Kapat
A+ A-

İnce: Erdoğan, sana soracak değilim

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Diyarbakır'daki mitingde konuştu. İnce, konuşmasına Ahmed Arif'in şiiriyle başladı.
Yayınlanma tarihi: 11 Haziran 2018 Pazartesi, 16:43

[Haber görseli]

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda yurttaşlara seslendi. İnce'nin konuşmasından satır başları:

Merhaba Diyarbakır… Cahit Sıtkı Tarancı’nın hemşehrileri, Ziya Gökalp’in torunları, Ahmet Arif’in kardeşleri… Ne diyordu Cahit Sıtkı Tarancı; ‘Memleket isterim… Gök mavi, dal yeşil, toprak sarı olsun… Olursa bir şikayet ölümden olsun… Kardeş kavgası son bulsun’ diyordu Cahit Sıtkı…

Ne diyordu Ahmet Arif; ‘Haberin var mı taş duvar… Demir kapı kör pencere, yastığım ranzam zincirim… Uğruna ölümlere gidip geldiğim zulamdaki mahsun resim haberin var mı… Görüşmecim yeşil soğan göndermiş… Karanfil kokuyor cigaram… Dağlarına bahar gelmiş memleketimin’ diyordu…

İşte ben 15 yaşında Yalova’da liseye giderken… Diyarbakırlı Ahmet Arif’in ‘Hasretinden prangalar eskittim’ şiir kitabını o yaşımda ezberlemiştim. Yani 15 yaşında ezberlediğim şiiri, bir Diyarbakırlının yazdığı şiiri 40 yıl sonra, Diyarbakırlılara cumhurbaşkanı adayı olarak okudum.

"Sizi kandırmaya gelmedim"

Ben bugün buraya sizi kandırmaya, sizi aldatmaya ya da baldıran şerbeti içmeye gelmedim. Ben bugün buraya ramazan şerbeti, meyan şerbeti içmeye geldim. Türkiye’nin çok ciddi sorunları var. Cari açık 55 milyar dolar, mutfaktaki enflasyon yüzde 30, 250 milyar dolarlık ithalat var, gençlerin yüzde 20’si işsiz ve Türkiye kuşatılmış durumda. Şu anda Türkiye’yi yönetenler Türkiye’yi Ankara’dan yönetmiyor; Brüksel’den, Washington’dan yönetiyor.

Sevgili Diyarbakırlılar bakınız bir problemimiz var. Başından beri öneriyorum 3B. Bir, barışacağız… Hemen barışacağız ama hemen… İki, ekonomik olarak büyüyeceğiz…  Yani üretim ekonomisine geçeceğiz. Fabrikalar açacağız. Kıraathanelerde bedava kekle zaman dolmaz. Kıraathaneye gittin çay beleş, kek beleş… Peki gündüz kekle geçiştirdin akşam eve gittin. Yemek ne olacak? Onun için tarıma dayalı sanayi geliştireceğiz. Ekilmeyen tarım alanlarını ekeceğiz. Meralarımızı atıl olmaktan kurtaracağız. İş gücü gençler, gençler… Benim derdim gençler… Sanayimizin yüzde 25’i atıl onu işlevsel hale getireceğiz. Refahımız artacak. Sonra bölüşeceğiz… Adil bölüşeceğiz.

Bakınız bu kardeşiniz ilkeli bir siyasetçidir. Zaman zaman kendi partisiyle de ters düşmüştür. 4 Mayıs’ta cumhurbaşkanı adayı oldum.Parti rozetini çıkardım. Artık Türk bayrağı taktım. Sonra, Sayın Akşener'e gittim. Sayın Karamollaoğlu'na gittim. Demirtaş'a gittim, başarılar diledim. Sonra Sayın Erdoğan'a gittim. (Meydandan yuh sesleri, İnce, yuhalama istemedi)

Dört adayı da ziyaret ettikten sonra Hakkari'ye gittim. Ve dedim ki: Sevgili Hakkarıliler, Akşener'in, Karamollaoğlu'nun, Demirtaş'ın ve Erdoğan'ın selamları var dedim. 

(Meydandan yuh sesleri gelince İnce 'Ben bunu istemiyorum' diyerek, "Sürekli yuhh yaparsanız derdimi anlatamam. Televizyonu izyleyenler beni yuhaladığınızı zanneder. Yapmayın böyle")

Saklım gizlim yok. Birini ziyaret ederken Erdoğan'dan izin alacak halim de yok. Seni bile ziyaret ettim. Daha ne istiyorsun?

[Haber görseli]

"Türklerin kaygılarını gidereceğiz, Kürtleri de onore edeceğiz"

Adını koyalım Kürt surunu. Kürtler onore edilmek istiyor, Türklerin de kaygıları var. Türklerin kaygılarını gidereceğiz, Kürtleri de onore edeceğiz. Yalan yok, gizli kapaklı görüşme yok. Çözüm yeri TBMM.

Cumhurbaşkanı olduğumda TRT'nin kanallarından birini bu işe ayıracağım. Zaten bir işe yaradığı yok, bari bir işe yarar. Tartışacak insanlar, ne istiyor. Dil meselesini tartışacaklar. İçinizde muhafazakar var, esnaf var, solcu var; anlaştığınız bir yer dil meselesi, kendi aranızda anlaşamadığınız yerler de var. Anlaştığınız yerlere beni de yazın, anlaşamadıklarınızı da çözeceğiz. Ben oy değil, sorunu çözmek istiyorum.

