin önemi nedir?

Göbeklitepe global anlamda bir değişimin öncüsü. Bizler Göbeklitepe’ye kadar inanç sistemlerimizin MÖ 5000 yıllarına kadar uzandığına inanıyor, öncesinde uygarlığın ancak emekleme aşamasında olduğunu düşünüyorduk. Oysaki Göbeklitepe, birden tüm ezberleri bozarak bizlere MÖ 12.000’li yıllardan seslenmeye başladı. Tüm dünya bilimine yeni bir boyut kazandırdı. Yalnızca bilim insanları ve kurumların değil, herkesin bu alanla ilgili araştırma yapmasını tetikledi. Ben bu yeni anlayışın hem Göbeklitepe’nin kendi bölgesinde hem de tüm dünyada daha barışçıl tasavvurların oluşmasına katkıda bulunabileceğine, insanlık tarihinde yeni bir Rönesans’ın tohumlarını ekebileceğine inanıyorum.

Ned Pamphilon’un Göbeklitepe: Türkiye’nin Kültür Tacında Yepyeni bir Mücevher isimli sergisi, 2-19 Kasım 2017 tarihleri arasında 42 Maslak’ta görülebilir.

'Benim için ‘Nutuk’ bir kırılma noktası’

- 20 yıldan uzun süredir Türkiye ile ilgili eserler veriyorsunuz. Türkiye’de sizi çeken şey nedir? Atatürk’e olan ilginiz nasıl başladı?

1994’te ilk kez İstanbul’a geldiğimde bu şehir beni büyülemişti. O günden bu yana İstanbul ve Türkiye resimlerime yön veren unsurlar oldu. Zaman içerisinde Atatürk’e hayranlık beslemeye başladım. Hayatını, eserlerini okudum. Özellikle Nutuk benim için bir kırılım noktası oldu diyebilirim. Global kamuoyunda Türkiye ve Atatürk’ün daha sık vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Biraz da bu düşünceyle, halen sergi, proje ve eserimin büyük kısmında İstanbul, Türkiye ve Atatürk temalarına yer veriyorum.

Cumhuriyet İMECESİ