Ankara Barosu Başkanı Sağkan, Türkiye’deki ‘çocuk işçiliği’ tablosunu anlattı...

Türkiye’de 1 milyonun üzerinde çırak adı altında ucuz işgücü olarak çalıştırılan ve emeği sömürülen çocuk bulunduğuna dikkat çeken Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan şunları kaydetti: “Tarafı olduğumuz BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1’inci maddesi 18 yaşından küçük herkesi çocuk olarak tanımlarken İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda 15 yaşını bitirmiş, 18 yaşını doldurmamış kişiler ‘genç çalışan’ olarak tanımlanıyor. Anayasamızın 90’ıncı maddesi olan ‘Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin, milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır’ maddesine aykırı olan bu düzenleme ile çocuk işçiliği yasallaştırılıyor.”
Yayınlanma tarihi: 12 Haziran 2019 Çarşamba, 02:06

[Haber görseli]12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde Türkiye’deki çocuk işçi tablosunu ve çocuk işçiliğin yasallaştırılması sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, “2018 yılı, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım tarafından ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı’ ilan edildi. Mücadele yalnızca kağıtta kaldı. TÜİK verilerine göre çocuk işçi oranı yüzde 21,1’e çıktı. Türkiye’deki çocuk işçi sayısına 7 bin çocuk işçi daha eklendi. ‘Mücadele’ yılında, çocuk işçiliği karnemiz daha da vahim hale geldi” dedi. Sağkan, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda yapılan “düzenlemelerle” çocuk işçiliğin yasallaştırıldığının da altını çizdi.

Hollanda örneği

Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nün 2002 yılında farkındalık yaratılması amacıyla ilan edilmesine karşın, son 17 yılda çocuk işçi sayısında Türkiye’de yüzde 2 binin üzerinde artış gözlemleniyor. Türkiye’de 2 milyonun üzerine çıkan vahim çocuk işçi tablosunu Cumhuriyet’e anlatan Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, “çocuk işçiliğin yasallaştırılmasına” karşı mücadele başlatılması gerektiğini vurguladı.

Yalnızca Avrupa’daki bazı gelişmiş ülkelerin çocuk işçiliği rakamlarında azalma gözlemlendiğini belirten Sağkan, “Hollanda bu duruma son vermek için mayıs ayında önemli bir adım attı. ‘Çocuk İşçiliğine Karşı Önlem’ yasası çıkardı ve tedarik zincirinde çocuk işçi çalıştıran firmaların ürünlerini ülkesine sokmama kararı aldı. Türkiye’nin de bir an önce Hollanda örneğinde olduğu gibi kesin ve kararlı adımlar atması gerekiyor” diye konuştu.

5 çocuktan biri

Sağkan, 15-17 yaş grubundaki çocuk işçi sayısının 2018’de, bir önceki yıla oranla 7 bin artarak 685 bine dayandığını, bunun 15-17 yaş grubundaki her 5 çocuktan birinin işçi olduğu anlamına geldiğini söyledi.

Karneden tarlaya

Hayata Destek Derneği’nin ‘Mevsimlik Gezici Tarım İşçiliği Raporu’na göre de, 18 yaş altında tarlada çalışan çocukların yüzde 50’sinin eğitimi terk ettiği görülüyor. Türkiye’de her yıl 400 binden fazla çocuğun mevsimlik tarımda çalışması, sayısı giderek artan vahim tabloyu gözler önüne seriyor. Bu sayı, Suriyeli çocukların da okula gitmeyerek tarımda çalışmaya başlaması ile birlikte her yıl giderek artıyor.

‘Çalışan Çocukların Feryadı Tüm İşyerlerinde’

Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı, “giderek artan çocuk işçiliğine karşı toplumsal duyarlılık yaratmak, bu sorun üzerinde birlikte düşünmenin, çözüm yolları aramanın ve yetkili organları harekete geçirecek toplumsal baskıyı oluşturmanın zeminini yaratmak” amacıyla 12 Haziran’a özel, “Sloganı Sen Bul!” adlı kampanya başlattı. Vakfa gelen onlarca slogan önerilerinin içinden, çocuk işçiliğinin yaygınlığına karşın bu konudaki derin sessizliğe dikkat çeken, “Duy, Gör, Dinle; Çalışan Çocukların Feryadı Tüm İşyerlerinde!” önerisi, slogan olarak seçildi. Vakıf, bu kampanya ile çocukların sessiz çığlığını duymak, çoçuk işçiliğini ortadan kaldırmak için tüm duyarlı yurttaşları birlikte mücadele etmeye çağırıyor. Yurttaşlar, vakfın internet adresindeki katılım formunu doldurarak mücadeleye katılabilecek.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım