Kapat
A+ A-

‘Kusurlu’ tazminat

14 yaşındaki Emirhan’ın cezaevinde intiharıyla ilgili olarak bakanlığı kusurlu bulan mahkeme, manevi tazminat ödenmesine hükmettiği annenin maddi tazminat talebini boşanmış olduğu için reddetti.
Yayınlanma tarihi: 13 Ocak 2018 Cumartesi, 21:56

[Haber görseli]

Adalet Bakanlığı, Trabzon Bahçecik E Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda intihar eden 14 yaşındaki Emirhan Nas’ın ölümünde kusurlu bulundu. Mahkeme, Emirhan’ın annesi Semra Omak’a 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Annenin maddi tazminat talebi ise boşandığı ve çocuğundan ayrı yaşadığı gerekçesiyle reddedildi.

Emirhan, 24 gün tutuklu kaldığı koğuşta gördüğü şiddet nedeniyle, 10 Kasım 2015 gecesi saat 23.30 sıralarında, güvenlik kameraları kaydederken, çamaşır ipiyle kendini astı. Ailesine ise ertesi gün saat 09.00’da haber verildi. Emirhan, cezaevine girdiğinde, Psiko- Sosyal Yardım Servisi, çocuğun psikiyatrik tedavi gördüğünü, geçmişte silahla intihar girişimi olduğunu kayıtlara geçti ancak hiçbir önlem alınmadı. Emirhan, bu sürede annesiyle bir kez açık görüş yapabildi. Annesine, cezaevinde kendisine kötü davranıldığını, dayak yediğini, zorla tuvalet temizletildiğini, bulaşık yıkadığını anlattı. Emirhan’ı ölüme götüren süreç, FETÖ operasyonunda açığa alınan cumhuriyet savcısı Hüseyin Tunçer tarafından karanlığa gömüldü. Savcı takipsizlik kararında, “İntihar etmek suç değil. Ölenin intihara yönlendirildiğine dair bir delil elde edilemedi” tespitini yaptı.

İdare kusurlu

Anne Omak, Emirhan’a 15 dakika sonra müdahale edildiğini ve öncesinde hiçbir önlem alınmadığını belirterek Adalet Bakanlığı aleyhine 10 bin TL’lik maddi, 350 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı. Trabzon İdare Mahkemesi ise anneye 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararda, Emirhan’ın psikolojik desteğe ihtiyacı olduğu belirtildiği halde, aile sorunlarının üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunun anlaşılmasına karşın gerekli tedbirlerin alınmadığı belirtildi. İdarenin denetim ve gözetim yükümlülüğüne işaret edilerek, “Tutuklu ve hükümlülerin can güvenliğinden sorumlu olan idarenin, koruyucu tedbirleri alınmasına ilişkin sorumluluğunu yerine getirmediğinden meydana gelen ölüm olayında kusurlu olduğun sonucuna varılmaktadır” denildi.

Anneyi hedef aldılar

Annenin eşinden boşandığı, Emirhan’ın velayetinin anneye bırakıldığı, annenin ikinci bir evlilik yaptığı ifade edilen kararda, tanık olarak ifade veren koğuş arkadaşlarının, Emirhan’ın kendilerine ‘üvey babasının ve annesinin istememesi nedeniyle annesinin yanına gidemediğini, başka akrabalarında veya terminalde kaldığını söylediği’ belirtildi. Karardaki şu ifadeler dikkat çekti: “Davacının bir süredir oğluyla birlikte yaşama ve aile olma olgusunun kaybolduğu, kendisiyle yaşamayan çocuğunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalacağından bahisle maddi tazminat isteminde bulunamayacağı anlaşıldığından, maddi tazminat talebinin redddi gerektiği sonucuna varılmıştır.”

Anneden ayrı değildi

Anne Omak, oğlunun ölümünün ardından yaptığı açıklamada, “Ben vurdumduymaz bir anne değildim. Onu götürmediğim doktor kalmadı. Günde, iki, üç ilaç içiyorum. Yaşamayı severdi. İntihara biri mi yönlendirdi? Bilemiyorum. En son benden pantolon istemişti. Üç gün boyunca cezaevine gittim geldim. Kesinlikle içeri sokamadım. ‘Ne olur verin’ diye yalvardım. Pantolonları bol geldiği için gurur mu yaptı? Annem gelmedi diye mi düşündü? Bunlar bile kafamı kurcalıyor. Çocuktu, sonuçta...” demişti. Emirhan’ın anne ve babası çocuk bir yaşındayken boşanmıştı. Emirhan öz babasıyla 2014 yılında ilk kez karşılaşmıştı. Anne Emirhan ölmeden üç yıl önce ikinci evliliğini yapmış, iki çocuk daha doğurmuştu. Emirhan kimi zaman annesinde, kimi zaman anneannesinde kalıyordu.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer