Kapat
A+ A-

Başkent Kadın Platformu: Aile bakanı görevini ihmal ediyor

Başkent Kadın Platformu üyesi kadınlar; Türkiye'de çocuk istismarına karşı yürütülen politikaları, kadınların hak kayıplarını ve kadına yönelik şiddeti yorumladı.
Yayınlanma tarihi: 08 Mart 2018 Perşembe, 07:53

[Haber görseli]BBC Türkçe'de yer alan habere göre, Başkent Kadın Platformu üyesi kadınlar, kendilerini ''Müslüman ve feminist' kadınlar olarak tanımlıyor. 1995'ten beri kadın çalışmaları yürüten platformda hem feminist hem de muhalif politikalara yakın görüşlere sahip kadınlar yer alıyor.

"Pozitif değişiklikler, yargı hükümlerinde çoğunlukla karşılık bulmuyor"

Kadınlara göre, 1995 yılından bu yana kadın haklarını düzenleyen yasalarda yapılan pozitif değişiklikler, yargı hükümlerinde çoğunlukla karşılık bulmuyor.

 Platformun Başkanı Zeynep Göknil Şanal, "Anayasa'nın 10. Maddesine kadın-erkek eşittir ifadesinin girmesi, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu'nda yapılan olumlu değişiklikler, 2011'de imzalanan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun… İşte bunlardan beri de bir şey yok" diyor.

 'Aile bakanı görevini ihmal ediyor'

Aile Bakanı Kaya son altı yılın en düşük boşanma rakamlarının bu yıl yakalandığını söylemişti.

Ancak Platform üyesi Berrin Sönmez, bakanın bu veriyi 'olumlu bir gelişme gibi' ifade etmesini 'görevi ihmal etmek' olarak yorumluyor:

 "Bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, bünyesinde aynı zamanda Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'ne de sahip olduğunu, dolayısıyla kadını güçlendirmekle de görevli olduğunu unutmamalı. Boşanmalar azaldı diye sevinen bir aile bakanı, kesinlikle görevinin bu kısmını ihmal ediyor demektir."

 Şanal ise, "Şu anki zihniyet şiddet kaynaklı boşanmaları da engellemek istiyor" diyor ve kadına yönelik şiddetin karşılığını açıyor:

 "Şiddet sayılması için erkeğin illa kadını bıçaklaması, gözünü morartması gerekmiyor. Perdeleri kapatıp kadını eve hapsetmek, ne giydiğine ve kimle görüştüğüne karışmak da şiddettir."

 "Dolayısıyla şiddet boşanma aşamasında başlamıyor. Zaten var olduğu için kadın boşanmak istiyor. Ama İstanbul Sözleşmesi'ne rağmen şiddet vakalarında arabuluculuk yapıyorlar, suç işliyorlar."

 Platform üyesi ve AKP kurucularından Fatma Bostan Ünsal ise, "Evliliği sırtlanacak tek kişi kadın olarak görülüyor. Bazı cinayet vakalarında fail erkek mahkemede diyor ki, 'Bu kadın beni katil etti'. Yani kadın hem ölüyor, hem suçlu oluyor" diyor.

"O zamanın mazlumları şimdi zalim oldu"

 TÜİK'e göre 20 milyondan fazla kadın işgücüne katılamıyor. Bunların yarıdan fazlası, ev işleriyle meşgul olabilmek için iş gücüne katılamadıklarını belirtiyor.

 Platform üyesi kadınlar ise, başörtülü olarak meslek edinme ve çalışma haklarının nasıl kısıtlandığını 28 Şubat'tan örneklerle anlatıyor.

 Kampüs kapısında başını açmasına rağmen ODTÜ'den atılan Şanal, "O zamanın mazlumları şimdi zalim oldu. Ama biz 28 Şubatta da ötekiydik, şu anda da ötekiyiz" diyor.

 

Kocatepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisiyken üniversiteden atılan Sönmez ise 28 Şubat'ta dindar kadınların farklı, erkeklerin farklı muameleye maruz kaldığını anlatıyor:

"O dönem ordudan atılan dindar erkekler ya da karısı başörtülü olduğu için ordudan atılan erkekler tazminatlarını aldı. Ama başörtülü olduğu için kamudan atılan kadınlara tazminatlarını vermek söz konusu bile olmadı."

 "Yargı, siyaset ve tarikatlar kadınlara tuzak kurdu"

Hangi yaşın 'çocuk' sayılacağı, tecavüz vakalarında 'rıza' aranıp aranamayacağı ve tecavüzcüsüyle evlenmenin cezai hükmü ortadan kaldırıp kaldırmayacağı yıllardır tartışılıyor.

 'Tecavüzcüsüyle evlenme' yasası 2004'te kaldırıldı ancak 2016 yılında AKP, çocuklara cinsel istismar suçlarında mağdur ve failin evlenmesi halinde cezanın ertelenmesini öngören düzenlemeyi tekrar gündeme getirdi.

 Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ teklifi, "İçerde bu mağduriyeti yaşayan 3-4 bin insan var" şeklinde açıklamıştı.

 Şanal, hükümetin bu teklifinde TBMM Boşanma Komisyonu'nun etkili olduğunu söylüyor:

 "18 yaş altı çocuklar bir şekilde evlendiriliyorlar ve bu şikâyet konusu olduğunda oğlan direkt hapse gidiyor. Aslında 'çocuk' rızalarıyla, ya da aile baskısıyla yapılan akran evliliği dediğimiz şey bu. Boşanma Komisyonu da bunları önlemek için, tecavüzcüsüyle evlenme kanununu geri getirme önerisinde bulundu."

 Röportajın tamamı için buraya tıklayınız

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Bekir Bozdağ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler