A+ A-

Sibel Uzun: Tehlike hâlâ geçmedi

Sibel Uzun ‘Hayır’ oyunun ülkenin geleceği için korunması gerektiğini söyledi.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 15 Mayıs 2017 Pazartesi, 21:52

Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Sibel Uzun, referandumda çıkan yüzde 50’ye yakın hayır oyunun ülkenin geleceği için korunması gereken bir sonuç olduğunu belirterek, “Tehlike geçmedi, gittikçe ilerlemek istiyor. Bizler de büyük ittifaklardan, her türlü çözüm ışığı olabilecek hamlelerden asla kaçınmamalıyız” dedi. Cumhuriyet’in sorularını yanıtlayan Uzun özetle şunları söyledi:

Halk bir araya geldi

-Referandumda çıkan sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tüm baskı, yasaklama, saldırı ve sınırsız devlet olanaklarıyla karşımıza dikilen “evet” karşısında, hayır sonucunun gerçek haliyle yüzde 50’nin üstünde çıkması, gözümüz gibi bakmamız gereken tarihsel bir başarıdır. Bugün Meclis’e sahip çıkan, egemenliğini kayıt ve şart altına aldırmayan insanların yüzde 50’nin üstünde olduğunu söyleyebiliyoruz. “Ülke elden gidiyor, hayır demek için ben ne yapabilirim” diye düşünenler bundan sonrasına da dikkat kesilmiş durumdalar. Ülke, diktatörlük inşasından buradan ilerleyerek kurtarılabilir. Bunun çok ciddi imkânları var.

-Referandumun hemen ardından sokakta mücadele çağrısı yapıldı. CHP buna pek sıcak bakmadı ancak eski parti sözcüsü Selin Sayek Böke “sokak bir haktır” yönünde açıklaması oldu. Sokaktaki kasıt nedir?

Referandum sürecine ve sandıklara çok büyük bir kesim sahip çıktı. Sandığa katılım beklenenin çok üstündeydi. Binali Yıldırım, yasayı çiğneyen mühürsüz zarf kararıyla gelen hileli evet sonucunu açıklamaya kalktığı dakikalarda insanlar tencere ve tavalarıyla hemen pencerelere çıktı. İlk andan bu yana referandumun meşru olmadığı ortada. Sandıklarını bekleyenler, sonuçlarını alanlar koşarak YSK önlerinde büyük bir öfkeyle bir araya geldi. Ardından kitlesel hayır yürüyüşleri yapıldı. Halka başka seçenek bırakılmamıştı, bu yoldan ilerlemeye bakmalıydık. Tam bu süreçte CHP’nin ana muhalefet olarak milyonların tepkisinde tereddüt yaratması değil, bu tepkilere sahip çıkması gerekiyordu. Bu süreçte hiçbir seçenek bırakılmamış hayırına sahip çıkan milyonların sokaktaki direnişine tüm muhalefet destek olmalıydı, sahip çıkmalıydı. Neyse ki herkesi kapsayan, herkesin rahatlıkla gelebileceği Hayır Meclisleri vardı ve meclisler bu yürüyüşlere ön ayak oldu. Artık sadece sokakta değil diktatörlük tehlikesine karşı referandumun meşru olmadığı yönünde her açıdan çalışmalar büyütülmelidir. Yüzde 50’nin üstünde hayır oyu vermiş olanlar buna cevap bekliyor, uzun bir süre takipçisi olacak milyonlar var.

-Siyasi yelpazenin çeşitli kesimleri bu referandumda bir araya gelerek “hayır” dedi. Bundan sonrası için nasıl bir siyasi yol izlenmeli sizce. EHP olarak çalışmalarınızı hangi doğrultuda yürüteceksiniz?

Biz başkanlık gündeme geldiği ilk anlardan itibaren hayır diyenlerin hepsinin ortaklaşabildiği siyasi çözümlerden yana olduk. Hiçbir zaman herkesin hayırı kendine demedik. Yüzde 99’a seslenmenin peşine en fazla düşmesi gereken sol olmalı diye düşündük. Herkesin iyiliği adına konuşan muhalefetin yaratılabileceğinden eminiz, bunun için büyük çaba gösterdik. Bu nedenle başkanlık karşısında epeydir ortak bir hayır cephesinin kurulması çalışmalarında tüm gücümüzle yer aldık. CHP ve HDP’nin de yer aldığı başkanlık karşıtı genel ortak bir zemine ön ayak olması için Demokrasi İçin Birlik kuruluşunda ve çalışmalarında yer aldık. CHP ve HDP’nin Gezi’de olduğu gibi tam olarak ortak hareket etmesi tüm koşulları değiştirebilir hepimiz biliyoruz. Hayır cephesinde yer alan hiçbir kesim, hiçbir oy göz ardı edilmemelidir. Hayır Meclisleri yüzde 50’nin üzerindeki gücü ilerletmenin imkânlarını taşıyor. Gezi, 7 Haziran, 1 Kasım ve referandum toplumsal olarak çok ciddi bir birikim yarattı. Artık referanduma hazırlanmayı bilen örgütlü gücümüz var. Biz parti olarak ülkeyi yıkıma sürüklemek isteyen bu sürecin, ortak gücün adresi diyebileceğimiz Hayır Meclisleri sayesinde durdurulabileceğini düşünüyoruz.

Destekleri kaybettiler

-Referandum sonucunu halkın yarısı kabul ederken diğer yarısı kabul etmedi. 2019 için hayır cephesi sizce bir aday çıkarmalımı dır? Çıkarırsa nasıl bir yol izlenmeli?

AKP bünyesinde toplanan taraflaşmanın boyutları eskisi gibi değil. Yarıdan daha az durumdalar, içeride eski desteklerini kaybettikleri gibi dışarıda da hiçbir destekleri olmayan bir yönetime dönüştüklerini söyleyebiliriz. Ekonomi gittikçe daha kötü bir noktaya varıyor. Ve küçük birimlere yapılan çağrılara inat hayır, ezici bir çoğunlukla büyük şehirlerden tüm ülke sathını kuşatmış durumda. Büyük şehirleri, ana arterleri Hayır Meclisleri yolu ile tutmaya devam edeceğiz. Bu nedenle önemli bir seçenek haline gelmiş olan bir hayır muhalefeti örülmeye devam ettiği sürece, 2019’dan daha önce önemli kazanımlara da imza atabiliriz. Hayır cephesi egemenliğin tek kişide kalmaması için her yolu denemeli, her yolu değerlendirmelidir. Eğer önüne cumhurbaşkanlığı seçimi gelecekse burada demokratik teamüllere uygun bir şekilde elbette değerlendirmeler yapmalıdır. Bir önceki Cumhurbaşkanlığı turundaki gibi olmamalıdır. Tüm bu kritik gündemlere en hazırlıklı kesim hayır cephesi olmalıdır. Tehlike geçmedi, gittikçe ilerlemek istiyor. Bizler de büyük ittifaklardan, her türlü çözüm ışığı olabilecek hamlelerden asla kaçınmamalıyız. Bilelim ki “Hayır bitmedi egemenlik bizimdir” diyenler Hayır Meclislerinde hep birlikte karar almaya, kararlı olmaya devam ediyor.

Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım, Selin Sayek Böke

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler