TransAnatolia'nın ardından…

Tarihin sıfır noktasına nefes kesen bir yolculuk serüveni. Bu ralli sporun çok çok ötesinde. Sadece heyecan, adrenalin, hırs yok. Tarih, kültür ve doğayla harmanlanan rotasında ilerlerken kimi zaman yüzyıllar öncesindeki Komagene Krallığı’na selam çakıyorsunuz kimi zaman sarp kayalıklarda buluyorsunuz kendinizi....
Yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2019 Cuma, 17:15

Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası rallisi. Ama bu özelliğinin çok ötesinde, dünyanın en ayrıcalıklı, en etkileyici rotasına sahip olması. Muadillerindeki gibi sadece çöl ya da sadece bozkır gibi tek bir düzlemi deneyimlemiyorsunuz. TransAnatolia’da kimi zaman ya yüzyıllar öncesindeki medeniyetlerin krallarına selam çakarken kimi zaman da doğa harikası peribacaları ya da volkanik bir gölün ihtişamında buluyorsunuz kendinizi. Doğa, tarih ve kültürün harmanlandığı bu rallide yarışmacı ve katılımcıların her gün ayrı bir coğrafyaya uyanması katılımcıları adeta büyüledi. Finalin Göbeklitepe’de olması ise rallinin bir nevi taçlandırılmasıydı. Bu uzun soluklu organizasyonda yarışmacıların tarihin sıfır noktasına yani 12 bin yıl öncesine uzanması elbette hiç kolay değildi. O süreci aktarmadan önce ralliye ilişkin için bazı bilgileri paylaşalım.

[Haber görseli]FESTİVAL HAVASI

TransAnatolia 2019, ralli, raid gibi çeşitli kategorilerde gerçekleşti. Türkiye dahil yedi ülkeden katılımcılar pistte ter döktü. İlk sırayı İtalyanlar aldı. Yunanistan’ı tercih eden İngiliz ve Hollandalı katılımcıların sayısında da bu yıl artış vardı. Yarışmak ve katılımcı olmak için kadın, erkek, yaş, meslek fark etmiyor. 7’sinden 77’sine, doktorundan siyasetçisine, mühendisinden atölye sahibine kıyasıya mücadele vardı. Kimi yarışmacılar 15 yaşındaki oğlu ile kimi yarışmacılar kızları ve eşleriyle bu özel deneyimi yaşadı. Kadın yarışmacıların sayısı da az değildi. 22 kadın yarışmacı zorlu parkurda tüm hünerlerini sergiledi. Gelelim zorlu ama bir o kadar da eşsiz parkura. Dile kolay, yedi gün süren, 2 bin 300 kilometrelik bir rotaydı. Kamyon, ATV, arazi araçları ile arazi motorlarının yarıştığı organizasyonun startı 24 Ağustos’ta Abant’tan verilmişti. Bu kapsamda organizasyonda 13 il, 54 ilçe geçildi. Beypazarı, Tuz Gölü, Meke Gölü, Ihlara, Kapadokya, Sultan Sazlığı, Nurhak Dağları, Nemrut Dağı, Mardin, Göbeklitepe rotanın bazı etaplarıydı. Yarışmacılar günde yaklaşık 300 kilometre yol katetti. Bu süreç kolay da olmadı. Kimi zaman 2 bin 500 metrelik tepeler, dağlar kimi zaman da uçurumlu, sarp kayalıklı güzergahlar aşıldı. Biri hariç küçük kazalar da yaşanmadı değil. Toz toprak, lastiklerin patlaması ise işin adeta tuzu biberiydi. Bu arada bu organizasyonda neredeyse 7/24 bir mücadele, dayanıklılık gerekiyor diyebiliriz. Yarış sonunda akşam saatlerinde de kamplarda kollar sıvandı. Günün sonunda tüm katılımcılar hepsi araç gereçlerinin bakımını yapıyor, aracın altına girip cıvatasını sıkıyor. Sonrasında gelsin keyif çayları. Bir gölün ya da enfes manzara sahip kamp yerlerinin atmosferi festivalleri aratmıyordu. Tabii akşamları her zaman cıvata sıkılmadı. Etaplardaki muhteşem tarihi, kültürel değerlerin yerinde görülmesi tüm yorgunluğu gideriyordu.

[Haber görseli]PARAYLA SATIN ALINAMAYACAK BİR DENEYİM

Parkur ne kadar zorlu olsa da katılımcıları gerek Nemrut’ta gerekse Göbeklitepe’de gün batımı izlemek gibi her gün ayrı bir görsel şov tüm engelleri, zorlukları unutturdu. Öyle ki kimi yarışmacılar kısa süreliğine yarış sırasında manzarayı fotoğraflamayı bile ihmal etmedi. Yerli ve yabancı katılımcıların birleşmişçesine ortak cümlesi, Türkiye’nin tarihi, kültürel değerleri ile doğasının çeşitliliği karşısındaki hayranlıkları oldu. Bu eşsiz deneyim karşısında ralliye İtalya’dan kamyonuyla katılan Giulio Verzaletti ‘Parayla satın alınamayacak güzellikler, deneyimler yaşadık’ diye bu konudaki son noktayı koydu. Biz de bu organizasyonun Adıyaman, Mardin ve Şanlıurfa etaplarını izledik. TransAnatolia’nın, bir tutku, bir hayali gerçekleştirmek olduğunu gözlemledik. 35 derecenin üzerindeki sıcaklığa rağmen, oldukça kalın kıyafet, kask ve çizmeleriyle tutkularını gerçekleştiren katılımcılar, mücadeleyi bir an bile bırakmadılar. Tabii bu tutkunun maddi bir bedeli de var. Mesela motosikletle yarışmak en az 20 bin Euro’yu gözden çıkarmalısınız. Tabii tutku sadece yarışmacılar için geçerli değildi. Organizasyon tarafı da oldukça meşakkatli bir sürece imza attılar. TransAnatolia’nın Operasyan Müdürü Orhan Çelen’in, rota belirlemek için öncesinde 29 günde 10 bin kilometre, yol notu için ayrı iki kişinin de toplamda 15 bin yol katetmesi gibi. Yine her gün 400 kişi ile tonlarca ağırlıktaki araç gereçler, servislerin etap etap taşınması da cabasıydı.

[Haber görseli]YÖRE HALKININ İLGİSİ

Bu tarz ralliye biraz yabancı bir gözle bakan birisi, bu araçlarla mı yarışıyorlar denebilecek türden… Yani görünümleri oldukça dikkat çekici…. Yöre halkı da ilgisini esirgemedi. Etaplarda, çocuğundan yetişkinine her yaştan meraklısı bu araçlarla bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Onlardan biri altı yaşındaki Yusuf Miroğlu’ydu. Siverek’in 200 haneli Karakeçi köyündeki Yusuf, yarışmacıların da sempatisini kazandı. Bir diğeri de Şanlıurfa merkezdeki amca çocukları Ferhat, Aziz, Mehmet Atçı’ydı. Otomobilleri pür dikkat inceleyen kuzenler, arabaları çok beğendiklerini, yarış araçlarını ilk kez gördeklerini söyledi. İlgi sadece çocuklarla sınırlı değildi. Yarışın Kahramanmaraş etabında Andırlı Belediyesi, yarışmacı ve katılımcılara ikramlarda bulunup meşhur Maraş dondurma şovunu da ihmal etmedi.

TÜRKLER OTOMOBİL VE ATV’DE BİRİNCİ

[Haber görseli]Böylesi bir organizasyona katılmak ve parkuru tamamlamak önemli olsa da, dereceye giren yarışmacılar haklı bir gurur ve mutluluk yaşadı. Motosiklette İtalyan Maurizio Gerini, otomobilde Mert Becce-Sertaç Tatar, kamyonda Antoni Cabini Carlo, ATV’de ise İsrafil Akyüz birinci oldu. SSV kategorisinde ise Tsanko Tankov ve Zornitsa Todoava’dan oluşan Bulgar ekip ilk sıraya aldı. Sertaç Tatar’la 21 saat 39 dakikada yarışı tamamlayan Mert Becce, Kapadokya’da hızlandıklarını, Nemrut’ta uçurumların korkuttuğunu, ancak adrenalin, heyecan, kazanma hırsını sevdiklerini belirterek, bir uyarıda da bulundu; “Günlük trafik daha tehlikeli. Tüm sürücüleri kurallara uymaya çağırıyorum.”

DÜNYA KUPASI İÇİN

[Haber görseli]Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ve Türkiye Motosiklet Federasyonu desteğiyle bu yıl dokuzuncusu düzenlenen TransAnatolia 2019’un Genel Koordinatörü Burak Büyükpınar da, 137 yarışçının 84 araçla yarıştıklarını belirterek, bu yıl ki yarışın FIA Cross Country Dünya Kupası’na aday yarış olarak düzenlendiğini belirterek, Dünya Ralli Şampiyonası’nın ardından Türkiye’ye ikinci FIA organizasyonu kazandırmak için önemli bir adım olduğunu söyledi.

A+ A-