Kapat
A+ A-

Obezitenin reçetesi ‘Ege Mutfağı’nda

Türkiye’de obezite artışının en çok Karadeniz, en az Ege Bölgesi’nde bulunması Ege mutfağı ile beslenmenin önemini ortaya koydu
DHA
Yayınlanma tarihi: 20 Kasım 2013 Çarşamba, 11:13

[Haber görseli]Türk Nefroloji Derneği’nin yaptığı son araştırmaya göre Türkiye’de obezite artış oranının en çok Karadeniz, en az Ege Bölgesi’nde bulunması Ege mutfağı ile beslenmenin önemini ortaya koydu

Türkiye’nin önemli sağlık sorunları arasında yer almaya başlayan obezite ile mücadelede Ege mutfağının hem lezzetli hem de sağlıklı gıdaları etkin rol oynuyor. Uzmanlar sebze-meyve, salata, otlar ve zeytinyağlı yemeklerin yaygın olduğu Ege mutfağının obeziteyle mücadelede etkili olacağını belirtiyor.

TÜRKİYE’DE OBEZİTE ARTIYOR

Türk Nefroloji Derneği’nin yaptığı son araştırmaya göre ülkemizde obezite görülme oranı son 5 yılda yüzde 26.5’ten yüzde 28.7’ye yükseldi. Her 3 kadından birinin obez olduğunun belirlendiği araştırmada Türkiye’de ortalama vücut kitle endeksi 2006’dan 2011’e kadar geçen 5 yıl içinde 0.7 kilogram arttığı ve 30 yaşından küçük bireylerde de obezitenin yaygınlaştığı ortaya çıktı. Aynı araştırmaya göre Türkiye’de obezite artış oranın en çok Karadeniz, en az Ege Bölgesi’nde bulunması Ege mutfağı ile beslenmenin önemini ortaya koydu.

Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekolu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu sebze kullanımının yaygın olduğu Ege mutfağını vitamin, mineral ve antioksidan özellikli bileşenler bakımından zengin olduğunu vurguladı. Obezitenin okul öncesi çocuk yaş grubunu dahi tehdit eder hale geldiğine dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu salata, ot ve zeytinyağlı yemeklerin yaygın olduğu Ege mutfağının hem yetişkinler hem de çocuklar için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Türkiye’de obeziteyle mücadelesinde Ege mutfağı ile beslenmenin örnek alınabileceğini belirten Fadıloğlu şöyle konuştu:

“Obezitenin zararlı etkilerinden korunmak için zihin ve beden gelişiminin şekillendiği çocukluk yıllarından itibaren düzenli ve sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilme çalışmaları yapılması gerekir. Topluma sağlıksız besinlerin zararları anlatılıp, slow food dediğimiz temiz, uygun, sağlıklı gıdalara yöneltilmeleri sağlanmalıdır. Yemek yemede amacın sadece karın doyurmak olmadığından yola çıkarak, yemek kültürü anlatılmalı ve geleneksel yemekler ön plana çıkarılarak fast food akımına karşı slow food akımının benimsenmesine çalışılmalıdır. Buna uygun olarak da sebze ağırlıklı ve zeytinyağından zengin Ege mutfağını önerebiliriz. Ancak diğer yağlarda olduğu gibi 1 gram zeytinyağında 9 kalorilik enerji bulunmaktadır. Dolayısıyla bunun da tüketiminde dikkatli olmakta fayda var” dedi.

SAĞLIKLI BESİNLERE VERGİ İNDİRİMİ

Dünyada da örnekleri görülen obezite vergisi yerine ise sağlıklı besinlerin vergisinin düşürülebileceğini belirten Dr. Fadıloğlu, “Dengeli ve sağlıklı beslenme konusunda toplumu bilinçlendirme çabalarının, eğitimlerin ve reklamların yapılması yoluna gidilmeli, sağlıklı besinlerin de vergisinin düşürülmesine çalışılarak fast food gıdalar üzerinde caydırıcı etki sağlanmalıdır” dedi.

ÇOCUKLAR EVDE YEMEĞE ÖZENDİRİLMELİ

Türkiye’de obezite konusunda çocukları bekleyen tehlikelere de dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu hem okullarda hem de evlerde alınabilecek önerileri ise şöyle sıraladı:

-Düzenli ve sağlıklı yemek yeme alışkanlığı okul programlarına dahil edilmeli.
-Okul kantinlerinde yüksek kalorili, şeker ve karbonhidrat içeriği yüksek gıdalar yerine ayran, süt, yoğurt, meyve, taze meyve suları ve sütlü tatlılar satılmalı.
-Yemekhanelerdeki menü seçiminde hassas olunmalı, çocukların sevecekleri, bütün besin gruplarını içeren sağlıklı ve dengeli menüler oluşturulmalı. Her çocukta bazı gıdaları yememe durumu olabileceğinden yemeklerin isimlerini ya da sunumlarını değiştirerek ilgilerini çekme yoluna gidilebilir.
-Kahvaltı konusunda büyükler çocuklara örnek davranışlar sergilemeli. Beslenme çantalarına yağlı, şekerli gıdalar koymamaya özen gösterilmeli.
-Çocuğa, ödül olarak abur cubur yiyecekler vermekten kaçınılmalı.
-Fast food gıdalar az miktarda tüketilmeli, bu bir beslenme şekli haline dönüştürülmemeli. Bu yiyeceklerin zararlı olduklarına inanmaları için ailelerin mutlaka örnek davranışlar göstermeli.
-Aileler evde yemeklerini birlikte, yemek masasında yemeğe özen göstermeli ve yemek listesini hazırlarken, beslenme piramidinde yer alan besin gruplarının her birinden yeterli ve dengeli miktarlarda olacak şekilde hazırlamaya önem vermeli.

TÜRKİYE’DEKİ OBEZİTE ORANLARI

TÜİK verilerine göre;
Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun yüzde 17,2’si obez. Vücut kitle indeks değerleri incelendiğinde; bireylerin yüzde 34,8’i fazla kilolu, yüzde 44,2’si normal kilolu, yüzde 3,9’u ise düşük kilolu. Kadınların yüzde 20,9’un obez . Erkeklerin ise bu oran yüzde 13,7. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün verilerine göre İzmir’de 2012 rakamlarına göre 9 bin 434 ileri derecede obez hasta bulunuyor.
Sağlık Bakanlığı’nın en son verilerine Göre Türkiye’de 6-10 yaş grubundaki çocuklardaki obezite oranı :

Yaş
Fazla Kilolu Oranı
Şişman Oranı
Fazla Kilolu ve Şişman Oranı
6 12,4 5,5 17,9
7 15,3 5,8 21,1
8 14,4 6,1 20,5
9 14,1 7,7 21,8
10 14,5 6,9 21,4

Toplam
14,3
6,5
20,8

Cumhuriyet İMECESİ