Kapat
A+ A-

Bir maketin düşündürdükleri

Studio X, 19 Ocak’a dek sürecek bir sergiyle Türkiye’de mimari maketin gelişimine ışık tutuyor.
Yayınlanma tarihi: 05 Aralık 2017 Salı, 22:01

Studio X’te başlayan “Düşünme ve Görselleştirme Aracı Olarak Türkiye’de Mimari Maket” sergisi ziyaretçilerini mimarinin çok fazla bilinmeyen hatta bir ölçüde ihmal edilmiş ya da kadri bilinmemiş bir yanıyla tanıştırıyor. Kent hayatının vazgeçilmez bileşenlerinden olan yapıların, binaların ve farklı yaşam alanlarının (AVM’ler, spor kompleksleri, kültür merkezleri) inşası sürecinde önemli bir yer tutan mimari maketler hayatını bu işe vakfetmiş ustaların ellerinden çıkıyor aslında ve bu ustaları da işi profesyonel mimarlık olanlar dışında hemen hiç kimse tanımıyor, bilmiyor.

3. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında Studio-X ve Pelin Derviş liderliğinde geliştirilen “Türkiye Tasarım Kronolojisi Deneme” çalışmasının devamı niteliğindeki sergi Türkiye’de mimari maket yapımının 20. yüzyıldaki pratiklerine odaklanıyor daha çok. Sergide Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Pamukbank Genel Müdürlüğü, Karayolları Müdürlüğü binası gibi İstanbul’un bir zamanlar simge olmuş ama artık ya yıkılmış ya da kaderine terk edilmiş yapılarının maketleri dikkat çekiyor. Her ne kadar AKM’nin maketi Hayati Tabanlıoğlu’nun yaptırdığı orijinal maket olmasa da (sergideki maket 2012 tarihli) bu ikonik yapının içini de görebildiğimiz kesitli uygulama bir hayli etkileyici.

Sergide yer alan 40’a yakın maket arasında hem farklı tarz ve yaklaşımları hem de hiç hayata geçirilmemiş bazı projelerin hayal etme aşamasındaki hallerini görebiliyorsunuz. Kimi maketler neredeyse bir heykel izlenimi verirken, kimileri de söz konusu binanın kent ortamında nasıl görüneceği, yapıldığı bölgeye nasıl bir uyum sağlayacağını göstermek amacıyla yapılmış. Bu maketleri yapanlar ise aslında iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda, ya kendisi de mimar olan ama mesleğinin bu yanını öne çıkarmış, ya da baştan beri maketçilikte uzmanlaşmış isimler. Farklı jenerasyonlardan gelen maket yapımcıları Yusuf Z. Ergüleç, Selahattin Yazıcı, Mehmet Şener [Atölye 77], Varjan Yurtgülü [Min Tasarım] ve Murat Küçük’ün [Atölye K] arşivlerinin paylaşıma açıldığı sergide ayrıca, mimari maketin süreli yayınlardaki yeri, 1931-1980 yılları arasında yayımlanan Mimar / Arkitekt dergileri üzerine yapılan bir çalışma aracılığıyla sunuluyor.

Farklı ustalar, farklı tarzlar

Serginin özellikle ilgi çekeceğini düşündüğümüz bir bölümünde ise yukarıda adı geçen ustaların malzemeleri teşhir ediliyor. Bu bölüm sayesinde mimari maket pratiğinin yıllar içinde nereden nereye evrildiğini ve maket ustalarının yaratıcılıklarını ve becerilerini hangi alet edavat ile hayata geçirdiğini görmek mümkün. Yine aynı ustalarla yapılmış video söyleşilerle de mesele hakkında daha derinlikli bilgiye ulaşmak da hiç zor değil, biraz vakit ayrılması kaydıyla elbet. Sergi alanında oluşturulmuş bir karanlık odada gösterilen belgesel film de yine konuya merak duyanların ilgisini bekliyor, atlamayın. Sergi alanının duvarlarında ise Mimar / Arkitek dergisinin sayfalarından oluşturulmuş özel bir seçki bekliyor ziyaretçileri. 1931’den 1980’e kadar yayımlanan bu derginin önemi sergi gezildiğinde bir kez daha anlaşılıyor. Uzun yıllar sektörün nabzını tutan derginin sayfalarında sergide de yer alan kimi projeler hakkında bilgi, fotoğraf ve hatta maket detayı görmek mümkün.

Ülkemizde mimari maketin ilk ne zaman uygulandığı bilinmiyor ne yazık ki. Bu konuda yeterli bir arşiv ve tarih çalışması yapılmamış, hemen her konuda olduğu gibi. Bu anlamda, Fındıklı’daki Studio X’de açılan ve mimari maket hakkında kapsamlı bir bakış sağlayan, “Düşünme ve Görselleştirme Aracı Olarak Türkiye’de Mimari Maket” sergisi mimariye, şehirciliğe ve hatta model/ maket ustalığına merak duyan herkes için bulunmaz bir fırsat.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer