Arzu Çağlan: Az bile konuşmuşum

Berkin Elvan’ı andığı için Best FM’den atılan ünlü radyocu konuştu: ’Penguen medyanın içinde, kimseyi iplemeyen fırlama bir kadındım sonuçta. Yıllardır ben böyleydim aslında. Değişen ise ülkede giderek kaybolan özgürlük ortamıydı.’
Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
Yayınlanma tarihi: 16 Mart 2014 Pazar, 19:34
[Haber görseli]
Best FM programcılarından Arzu Çağlan'ın 21 yıllık programı, Berkin Elvan'ın ölümünün ardından, yayınları gerekçe gösterilerek sonlandırıldı. Medyaradar röportajcısı Alev Gürsoy Cimin, Arzu Çağlan'a ulaştı ve sıcağı sıcağına ilk röportajı yaptı.
İşte o çarpıcı söyleşi...
Kimi dedi ki: Hakaret ettiği için, kimi de dedi ki: Berkin'i andığı için. Bu her iki durumda 21 yıllık bir radyo programının sonlandırıldığı gerçeğini değiştirmiyor. Ben de diyorum ki çok büyük geçmiş olsun. Bir söz vardır, ne demişler: Eleştireni susturan kendini sağır eder...Farklı sesler, farklı görüşler demokrasi için şart. Uzun yıllar Best FM'de "Arzu'nun İnleyen Nağmeleri" programını yapan Arzu Çağlan'ın işine geçtiğimiz günlerde son verildi. Gerekçe ise Berkin Elvan'ın ölümünün ardından yaptığı yayınlardı.
Uzun yıllar devam eden o program sustu. Daha doğrusu susturuldu. Tam 21 yıl, dile kolay. Aynı radyo, aynı mikrofon ve kemikleşmiş bir hayran kitlesi ve hergün daha da artan dinleyici sayısı. Artık konuşurken üç kez, bilemedin beş kez düşünmemiz gereken günlerden geçiyoruz. Öyle ki insanlar düşüncelerini söylemeye görsün; ya köşelerine kilit vuruluyor, ya koltukları ellerinden alınıyor ya da Arzu'nun yaşadığı gibi mikrofon biranda kapatılıyor. Medya sıkıntılı günlerden geçiyor anlayacağınız. Arzu'nun ayrılığı da epey konuşuldu, tepkilere neden oldu. Ben de hemen aradım hem geçmiş olsun demek hem de olayın gerçek yüzünü ondan dinlemek istedim. Röportajımızı yaptık. Arzu Çağlan, o gün ne söylediyse programda, bugün hepsinin arkasında pişman değil. Berkin Elvan'ı kastediyor: "Ben kara kaşlı minik kardeşime adalet aradım, kimseye hakaret etmedim" diyor. Ama kimsenin de hakkını yemiyor, "Diğer kurumlara göre Best FM daha özgür" diyor. Daha önce de çok kez uyarılmış. İşten atılma gerekçesi ise Berkin’in ölümünün ardından üç gün boyunca yaptığı yayın nedeniyle radyonun geleceğini tehlikeye atması olarak gösterilmiş... Şimdi ben çok yorum yapmadan sözü Arzu Çağlan'a bırakıyorum. Olayı ondan dinleyelim. Hep umutlu, mutlu olun, mutlu yarın diliyorum, sevgiyle kalın...
Arzu Hanım çok geçmiş olsun. Dile kolay tam 21 yıl çalıştığınız kurumdan, bir anda ayrılmak zorunda kaldınız. Ne oldu Best FM'de. Görevinize son verilmesinin nedeni gerçekten Berkin Elvan mıydı?
Son zamanlarda programım nedeniyle bir sorun kaynağı olduğumun farkındaydım. Hem sert konuşuyordum, hem de gayet farklı ama çarpıcı analizler yapıyordum. Beğenenler kadar kızanlar, susturmak isteyenler de artıyordu. Penguen medyanın içinde, kimseyi iplemeyen fırlama bir kadındım sonuçta.. Fakat, unuttukları bir şey vardı. Yıllardır ben böyleydim aslında. Değişen ise ülkede giderek kaybolan özgürlük ortamıydı. Yavaş, yavaş sinsice suyunu kesiyorlardı özgürlüğün. Berkin’in ölüm haberini aldıktan sonra yaptığım 3 günlük yayın neticesinde, bu üç gün boyunca yaptığım yayın nedeniyle radyonun geleceğini tehlikeye attığım söylendi ve kovuldum.
"RADYONUN GELECEĞİNİ TEHLİKEYE ATIYORSUN DEDİLER"
Siz o gün yayında ne söylemek istediniz ya da ne anlatmak istediniz de final böyle üzücü oldu?
Final hiç de üzücü olmadı. Gururluyum.. Her haykırışım milyonların sesiydi. Beni tek üzen 21 yıllık sevgili dinleyicilerimi yalnız bırakmak. Onlar benim canlarım, canım dinleyicilerim derdim her sabah. Çaylarımızı içerdik. Kendime bir tek bunun için kızıyorum yoksa söylediklerim için değil!
"KARA KAŞLI MİNİK KARDEŞİM İÇİN ADALET İSTİYORDUM"
"İpin ucu koptu bende" demiştiniz, neydi ipin ucunu koparan şey?
15 yaşında bir çocuk, bir hastane odasında 16 kiloya kadar düşüyorsa, sen de suçlusun, sen de diye kafamın içinde bir ses çınlıyordu.. Biz o aile, hastahane bahçesinde aylardır beklerken, kendi dertlerimize dalmıştık. Bakın İbrahim Tatlıses’in kurşunlar beynini parçaladı ama adamı iyileştirdiler. Hala içim yanıyor, Berkin için neden bir uçak kiralanmadı, neden yurt dışına gönderilmedi. Ve o aileye devlet neden kol kanat germedi? Hala mikrofondan bağırmak istiyorum ben! Kahrolsun böyle sistem. O kara kaşlı minik kardeşime, adalet gelmesi için konuştum. Ağladım. Defalarca Berkin Elvan Ölümsüzdür diye haykırdım. Yüzlerce mesaj geldi, arabaların içinde ağlayarak dinlemişler. Öğlen yayında olduğum için cenazesine, Cemevine gidemedim. Bir arkadaşımla Şişli meydanına gittik. Herkes gibi bizde geri dönmeye hazırlanırken, birden önümüzde insanlar koşmaya başladı. Biz de kaçtık, ara sokaklardan gaz yemeden kaçabilmiştik ama beynim yeniden dağılmıştı. Birden içimde kalmış, bir gıdım ümidin bile öldüğünü hissettim. Cenazeye gelen insanlara gaz sıkılan bir ülkede film bitmişti.
"KENAN EVREN GİBİ OLACAKLAR"
O gün yayında iktidara yönelik hakaretvari konuştuğun söyleniyor, "Ecelinizle ölmeyeceksiniz, acılar içinde öleceksiniz. Sanmayın huzur bulacaksınız, kaçacak delik arayacaksınız" diyerek...Doğru mu bu?
Hangi hırsız mutlu ölmüş? Hakkında fezleke olan, her gün rezillikleri tapeler ile saçılan bu adamların huzur bulabilmesi mümkün mü? Hırsızlığın üstünü örtmek için bir ülkeyi sürekli germek, herkesi sinir hastası yapmak ve sonra ne bekliyorlar? Kenan Evren gibi çirkin tablolar yaparak mı yaşlanacaklar? İmkansız.. O nasıl şimdi bir nefret objesi ise, onlar da öyle olacaklar.
"DUYGULARIMI MİKROFONDAN HİÇ SAKLAMADIM"
Berkin Elvan'ın acı ölümü herkes gibi kuşkusuz sizi de çok üzmüş. Berkin nedeniyle biraz öfkeli miydiniz acaba o gün yayında ve öfke kontrolünüzü mü yitirdiniz?
Öfkeliydim evet. Duygularımı radyo mikrofonundan hiç saklamadan yansıtırım. Çünkü, saklıyorsan kendini sunucu olursun, hadi iyi ihtimalle programcı olursun. Adına kimlik dj ( personality dj ) denilen hadise ise budur..Benim yaptığım. Neyse o.. Acımı da coşkumu da koyarım ortaya..
"AZ BİLE KONUŞMUŞUM"
Peki, o gün yaptığınız yayının arkasında mısınız, bugün olsa yine yaparım der misiniz, ya da pişmanlık var mı?
Asla pişman değilim. Berkin’in babasının o mütevazi, o melek gibi adamın gözlerini görüp, dinledikten sonra hatta az bile konuştuğumu düşünüyorum. Anlasınlar artık, bu ülkenin insanı itilmekten, horlanmaktan can cekişiyor. Kıyıya vurmuş yolunu kaybetmiş balina gibiyiz...
Berkin’le ilgili ne düşünüyorsun?
