'5 günde 3 santimetre uzadım'

Uluslararası Uzay İstasyonu için gönüllülerle para karşılığı yapılan bilimsel deneylere katılan Fyodor D. 5 günde 3 cm kadar uzadığını söyledi.
Yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2019 Perşembe, 17:47

[Haber görseli]

Kendisinden isteği üzerine Fyodor D. olarak bahsedilen denek, Rusya’nın başkenti Moskova’da yaşıyor. Uzay araştırmaları için Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) gönderilen kozmonotlar için geliştirilen teknolojilerin kontrolden geçirildiği testlerle yolunun, bir tesadüf eseri kesiştiğini söylüyor. Fyodor D., katıldığı bir dizi test esnasında deneyimlediklerini, bu testlerin nerede yapıldığını ve karşılığında kendisine ne kadar ödemeler yapıldığını Sputnik’e anlattı:

Para için katıldığınız ilk test hangisiydi?

- İlk olarak UUİ’de kullanılacak müştemilatı denemiştim. Yaptığım tek şey benimle beraber dört insanla beraber, toplumdan izole bir halde bir hafta geçirmek ve UUİ’de kullanılacak ışıkları test etmekti. Ardından yaklaşık iki ay sonra, yeni ışıkları test etmek için bir hafta daha geçirmiştik. Bu bir hafta içerisinde görme reflekslerimizin hızı ve el hareketlerimizin kabiliyeti gibi pek çok şey gözlemlendi. Bu vesileyle yeni ışıkların uzay mürettebatının performansını ne yönde etkileyeceği test ediliyordu.

Bu iki haftalık gönüllü deneyim için size ne kadar ödeme yapıldı?

- Günlük 10.000 ruble (yaklaşık 900 Türk lirası) kadar. 14 gün kaldığımı hesaba katarsak yaklaşık 140-150 bin ruble (yaklaşık 12-13 bin Türk lirası) elime geçti. Ancak bir takım ayrıntılar da mevcuttu ve onların tamamlanması iki haftadan da uzun sürdü. Zira katılımcıların test öncesi normal değerleri ile izolasyon sonrası değerlerinin karşılaştırılması deneyin esas amacıydı. Her şeyden önce tüm vücudumuzda sağlık taramaları yapıldı, bu da en başta ilgimi çeken şeylerden biriydi. Bunların tümü, kozmonotların uçuş öncesi ve sonrası kontrollerinin yapıldığı bir klinikte gerçekleşiyordu. Sağlık, başvuran gönüllüler arasında ilk ele alınan kriterdi.

'YABANCILARLA BERABER HAYATTAN SOYUTLANMAK HERKESİN KOLAYLIKLA ALTINDAN KALKAMAYACAĞI BİR DURUM'

Öyleyse, bu testlere katılmak için tümüyle sağlıklı olmak mı gerekiyor?

- Evet, tamamıyla sağlıklı olmak şart. Psikolojik durumunuzun da yerli yerinde olması gerekiyor, zira dört yabancıyla beraber hayattan soyutlanmak herkesin kolaylıkla altından kalkamayacağı stresli bir durum. Kimilerinin birden tepesi atabilir, ki bizim ekibimizde olmasa da bu yaşanmıştı. Tabii biz de kendi içimizde birtakım anlaşmazlıklar yaşadık, ancak hiçbirini büyütmeden şaka yollu tatlıya bağladık.

'YALNIZCA DENİZALTI MÜRETTEBATI VE KOZMONOTLARIN DENEYİMLEYEBİLECEĞİ TÜRDEN BİR ŞEYDİ BU'

Bu testler esnasında sakinliğinizi koruyabildiniz mi?

- Evet, gayet sakin hatta ilgiliydim. Bunun günlük hayatta deneyimlenemeyecek, oldukça havalı bir şey olduğunu düşünüyordum. Zira yalnızca denizaltı mürettebatı ve kozmonotların deneyimleyebileceği türden bir şeydi bu. Oldukça sıra dışı bir deneyim olduğunu söyleyebilirim.

'BAKTIM Kİ BU BAYA KEYİFLİ BİR DENEYİM OLABİLİR, BENİM DE BOŞ VAKTİM VAR, NEDEN YAPMAYAYIM DEDİM'

Söz konusu testlerde yer almak için nasıl başvuru yapılıyor?

- Bu testlere herkes başvurabilir ve herkes de kabul edilebilir. Şahsen tamamıyla şans eseri gitmiştim. Bir arkadaşım internet üzerinden bana ilanı göndererek ilgimi çekebileceğini söyledi, haklıydı da. O gün baktım ki bu baya keyifli bir deneyim olabilir, benim de boş vaktim var, neden yapmayayım dedim.

'YAPMAM GEREKEN TEK ŞEY BUYDU VE KARŞILIĞINDA 60 BİN RUBLE KAZANACAKTIM'

Başka bir testte yer aldınız mı?

