Sahte okyanus manzarasının sürgünleri...

Yol boyunca okyanus gökyüzüyle birleşmişcesine hissediyorsunuz, alabildiğine mavi. Kilometrelerce bir taraf dağlar ağaçlar, bir taraf Atlantik Okyanusu. Güneşin en güzel battığı noktaymış, Güney Afrika’nın başkentlerinden CapeTown’a yarım saat mesafedeki Simon’s Town. Güney Afrika’nın en eski üç yerleşiminden biri olan Simon’s Town’a geldiğinizde ilk dikkatinizi çeken şık, az katlı yapılar oluyor.
Yayınlanma tarihi: 12 Mayıs 2019 Pazar, 13:11

[Haber görseli]Simon’s Town, anacaddede sıralanan restoran, kafe ve pubları ile bir balıkçı kasabası izlenimi veriyor.
Bölgenin asıl dikkat çeken özelliği günümüzde Güney Afrika’da pek az rastlanan beyaz nüfus yoğunluğu. Güney Afrika nüfusunun yaklaşık yüzde 80’i siyahilerden oluşuyor. Ancak Simon’s Town’da siyah nüfus fazla değil. Balkonlarda güneşin en güzel batışını şaraplarını yudumlayarak izleyenler sadece beyazlar. Simon’s Town aslında siyahlerin vatanı, beyazlar gelip onları vatanlarından sürene kadar... 1960’ların sonunda 1970’lerde buraya gelen beyazlar siyah nüfusu Simon’s Town’dan ülkenin içlerine doğru zorla sürüyor. Şu anda Güney Afrika’daki en önemli gettolardan biri olan, ironik olarak adına da Ocean View (okyanus manzarası) dedikleri yere sürülüyor. Adına okyanus manzarası dendiğine bakmayın çünkü Atlantik Okyanusu’na kilometrelerce uzaklıkta... O en güzelinden batışına şahit oldukları güneşin bir daha doğmayacağı hissini yaşatan bir yer.

Bugün 30 bine yakın siyah sahte okyanus manzarasının olduğu bu bölgede yaşıyor. Ülkenin en geri kalmış noktalarından biri. Bölgenin ciddi işsizlik problemi var. Trafik ışıkları boyunca geçtiğiniz her noktada yol üstünde kendilerine iş verecek bir kişinin geçmesini bekliyorlar. “Uyuşturucu ve seks ticaretinin” hat safhaya çıktığı bölge haline gelmiş Ocean View... Uyuşturucu çetelerinin hüküm sürdüğü bölgede HİV virüsü de çok yaygın. Bölgedeki nüfusun yüzde 10’undan fazlası AIDS’e yakalanmış durumda.

Umutları yok

Siyahları hedef alan ayrımcılığın en önemli acı sembollerinden biri olarak karşımıza çıkıyor Ocean View. 1994’te ırk ayrımcılığıyla savaşan siyahlar bugün yine aynı sorunla karşı karşıya. Bir de yoksulluk, işsizlik ve ekonomik eşitsizlikle mücadele etmek zorundalar. Ülkedeki beyaz nüfusun geliri siyah nüfusunkini 6-7’ye katlıyor.

Yine rehberimizin anlattığına göre, Ocean View’de yaşayanlar geleceğe dair tüm umutlarını da yitirmiş durumdalar. Yaşamlarının eğitim ya da iş bulmayla düzeleceğine dair umutları tükenmiş. Bölgede okul, kütüphane, sağlık merkezleri istenilen sayıda değil. Buna karşılık 200’e yakın kilise, dini yapı var. Bölgedekiler yaşadıkları dışlanmışlığa, ayrımcılığa karşı seslerini yükseltse de onları maalesef duyan yok.

Irk ayrımcılığına karşı mücadelesiyle bütün dünyada simge olan Güney Afrika’nın ilk siyah Devlet Başkanı Nelson Mandela’nın özlü sözüyle bitirelim: “Tüm insanların uyum içinde birlikte yaşadıkları ve eşit haklara sahip oldukları demokratik ve özgür bir toplum hayali hiç aklımdan çıkmıyor. Bu ideal uğrunda yaşıyorum ama gerekirse bunun için ölmeye de hazırım.” Umarız dünyanın hiçbir noktasında kimse renginden, inancından zengin ya da fakir oluşundan dolayı yerinden yurdundan sürülmez, ayrımcılığa maruz kalmaz.
[email protected]

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