Hiç hak etmedi şu rezillikleri. Ölüm Allah’ın emri ama bir çocuk sokağa neşeyle çıkıp, oradan homurdayan makinelere bağlanıyorsa, ben devletimden onun katillerini bulmasını isterdim. Şarkıcısı, iş adamı hastalanınca işi gücü bırakıp koşan bürokratların ona da koşmasını isterdim. Bir çocuğa bile düşmanlık duyuluyorsa, diyorum ya, film bitmiş çoktan. Işıklar yandı salonda…
"BİR TEK RTÜK UYARIM, AÇILAN DAVAM YOK"
İşinize son verilmesinin ardından Best FM'e büyük tepki, size ise çığ gibi destek mesajları yağdı, Best FM'de yaptığı açıklamada "​​Bu radyo her eleştiriye açık ancak hedefi kim olursa olsun her türlü hakarete kapalıdır" Dedi. Bu açıklamayı nasıl değerlendirirsin?
Yayındaki sözlerimi öyle yorumlamışlar. İkibinli yılların başında bir şive taklidi yapıp, Türkçe’yi bozma uyarısı almıştım. Şu giderek tansiyonu artan son 10 yılda, hakaret vs. bir tek RTÜK uyarım yok.. Bir tek davam yok. Son derece sert bir program yapıp, bunu başardım. Ama şimdi böyle diyorlarsa, o da onların takdiridir.
"DİĞER KURUMLARA GÖRE ÖZGÜRDÜK AMA HER ZAMAN UYARILDIM"
Gerçekten Best FM'de, hiçbir programcıya, düşüncesine göre müdahale edilmez, herkes özgür müdür?
Diğer kurumlara göre özgür bir radyodur. Şahsıma yönlendirilme yapılmadı zaten istifayı basardım o zaman. Fakat, her zaman uyarıldım. Çok kavgalarımız oldu. Ama ben bunu yayıncılığın en asil kavgası olarak görürdüm. Fikirler ve duruşlar tartışılıyorsa, bir kurum büyür. Yoksa sümbül FM olursun..
"DOBRALIĞIMIN BEDELİ AĞIR OLDU"
Daha önceki yayınlarınızda da sert çıkışlarınız oluyordu, hiç uyarı aldığınız oldu mu?
Yüzlerce.. Dobralığın ve hani bilinip de söylenemeyen şeyleri benim gibi çılgınca söylemenin bedeli yüksek. Fakat, yine de uzun yol kat ettik beraber. Bakıyorum da, şaka gibi..
"21 YILLIK GÜCÜMLE HALKIN İSYANINA ORTAK OLDUM"
Peki neler hissediyorsun şu an, üzgün müsün?
Dinleyicilerimin mesajlarına ağlıyorum zırıl zırıl. "Ne yapacağız sensiz" diyorlar. Yoksa söylediklerim bastırılmış horlanmış bir halkın isyanıydı. Gün gelip daha da yükselecek kalabalıkların sesini, ben 21 yıllık gücümle bağırdım. Radyocu dostlarımdan, genç iletişim öğrencilerinden mesajlar yağıyor. Eminim, onlar da yakında daha cesur olacaklar. Olmak zorundalar zaten.
Best FM'e kırgın mısınız?
Kendi kalbimdeki duygularımı konuşmak istemiyorum. Umarım yeni rating araştırmasında, bir konuşan radyo olarak çok iyi bir yerde olurlar. Bu ülkem için çok mühim. Best FM’in başarısı gelecek adına ümidimi yeşertir.
"SONUCU YIKICI BİLE OLSA SÖYLEDİKLERİMDEN HİÇ PİŞMAN DEĞİLİM"
Keşke dediğiniz oldu mu, "Keşke yapmasaydım"
Asla, sonuçları üzücü ve yıkıcı olsa da asla. Yıllardır konuşuyorum, ne programımdan bir an bile sıkıldım. Ne de konuştuklarımdan pişman oldum. Çünkü, bu bir sentetik program değil. İnleyen Nağmeler, yanlışı doğrusu ile yaşamın ta kendisiydi. Öyle cici bici bir şey olmamasından, ateşinden, fırtınasından gurur duyuyorum.
Mesela Gezi sürecinde ne yaptınız, çünkü o dönem TV’sinden gazete ve radyosuna herkes bir bocalama yaşadı?
Ne oluyorsa ne bitiyorsa anlattık. Taksim’de tam ortasındaydık zaten. Duvar yazılarını okuyarak, her gün Kabataş’tan radyoya geliyordum. Rüya gibiydi, muhteşemdi.. Bunlar maç seyreder, dizi seyreder o kadar denilen insanlar değil başka bir şey vardı. Kararlı, güçlü ve sorgulayan bir başka tür vatandaş çıkmıştı ortaya. Adımız o zamandan beri Gezici. Biz bir bocalama yaşamamıştık. Esasında Gezi o kadar ani oldu ki, kimse korkmaya bile fırsat bulamadı. Korku duvarı sonbaharda yükselmeye başladı, çünkü yeni bir Gezi’nin olmaması için belliydi, iktidarın çok zalim olacağı..
Aslında Best Fm'de çok sivri dilli olan meslektaşlarınız da var, şimdiye kadar sanırım çok da olumsuz bir şey yaşanmadı?Mesela bir Cem Arslan gerçeği var, sivri mi sivri dilli, sözünü sakınmayan, ya onlar?
Ayrıldığım bir yerdeki insanlar hakkında konuşmayı etik bulmuyorum. Kendilerine sorun. Medyanın geldiği durum ortada, herkes de bir otokontrol yapma ihtiyacı var.
Siz sanırım bu sınıfa girmiyorsunuz?
Yapıyordum canım. Yapmaz mıyım? Ama benim için oto kontrol bilgiyi saklamak değildir. Kaliteli ve net olmak için çok titizimdir. Benim dinleyicim her şeyi herkesten önce duyardı. Bu benim için çok önemliydi. Moral vermek, onları açmak, dürtmek hepsini yaparken, hep en mükemmelini yapmaya çalıştım.
"DOĞUŞTAN MUHALİFİM"
Muhalif bir yanınız var sanırım?
Evet. Üç hafta erken doğmuşum, o kadar tez canlıyım. Doğuştan madiyim, bilim beni iyileştirsin diye bekliyorum.
"MEDYANIN ÜZERİNDEN DOZER GİBİ GEÇTİLER"
Medya üzerinde büyük bir baskı olduğunu söyleyenler oldukça fazla, sen ne düşünüyorsunuz son tahlilde?
Baskı mı yok canım,, aaa.. Sadece üstümüzden dozer ile geçip, duble yol yaptılar. Şimdi sıra geldi, çiçeklendirmeye. Malum lale zamanı yakın.
"BU İKTİDARLA BİRLİKTE ÜLKE TIMARHANEYE DÖNDÜ"
İktidara kızgın mısınız ve sebepleri ne?
Evet, demokrasi adına verdikleri hiçbir sözü tutmadılar. Ülke tımarhaneye döndü ve hala biz o meşhur çapulcu yüzde elli ile uzlaşmıyorlar. Üstelik söylemleri çok halkçı ama bir Fransa gibi ne zengin vergilerini arttıracak cesaretleri var ne de niyetleri.. Avrupa Birliği yalan oldu. 8 gencimiz öldü ve acılarımıza saygı duymadılar.
Bundan sonra hayalinde nasıl bir radyoda çalışmak var?
Çalışacağım radyoyu hayal etmiyorum, bana bir mikser yeter. yeni programım bambaşka olacak. Türkiye radyolarının temposunu Formula 1 pistine çevireceğim. Onu hayal ediyorum. Yeni radyolar açacağım. Onu hayal ediyorum. Ha ama nasıl söylemem çünkü fikirlerimin çorlanmasından hoşlanmıyorum.
Peki hayalindeki iktidar ve Türkiye'yi sorsam?
İskandinav ülkelerini gezdim birkaç yıl önce. En çok satan kitaplar, hep çiçekler, bahçeler, dekorasyon, yoga vs.. Kendilerine ne çok zaman ayırabildiklerini gördüm. Beşte işten çıkıp spora giden fabrika işçilerini, tekneleri ile işe giden İsveçlileri gördüm. Haksızlık, yolsuzluk, terör, şantaj, derin devlet akıllarına bile gelmeden mutlu yaşıyorlardı. Biz de bunu hak ediyoruz. Mutlu olalım artık.
Bundan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?
Özel radyoculuğa devrim yaptıracağım. Yeni romanım çıkıyor, onunla ilgileneceğim. Bilmediğim Asya kentlerinde kaybolmak istiyorum. Kurtluyum işte. Çok şey istiyorum..
Çok geçmiş olsun dilerim en yakın zamanda bu dediklerini yaparsın ve dinleyicinlerinden çok ayrı kalmazsın.
Desteğiniz için teşekkürler...
Kaynak: Alev Gürsoy Cimin Medyaradar
A+ A-