- İlk testten bir yıl kadar sonra, beni arayarak bir nefes testine katılmamı teklif ettiler. Madencilerin kullanacağı türden bir solunum cihazı test edecektik, böylece kozmonotlar acil durumlarda bu cihazı kullanabileceklerdi. Cihaz 25-30 dakika kadar kısıtlı bir süre zarfı için, nefes alıp veren bireyin karbondioksit solumasını önlüyordu. Ben de bu cihazı 30 dakika boyunca kullanacak ve yalnızca nefes alıp verecektim. Yapmam gereken tek şey buydu ve karşılığında 60 bin ruble (yaklaşık 5500 Türk lirası) kazanacaktım. Bir gün deneyin kendisi, bir gün de temel değerlendirme testleri sürdü. Bunun yanında sağlık testleri için de iki gün harcadık.

Bu testler sonucu herhangi bir fiziksel değişime maruz kaldınız mı?

- Temel değerlendirme testleri esnasında saf oksijen tüpüne bağlanarak, yarım saat boyunca solumuştum. Oldukça komik bir histi. Kan değerlerimiz her an ölçülüyor, beş dakikada bir parmak izimiz alınıyordu. Saf oksijen solumanın kan değerlerim üzerinde yarattığı kimyasal değişimi gözlemlemek ise en hoşuma gitmeyen durum olmuştu.

'TEST SONUNDA PARMAK UÇLARIMDA KAN ALINACAK YER KALMAMIŞTI'

Kaç kez kan verdiniz?

- Net olarak hatırlamıyorum, belki her dakika başı. Her parmağımdan ayrı bir kanal açmışlardı, öyle ki test sonunda parmak uçlarımda kan alınacak yer kalmamıştı. En az on kez kan alındı diyebilirim, ancak otuzu geçmez. Kılcal damarlarımdaki kan dolaşımı ve alyuvarların hareket hızı mikroskop türevi bir aletle an be an gözlemleniyordu. Tırnakların altında oldukça ince damarlar yer alıyormuş, lazer vesilesiyle bunların da daha görünür hale gelmesini sağladılar. Alyuvarlar tamı tamına damarın genişliğinde, arka arkaya dizilmiş haldelerdi. Bu da onların hızlarını ve sayılarını gözlemlemeye olanak sağlıyordu.

'İNSANIN KENDİ NEFESİYLE OTUZ DAKİKA GEÇİREBİLME FİKRİ GERÇEKTEN HARİKA'

Testler esnasında kendinizi nasıl hissettiniz?

- Temel değerlendirme testleri esnasında oldukça iyiydim, ancak daha ileriye gittikçe çok zorlandığım bir an oldu. Öyle ki sonlara doğru karbondioksit soluduğumu hissetmeye başladım. Son 90 saniye oldukça zorlayıcıydı, ancak sonuna kadar dayanacağımı söyledim. Boncuk boncuk terlemiştim, yeterince hava olmadığını hissettim. Tam olarak kaç dakika boyunca kaldığımı hatırlamıyorum, ancak son dakikalar oldukça zorlayıcıydı. Ancak deneyin kendisini oldukça ilginç buldum, insanın kendi nefesiyle otuz dakika geçirebilme fikri gerçekten harika.

Deneyin başarılı olup olmadığına nasıl karar veriliyordu?


- Her test için istatistiksel veriler toplanıyordu. Testin başarılı kabul edilmesi için 20-25 kadar katılımcı olmalıydı. Ortalama değerler incelemeye alındığında gerekli oran sağlanmışsa, cihazın kullanımına başlanabiliyordu.

'YERÇEKİMSİZ ORTAMDA AĞIRLIK KAVRAMI DEVREDEN ÇIKTIĞINDA OMURLARARASI MESAFE GENİŞLER VE BU SEBEPLE KİMİ KOZMONOTLARIN BOYU UZAR'

Başka hangi testlerde yer aldınız?

- Yer aldığım üçüncü deneyde inceltici giysileri test etmiştik. Uçuş esnasında kozmonotların omuzgalarının gerilmesini önlemek üzere tasarlanmış bir tür korse gibiydi. Yerçekimsiz ortamda ağırlık kavramı devreden çıktığında omurlararası mesafe genişler ve bu sebeple kimi kozmonotların boyu 5 santimetreye kadar uzayabilirdi. Hayatım boyunca ilk defa 180 cm’den daha uzun boyluyum. Beş günde üç santim boy attım. Normalde 178 cm olan boyum, testten sonra ölçüldüğümde 181 cm’di.

'BEŞ GÜN BİR TÜPÜN İÇİNDE KALDIM, YANIMDA BİRKAÇ KİTAP DA VARDI, ANCAK SAĞINIZA YA DA SOLUNUZA DÖNMEKTEN BAŞKA YAPABİLECEĞİNİZ PEK BİR ŞEY YOKTU'

Bunun herhangi bir zararı var mı?

