Muavinden, köpeği bagajda ölen yolcuya: Bir sürü asker ölüyor, bir köpek için ağlıyorsun

BURSA'dan Kayseri'ye şehirlerarası otobüsle "Odin" isimli köpeğiyle birlikte seyahat etmek isteyen 23 yaşındaki Merve Işıktaş, köpeğini firma yetkililerinin zorlayarak koydurduğu bagajda havasızlıktan öldüğünü belirterek, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Yayınlanma tarihi: 21 Eylül 2017 Perşembe, 13:28

[Haber görseli]

İstanbul'da yaşayan Merve Işıktaş, yaz tatili için 1,5 yaşındaki Odin isimli köpeğiyle birlikte Bursa'ya gitti. Tatil sonrası genç kız, Kayseri'ye gelmek üzere bir şehirlerarası otobüs firmasından "Yanımda 24 kilo ağırlığında Golden cinsi bir köpeğim var" diyerek bilet aldı. Işıktaş, köpeğinin ölümüyle sonuçlanan seyahati ve yaşadıklarını şöyle anlattı :

"Bulabildiğim tek otobüs firmasına yanımda 24 kilo ağırlığında golden cinsi köpek olduğunu belirttim. Yanımda seyahat etmesini istediğimi söyledim. Gerekli şartlar sağlandığında ve veteriner kontrolünde uyutulduğunda ve kafese konulduğunda benimle seyahat edebileceğini ifade ettiler. Otogara geldiğimizde durum değişti. Şoför, köpeğimi bagaja koymamı istedi. Bagajı reddettiysem de beni rahatlatarak, (Sürekli bu şekilde hayvan taşıyoruz. Geçenlerde kuş taşıdık. Kedi, kuş taşıyoruz" dediler. Büyük bagaja koyduğumuzda yolculardan birisi (Burada erzak var ve erzakların olduğu yerde köpek istemiyoruz" dedi. Buna yönelik muavin orta yolu bulmak için daha küçük bir bagaj gösterdi. Köpeğimin kafesi ile oraya sığmayacağını düşündüm. Sonrasında ikram kabini dedikleri yeri gösterdiler. Sürekli kuş, kedi gibi hayvanları burada taşıdıklarını belirttiler. Bu kabinin havalandırma aldığını söylediler. Köpeği oraya koyduk ama Bursa'dan Eskişehir'e gelene kadar sürekli tedirgindim."

[Haber görseli]

Eskişehir otogarında yolcu alınırken köpeğine 2 dakika süreyle baktığını belirten Işıktaş, "Köpeğimin daralıp, terlediğini gördüm. Şoföre inmek istediğimi ve köpeğimi bulunduğu yerden almak istediğimi söyledim. Bana belirttiği saatte başka peronda olmaları gerektiğini, inemeyeceklerini ve 1 saat sonra Sivrihisar'da mola verdiklerinde görebileceğimi söyledi. Sivrihisar'a gidene kadar şoförün yanında oturdum ve içimin rahat olmadığını belirttim. Şoför de sürekli telkin etti. Sivrihasar'a geldiğimizde köpeğimin ölüsüyle karşılaştım. Firmayı aradığımda suçu önce bana atmaya çalıştılar. Sürekli hayvan taşıdıklarını, o hayvanlara bir şey olmadığını köpeğimde problem olduğunu söylediler. Köpeğim zaten otobüse binmeden önce veteriner kontrolünden geçti" ifadelerini kullandı.

"Sen bir köpek için insanları alıkoyuyorsun"

Jandarmaya tutanak tutturacağını ve şikayetçi olacağını söylediğini kaydeden Işıktaş, ,"Bunun için otobüsün beklemesi gerektiğini belirttim. Firma bunu kabul etti. Jandarma gecikince çirkinleşmeye başladılar ve "Bir sürü insan ölüyor. Sen bir köpek için ağlıyorsun. Hepimiz bunun için bekliyoruz. İşimiz, gücümüz var" dediler. Firmaya da bunu ilettiğimde aynı şeyi söylediler. İşte "Bir sürü asker, Müslüman ölüyor. Sen bir köpek için insanları alıkoyuyorsun" denildi. Jandarma geldiğinde şoför ve muavinin köpek bilgileri alındı. Onlar sonra yola devam etti. Ben de ifade verdikten sonra Sivrihisar Belediyesinin ekipleri geldi. Köpeğimin kireçlenip gömülmesi gerekiyormuş. Bu şekilde yaparak gömdük. Sonrasında ben Kayseri'ye döndüm. Olayla ilgili suç duyurusunda bulundum. Şuanda konu , basit mala zarar vermek olarak geçiyor. İlk dava sonrası durumu öğrenip manevi tazminat davası da açacağım. Manevi tazminat davasını kazanırsam onun 1 kuruşuna bile dokunmadan ya bir barınağa bağış yapacağım ya da sokak hayvanları için bir kliniğe fon olarak vereceğim. Artık başka hayvanlar zarar görmesin. İnsanlar köpeğin, kedinin, kuşun nefes aldığının farkına varsın. Köpek sahiplerinin de seyahat etmesi gerekiyor. Buna göre otobüslerde bir bölüm olsun" diye konuştu.

A+ A-