Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Algı cambazlıklarıyla bu maya artık tutmaz...

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Yüzde doksan beş üstü güdümlü medyanın, artık nerede ise noktası, virgülü ile birbirinin yinelenmesi, bıktırıcı haber kampanyalarında reklamı soluksuz yapılan Başkan Erdoğan’ın da katılacağı, himayesinde, örgütlenmesinde başrollerde Damadı “Büyük Taarruz” buluşması, okçular örgütlenmesi etkinliklerini, hafta sonu bıktırıcı dozlarda canlı yayın izlemek zorundayız... TSK kaynaklı gerçek “Büyük Taarruz” etkinlikleri haberleri, görselleriyle birlikte gölgede tutulacak.
İlk haberler, reklamlar başlatıldığında “Büyük Taarruz” algısı üzerinden büyük çarpıtma dikkat çekmiyordu.. Dahası sorgulamayacak kitleler için, sanki bir özdeşleşme, bütünleşme varmış duygusu, çarpıtılması yaşatılacaktı... Ne de olsa ulusal kurtuluş, kuruluş savaşlarının, laik Cumhuriyet Atatürk devrimlerinin, değerlerinin toplumumuza kazandırıldığı günlerden günümüze, her yıl yapılan etkinliklerle “Büyük Taarruz” 26-30 Ağustos günleri içinde, Başkumandan Mustafa Kemal önderliğinde savaşa noktanın konulduğu kazanımların anlatımları belleğimize, bilinç altımıza kazılı.
Sevr koşulları ile bile yetinilmeyerek parçalanma, işgal projeleri bir bir gündeme sokulan, savaşlardan yenilgiyle çıkmış, parçalanmış Osmanlı, Avrupa, Ortadoğu toprakları üzerindeki devletlerin kurdurulması ile yetinilmeyerek, Anadolu’nun işgali üzerinden yaşatılanlar, ödetilen bedeller, halkın çaresizliğinden, bağımsız laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına uzayan yolda, Mustafa Kemal liderliğinde yazılmış destanların algısı üzerinden, “2200 yıllık devlet, 1000 yıllık hâkimiyet” sloganlı, siyasal İslam, tek mezhepli fetih ruhuna oturtulmuş, bu algı oyunu, maya artık tutmaz.
Kuşkusuz okçular eşliğinde iki gün sürdürülecek, tekmili birden canlı yayınların, görkemli etkinliklerin reklamlarında öne çıkarıldığı üzere, Anadolu topraklarına da uzanmış Malazgirt de içinde yaşanmış pek çok savaş, kurulmuş devletlerin tarihi de kazılı. Tarihi gerçekleri üzerinden doğru okuduğumuzda 2200 yıllık devletler, bin yıllık hâkimiyetlerden söz açıldığında çok yaygın üç kıta toprakları üzerindeki İslam dininin mezhepleri de, sonraki tarihlerde daha belirleyici ırklar üzerinden kurulmuş devletlerin de, göçlerle birlikte, Anadolu topraklarına uzanmalarının, göçlerin payları yadsınamaz. Doğrusu laik Cumhuriyet’in felsefesi, Anadolu uygarlığı, aydınlanmacılığı yaklaşımları, sentezinde hepsinin yerleri, değerleri, katkıları var... Sorun “tek devlet, tek millet” tanımı yapılırken nasıl bir çarpıtma, algılamanın gündeme sokulmak istendiğinde. Fetih savaşları, din, ırk üzerinden devletler tarihi ile yola çıkılarak, üstüne üstlük tek mezhep ağırlıklı, Türk-İslam sentezi soslu bir sonuç algıya varılabilir mi?

***

Tek inanç, tek ırk üzerinden devlet-millet algıları, fetih ruhu ile üç kıtaya yayılmış binlerle yıllık devletler tarihleriyle tek devlet, tek millet algısı mı olur? Anadolu toprakları, aydınlanmacılığı üzerinden laik Cumhuriyet’in kazanımları, kurtuluş, kuruluş savaşımları, Atatürk devrimleriyle yaratılmış vatandaşlık ortak kimliği, barış içinde birlikte yaşama Anadolu aydınlanmacılığı değerleri, felsefesi arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir ki?.. Ezilen kültürler, kimliklerin yaraları nasıl sarılabilir ki?..

***

Sevgili Doğan Özgüden’in sitesinden alıntı, fotoğraflı çok anlamlı, çok da güncel bir yayını sizinle de paylaşmak isterim. TIME’ın kapağındaki Menderes’in idam sehpası görseli ile, 27 Mayıs tarihli Hürriyet gazetesinin ilk kalıp birinci sayfası yan yana paylaşılmış. 27 Mayıs tarihli askeri darbenin haberi ilk kalıplara kuşkusuz yetiştirilmiş; “Türk ordusu vazife başında” başlığı ile silahlı kuvvetlerin bütün yurtta idareyi fiilen ele aldığı duyurulmuş. Menderes Hükümeti’nin gece yarısı resmi tebliği ile yayımlanmış son dakika haberi havada kalmış. Menderes’in Moskova’ya gideceği, Kruşçef’in de Ankara’yı ziyaret edeceğinin yayımlandığı tebliği sayfadaki yerinde kalmış. Menderes’in kullanılma tarihine nokta konulduğunun algılanması sonrası işçilerin iktidara gelirken kaldırdığı! Mayıs bayramını kutlaması belleklerdeydi.
Doğan Özgüden söz konusu görselleri “Tayyip’in ABD ile Danse Macabre”i yorumuyla paylaşmış. Devamında “İslamcıların bugün ABD’ye kafa tutar gibi görünmesi, şişinmesi ne kadar sürer, bilmiyorum... ABD’dir bu... Sadece Osmanlı’da değil, ABD’de de oyun çoktur. Göreceğiz..” vurgulamasıyla..