Erdoğan oy istiyor, onun derdi oy; benim derdim çözüm, barış, uzlaşma, huzur. Dil konusunu nasıl çözeceğiz. Dil ve din... Muhazakarlar din kültürü ve ahlak bilgisi yetmez, ben daha fazlasını istiyorum diyor. Hay hay muhafazakar kardeşim, seçmeli olarak kaç saat istiyorsan görüşeceğiz. Bir diğeri de diyor ki, siz bana hakaret ediyorsunuz, ben zorunlu olanı da almak istemiyorum. Hay hay, sen de alma. 40 senedir tartışıyor Türkiye, çözümü bu. İsteyene istediği kadar seçmeli din dersi, istemeyene yok.

Kendi aranızda da anlaşamıyorsunuz. Ama anlaştığınız yerlere beni de yazın. Ben oy değil sorunu çözmek istiyorum.

"Kindar nesil istemem"

Kindar nesil istemem. Sizin çocuklarınıza matematik, kuantum, endüstri 4.0  öğretmek istiyorum. 

Çocuklarımıza 3 dil öğreteceğiz. Dünya 200 devlet var, 6 bin de dil var. Bir dil insanlığın mirası bunu korumak lazım. Bir 81 milyona çocuklarımıza resmi dilimiz Türkçeyi öğreteceğiz. Anası ile babasıyla evinde konuştuğu dil var; Kürtçeyse Kürtçe, Arapçasya Arapça, Çerkezceyse Çerkezce.... Çocuklarımızı dünya vatandaşı yapacağız. Çocuklarımıza İngilizce, Fransızca, Arapça, Rusça, Çince, Japonca öğreteceğiz.

 

Bakıştık bunları bırakalım. Diyarbakır'dan da sesleniyorum sayın Erdoğan'a: Bugün Bursa'da 15.30'da konuşacaktın. Toplayamadın milleti 18.00'a aldın. Şimdi çevreden insan topluyorlar. Ben o meydanda iftardan önce zımbazıp miting yaptım. 

Erdoğan 3 proje söyledi: Bir kıraathane, iki stadyum, üç park. Be mübarek sen belediye başkanı mısın cumhurbaşkanı mısın? Gelin kıraathaneye 'iskambil yok' diyor. İskambil yoksa gelmiyor millet. Ustayım diyor du meğerse kek ustasıymış. Kek yemek isteyen Erdoğan'a oy versin, iş isteyen aş isteyen bana oy versin.

Erdoğan, kilosu 4 bin 500 liraya beyaz çay içiyor. Ben siyah cay içiyorum. Ben sizin gibi bakkaldan aldığımız yumurtaları yiyorum. Erdoğan, 7 yıldızlı sarayında iftar yapıyor. Erdoğan, beyaz Türk, ben bu ülkenin zencisiyim. 

Ankara'da sarayı var yetmedi. İstanbul'da 5 sarayı var. Yetmedi. Marmaris'te yazlık yaptırıyor. Allah'ın izni, milletin isteğiyle Cumhurbaşkanı olduğumda o yazlık sarayı engelli çocuklara vereceğim.

"Aha sana rabia işte!"

Erdoğan'ın döneminde yolsuzluk var mı, var; yoksulluk var mı, var; yasaklar var mı, var; yalan var mı, var. Aha sana rabia işte! O meydanlarda "Bay Muharrem" diyor ya, aklı sıra beni seçkinci, elitist göstermeye çalışıyor. Geç sen o işleri geç, halk çocuğu, milletin evladı benim. Sen saraylısın!

Erdoğan 2002'de başlarken halk çocuğuydu, yalan yok. Ama "Haram helal ver Allahım, garip kulun yer Allahım" dedi, artık bizden biri değil. "Bay Muharrem, Bay Muharrem" deme, millet sana "Bye bye Erdoğan der", görürsün bak. Geçen gün "Diyarbakır" diyor, ses yok.

Erdoğan, otomobilin kaportasına talip, ben beynine talibim. Dün şöyle konuşuyor: 'Bana bak Muharrem diyor' Bu usluba yanıt vermek istemiyorum ama... Eee sana baktım. Ya sana dedim, her kişin eti yenmez, ben senin yanındakilere benzemem dedim.

(İnce Başkan sloganları)

İnek yabancı, saman yabancı ayran nasıl milli oluyor. Sonunda Çin'den çöp aldılar. Aklı sıra 'Bay Muharrem' gidiyor. Bay Muharrem deme, Millet sana 'Bay Bay Erdoğan' der

Diyarbakırlı kardeşlerim diyor ya: 'Diyarbakır' ses yok. Neresiydi orası? Bingöl. Allah şaşırtmasın. Şu cami fotoğraflarını görebilir miyiz arkadaşlar?

Sevgili Diyarbakırlalar Samsun'da bisiklete bindim. Traktöre de binerim. Almışlar bu fotoğrafı camiye yerleştirmişler. Vicdansız. Daha fenası var. Camide zeybek oynuyor. Sizce 81 milyonun içinde camide zeybek oynayacak insan var mıdır? O kadar zavallı ki bunlar. Ben o zeybeği bir oğlumun düğününde bir de Aydin'da oynadım. Cumhurbaşkanı olduğumda Diyarbakır'da oynarım. 

Bu iş oldu mu diye sorarsanız bence oldu. Sizce oldu mu?

Meydandan 'Tamam' sesleri

Bugün buradan neşeli ayrılacağım. Sokakta gördüğüm çok güzel şeyler oluyor Diyarbakır'da. Sağolun, varolun, elleriniz dirt görmesin.

“Bütün Diyarbakırlıları, mitinge çağırıyoruz”

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, dün bir basın toplantısı düzenledi. Tanrıkulu, “Bütün Diyarbakırlıları, mitinge çağırıyoruz” dedi. Sayın ise, İnce’nin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmesi ile Diyarbakır halkının sempatisini kazandığını söyleyerek, “Muharrem Bey’in gelecek olması insanlarımızda heyecan yarattı” dedi.

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Muharrem İnce, Ahmed Arif

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler