A+ A-

Depresyonun şifrelerini çözecek

Doç. Dr. Emine Eren Koçak depresyona neden olan molekülleri tespit etmeyi, böylelikle erken teşhis ve önleyici yaklaşımlar edinmeyi amaçlıyor.
Yayınlanma tarihi: 12 Nisan 2015 Pazar, 21:01

[Haber görseli]

Doç. Dr. Koçak, ABD’de Michigan Üniversitesi Moleküler ve Davranışsal Nörobilim Enstitüsü’nde çalıştığı dönemde bir molekülün antidepresan özelliklerinin gösterilmesi üzerine çalışmalarını depresyon ve anksiyete üzerine yoğunlaştırmış.

Doç. Dr. Emine Eren Koçak, L’Oréal Türkiye’nin ‘Dünyanın bilime, bilimin kadınlara ihtiyacı var’ sloganına atfen “Ben her alanda dünyanın daha çok kadının katılımına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum” diyor.

L’Oréal Türkiye’nin 13 yıldır sürdürdüğü ve 2013’ten bu yana UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından da desteklenen “Bilim Kadınları İçin” programı kapsamında burs almaya hak kazanan Türkiye’nin farklı üniversitelerinde görevli bilim kadınları, çalışmalara başladı. Bu çalışmalardan birini çağın hastalığı olan depresyon oluşturuyor. Hacettepe Üniversitesi Nörolojik Bilimler ve Psikiyatri Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emine Eren Koçak yapacağı çalışma ile depresyona neden olan molekülleri tespit etmeyi, böylelikle erken teşhis ve önleyici yaklaşımlar edinmeyi amaçlıyor. Koçak, söz konusu molekülü tespit edebilirse yeni antidepresan geliştirilmesine yönelik çalışmalara da yön verebilecek.

Beynin sırlarının peşinde

Her biri kendi alanında türlü ilklere imza atan, araştırmalarıyla önemli bilimsel gelişmelere adlarını yazdıran bilim kadınları, bu yıl da L’Oréal’den “Bilim Kadınları İçin” programı kapsamında 15’er bin dolarlık destek bursu almaya hak kazandı. Depresyon ve anksiyete üzerine çalışmalar yürüten ve ödül alanlar arasında yer alan Doç. Dr. Emine Eren, beynin normal koşullarda ve hastalıkta işleyiş biçimlerini anlamaya çalışan nörobilim alanında çalışmalarını sürdürüyor.

Halk sağlığı sorunu

Aldığı burs ile depresyon üzerinde yeni bir çalışma yaparak bilim dünyasına yeni bir katkıda bulunmayı hedefleyen Koçak, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2030 yılına kadar hastalığın getirdiği yük açısından ikinci sıraya yerleşeceğinin tahmin edildiğini anımsatıyor ve ekliyor: “Depresyon önemli bir halk sağlığı problemidir.” Hastalığın toplumda yüzde 15 gibi bir yaygınlıkta görüldüğünü belirten Koçak, “Bu araştırma ile depresyonun moleküler düzeyde daha iyi anlaşılması ve yeni antidepresan geliştirilmesi çalışmalarına yön verecek potansiyel hedeflerin belirlenmesi amaçlanmaktadır” diyor.

Yeni ilaçlar geliştirilebilir

Koçak anlatıyor: “Depresyonun neden olduğunu ve nasıl geliştiğini aslında bilmiyoruz. Depresyon, tedavi direnci ile de birleşince tedavilere yanıt vermeyen hastalarda büyük bir çaresizlik yaratıyor. Dolayısıyla depresyon moleküler mekanizmalarının anlaşılması ve daha yeni tedavi hedefleri belirlenmesi güncel ve önemli bir problem. Ben de bu çalışma ile böyle bir molekülün depresyon ile ilişkisini çalışmak istiyorum. Depresyon molekül mekanizmasında yer aldığını düşündüğüm bir molekülü incelemek istiyorum. Bütün çalışmaların amacı depresyon denilen hastalığı anlamak, ancak böyle tedavi edebiliriz. Yeni bir hedef molekül belirlenirse yeni bir ilaç da geliştirilebilir. Mevcut ilaçlar 3-4 haftadan erken etki etmiyor. Yeni bir molekül bu süreyi de kısaltabilir. Belki hangi bireylerin risk altında olduğunu tespit edebilir, risk taşıyan bireylerde bunun gelişmesinin önüne geçmek için tedbirler alabiliriz. Çalışmayı Hacettepe Üniversitesi’nde yapacağım. Bu yaklaşık 2-3 yıldır süren başka bir projenin devamı niteliğinde. Çalışmalar birkaç ay içinde başlayacak.”

Comment disclaimer