- Bu tür kısa süreli değişimlerin insan vücuduna pek de bir zararı yok ancak bu durum sürekli olarak devam ettiğinde, örneğin bir kozmonot aylar boyunca uzay yörüngesinde kaldığında, geri döndürülemez sonuçlar doğurabiliyor. Bu sebeple de uzayda oldukları zaman, insan omurgası üzerinde yer çekimi etkisi yaratması için tasarlanmış bu kıyafetleri giyiyorlar. Bu deney için on kişilik iki grup oluşturulmuştu. Her birimiz 'kuru yüzdürme' şeklinde isimlendirilen insan vücudu sıcaklığına yakın tüplere geçtik. Vücudumuz ve su arasında ince bir silikon katmanı yer alıyordu. Bu sebeple gerçek anlamda suyun içinde değildik. Diğer ekip korselerini giymeden yatarken, bizler akşam olduğunda korselerimizi giydik. Bu vesileyle uzmanlar korsenin etkisine dair farklılıkları gözlemleyebileceklerdi. Aynı zamanda kılcal damarlarımızdaki kan dolaşımı ve bunun uzuvlarımıza olan tesiri kan testleriyle gün be gün gözlemleniyordu. Söz konusu tüpün içerisinde 5 gün kaldım, ancak yanımda birkaç kitap da vardı. Tüplerin içinde minimum seviyede de olsa hareket etmek mümkün. Ancak sağınıza ya da solunuza dönmekten başka yapabileceğiniz pek bir şey yok.

'BEŞ GÜNÜN ARDINDAN TUVALETE GİTTİĞİMDE, HAYATIM BOYUNCA KARŞILAŞMADIĞIM ANLATILMASI GÜÇ BİR MANZARAYA ŞAHİT OLDUM'

Testler esnasında ne yediniz?
- Günde üç öğün tabldot geliyordu, rahat etmemiz için altımıza birer minder de vermişlerdi. Gaz salınımını en aza indirgemek amacıyla besinlerin karbonhidrat değeri oldukça düşük tutuluyordu. Tuvalet ihtiyacımızı ufak kaplar aracılığıyla gideriyorduk, ancak pek de iç açıcı bir yöntem olmadığından bundan mümkün mertebe kaçınıyordum. Tüm gün boyunca sırt üstü bir pozisyonda yattığınızda bağırsaklarınız normalden biraz farklı çalışıyor. Ancak beş günün ardından tuvalete gittiğimde, hayatım boyunca karşılaşmadığım anlatılması güç bir manzaraya şahit oldum.

'YATAY BİR POZİSYONDA DURMAK OLDUKÇA ZORLAYICIYDI. ÖZELLİKLE DE YATAR POZİSYONDA DUŞ ALMAK…'

Her akşam tüplerden çıkartılıp yataklara geçiyorduk, ancak yatay bir pozisyonda durmak oldukça zorlayıcıydı. Özellikle de yatar pozisyonda duş almak… Ancak tüpe geri döndüğümüzde temiz olmak oldukça işimize yarıyordu. İlk iki saat boyunca, adeta huşu dolmuştum. Geri kalan hayatımı o tüpün içinde geçirebilirmişim gibi dahi gelmişti. Ancak güler ilerledikçe işler zorlaştı, zira beş günü hiç kıpırdamadan yatarak geçirmek oldukça zordu.

Peki bu test sonucunda ne kadar bir ödeme elde ettiniz?

- Tümü için yaklaşık 70.000 ruble (yaklaşık 6300 Türk lirası) kazandım.

'ARTILARINI VE EKSİLERİNİ KARŞILAŞTIRDIĞIMDA BUNA DEĞMEYECEĞİNDE KARAR KILDIM'

İnsanın bu testlere katılarak hayatını idame etmesi mümkün mü?

- Başka testlere de davet edildiğim oldu, ancak reddettim. Örneğin deneylerin birinde izole bir ortamda beş gün boyunca yalnızca nitrojen solunacaktı. Bunun yanında basınç da 120 metre derinliğe uyarlanmıştı. Bu deneyin katılımcılarına 180.000 ruble (yaklaşık 16.300 Türk lirası) teklif ediliyordu, ancak artılarını ve eksilerini karşılaştırdığımda buna değmeyeceğinde karar kıldım. Bunun yanında 21 günlük bir tüp deneyimine daha davet edilmiştim, onun ödemesi de oldukça iyiydi. Ancak insan hayatından 21 günün hiçbir meblağ ile satın alınamayacağında karar kıldım. Bana kalırsa bu hususta herkesin bir sınırı var, bu nedenle bu deneyleri düzenli bir gelir aracı olarak görmek yanlış olur, zira insan kafayı sıyırır. Ancak kafa dağıtmak ya da eğlenmek için yapılacaksa, harikulade bir deneyim olduğunu söylemem gerekir. Ancak her şeyden önce bu deneylere hazır olduğunuzdan emin olmanızı öneririm.

A+ A-