Dili buza yapıştırma mevsimidir

Her şeyin bir zamanı, mevsimi var. Memduh Şevket Esendal’ın yazdığı gibi, mesela ağacı ekmenin, meyvesini almanın, sonra onu kesmenin bile zamanı var.
Yayınlanma tarihi: 23 Aralık 2018 Pazar, 12:18

[Haber görseli]2018’de bir kez daha 21 Aralık gününü gördük, en uzun gece bizi şaşırtmadan yine kendini gösterdi. Sonra Noel zamanı da geldi. Noel’e Avrupa’dan daha çok sahiplenen ABD ve Kanada’dır. Öyle ki, Cadılar Bayramı’nı, Şükran Günü’nü, Noel’i, yortuların tamamını Kuzey Amerika kıtasında günü gününe yaşarsınız; hiç sektirmezler. Noel Babalar mağazaların girişinde, şimdilerde AVM’lerde ortaya çıkar, çocukları kucaklarına oturtup dileklerini dinler, ho-ho hooo diye güler. Çıngıraklar sallanır, cıngıl bel cıngıl bel çalar. Çocuklar bacadan içeri gelecek kızaklı arabasıyla göklerde uçan Noel Baba’yı bekler. Büyükler Tom Hanks’in Meg Ryan’la 1998’de çevirdiği You’ve Got Mail-Mesajınız Var filmini her yılbaşı evvelinde mutlaka seyreder; kardan adamlar, Noel çamları, alınan hediyeler, daha neler neler.

Hediye hırsızı Grinch...
Mutlu bir hayat; ne güzeldir. Noel deyince, hediyesini meşhur hırsız Bay Grinch’ten saklayan çocukları unutmayınız. Dr. Seuss’un ünlü hikâyesine göre Noel Baba’ya düşman olan Bay Grinch, hani şu yemyeşil suratlı, hain, kurnaz adam evlere gizlice bacalardan giriyor, sıcak yataklarda mışıl mışıl uyuyan çocukların Noel hediyelerini aşırıyordu. Noel’de çocuk koroları Mr. Grinch şarkısı söylemeden durmaz; eğlenceli bir dünya...

Bir de, 1983 yapımı, her sene TV’lerde mutlaka gösterilen film tekrar izlenir; izlenecektir: A Christmas Story-Bir Noel Hikâyesi. Indiana eyaletinin Hammond kentinde geçen olayın hikâyesini Jean Shepherd yazmıştır, pek meşhurdur. 1940’lardayız; cin gibi zeki, becerikli, şeytan tüyü taşıyan 9 yaşındaki Ralphie Parker adlı çocuğun Noel Baba’dan istediği hediye bir tüfektir. Çocuğa tüfek verilir mi, hiç? Bu minval üzerine dönen film hikâyesi tatlıya bağlanırken meşhur sahnesi bir anı olup kalır: Ünlü sahne o günden beri Kanadalı-Amerikalı ebeveyenlerin ve tabii itfaiye-hastaneler, ambulansların ilgisi dahilindedir. Filmde Flick adlı başka bir çocuk metalden yapılma bayrak direğini eksi 10 derece havada yalamaya kalkar, dili yapışır, kurtarmaya ambulans gelir.

Heykele yoğun ilgi
Bu sahnenin çekildiği Hammond kentinin belediyesi önündeki bayrak direğinde, şimdi, bronzdan Flick heykeli bulunuyor. 40 bin Dolarlık heykel bir toplumsal hafıza mekânı gibidir, sırf onu görmeye aileler gidiyor, hava sıcaklığı müsaitse Flick’in yapışmış diline özenen yumurcakların dil çıkarıp metale değdirmesine müsaade ediliyor. Aksi hâlde “Call 911”, gelsin ambulans!

Hasılı Noel geldi ve şimdi haylazların dilleri buzlu metallere yapıştırma zamanıdır.
Bu öylesine çocukça bir tutkudur ki, Kuzey Amerika’da sağlık birimleri Noel’de teyakkuza geçer. Köylerdeki çocuklar daha uslu galiba, oralarda bu dil-buz tutkusuna pek rast gelinmez.
İngilizcesiyle “pole-licking” adı verilen bu tuhaf çocukça sakıncanın zaman zaman ciddi yaralanmalara yol açtığı, dilin yarısını yitirmek ve hatta konuşma özürlü kalmak gibi büyük tehlikelerini söyleseniz, nafile! Çocuk milleti bu, dilini çıkaracak, buzlu paslı demire yapıştıracak. Olan şu: Dilimizdeki salyanın neredeyse tamamı su, metale deyince derhal donuyor ve insan bedeni oraya süratle ısınsın diye kan pompalıyor, ancak metalin eksi 4 dereceden sonra beden ısısına baskın çıktığı, vücut sıcaklığını emdiği, kendisine atomları bağladığı ısı-fizik bilimciler tarafından aktarılıyor; ben bu kadarını anladım.
Noel gelince bu direk yalamak sevdası yüzünden anne babaları da uyaran yazılar medyada görülmeye, tekrar tekrar okunmaya başlanır.

Evvela sakin olun diye başlıyor bunlar, sonra çocuğunuzun hareket etmemesini sağlayın, Allah muhafaza etsin, dili kopabilir! Ardından ılık suyla bölgeyi yumuşatmaya çalışın, asla kaynar su kullanmayın. Halen dil yapıştığı yerden ayrılmazsa, o zaman telefona koşun, fırıldaklı arabalar gelsin; iş onlara kalacak.

Noel öncesi Kanada radyolarında buz yalama deneyimi yaşayanlardan gelen telefonlarla yapılmış bir program ilgi uyandırdı. Ontario eyaletinin Sparta kentinde, 1953’te daha çocukken David Harding isimli şimdi 67’sinde bir buz meraklısı, dilini az daha yitiriyormuş; anlattı, aman ha dedi şimdiki çocuklara...

[email protected]

A+ A-