A+ A-

Hangi müzik cana şifa, ruha gıda?

İslami tebliğ amaçlı şarkıların çoğu manevi tatmin sağlamaktan uzak. Dinlerken ağlıyorsunuz da gözlerinizden akan yaşların nedeni maruz kaldığınız zulüm!
Yayınlanma tarihi: 10 Temmuz 2015 Cuma, 21:51

[Haber görseli]

İslami pop müzik, İslamcılık ve muhafazarkarlığın gelenekle bağı kesilmiş amorf ve modernlik karşısında ikircikli tavrına örnektir.

Ramazan’da iftar saati yaklaşırken açlıktan ve susuzluktan sabırsızlanan bedeninizi sakinleştirmek için ruhunuzu okşayacak bir tasavvuf müziği iyi gelebilir. Bunun için elinizin altında zevkinize göre birkaç cd varsa ne ala. Ama yoksa ruhunuz “gıda zehirlenmesi” geçirebilir!.. Piyasada çok sayıda sahte ilahi, tasavvuf veya tekke müziği var. Bazı dini radyo kanallarında bunlardan çok çalınıyor. Püriten bir din anlayışıyla yayın yapan bu kanallarda çalınan dini müzikler, tekke geleneğiyle aslında bağdaşmayan, ama arabesk ve popa daha yakın bir üslupta icra ediliyor. Sözler dini temaları işlese de, arabesk ve pop müzik türünde bestelenen müzikler bir ikircikliği dışa vuruyor.

Türkiye’de birbirine koşut ama iki ayrı eksende ilerleyen, dinselleşme ve sekülerleşme süreçlerine örnek bulabileceğimiz alanlardan biri müzik. Özellikle de pop müzik. Herhangi bir popüler müzik türü gibi, pop müzik de bir toplumun ya da topluluğun ürettiği kültürel kimliğin bir ifade biçimi. Muhafazakârlık ve/ya İslamcılık, yüksek bir kültür üretemediği için tekke müziğini, pop müziği İslamileştirerek ikame etme yoluna gitti. Bu bağlamda, İslami pop müzik özelde İslamcılığın, genelde muhafazakârlığın aslında gelenekle bağı kesilmiş olduğu için muhayyel bir geçmişe matuf olarak ürettiği amorf bir tür ve modernlik karşısındaki ikircikli tavra örnek.

Pop müzik, küresel ve yerel müzik türlerini bir potada toparlayıp eriten ve kendi harmoni anlayışına göre yeniden şekil verebilen bir tür. Bu tür dünya çapında hızla yayılarak, ulusları birbirlerine eklemleyen bir zevk ve ortak bir dil üretti. Bu ortak dilin gelişmesi farklı seslere ve türlere açık kozmopolit ruhlu müzisyenlerin katkısıyla oldu. Böylece küresel çapta bir çokkültürlü müzik estetiği gelişti. Ayrıca bu müzisyenler farklı sesleri ve müzik türlerini kendi toplumlarının kültürel kalıbına uydurarak özgün formlar üretilmesini sağladılar.

Ancak pop müziğin İslamileştirilmesi ne böyle özgün bir formun oluşmasını sağladı, ne de dini müziğin gelişmesine katkı yaptı. Pop müziği İslamileştirmeye çalışanların kültürel deneyiminde, her şeyden önce halkın ürettiği türküden semaha, mevlitten “miraciye”ye kadar sanatsal ifade biçimlerinin bidat ve hurafe olarak reddi var.

Sivil dindarlığın hoş sedası

Daha sonra ideolojik motivasyonla halka yönelerek, arabesk, pop, rap, özgün müzik türleri İslamı tebliğ aracı haline getirildiler. Ama bunların çoğu inanç sömürüsü ve din istismarından öte manevi bir tatmin sağlamaktan uzaktır. Dinlerken ağlayabilirsiniz, ama gözlerinizden akan yaşların nedeni maruz kaldığınız zulüm ve işkencedir!..

Buna karşılık, pop müziğin içinden, onun seküler dünyasından, dini bir mesaj içermeyen ama dini anlam taşıyan, ruhu okşayan ve manevi bir haz veren şarkılar yapılıyor. Ömer Faruk Tekbilek’ten Mercan Dede’ye, Athena’dan Hayko Cepkin’e bunun birçok örneği var.

Bu durum, seküler müzisyenlerin yaptığı pop müziğin gelenekle kurduğu sahici ilişkiyle ilgili. Bu, Bizans’tan Osmanlı’ya, türküden rock’a, tekkeden sahneye süren bir ilişki. Püriten olmayan sivil dindarlığın hoş sedası, bu dünyadan semaya yükseliyor.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer