Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Üç biyografik roman

26 Ekim 2018 Cuma

Biyografi okumayı seviyorum...
Roman okumayı da...
Bazı biyografiler zaten roman gibi: Hem roman tadında yazılmış, hem de romanlar kadar şaşırtıcı ve ilginç olaylar, ilişkilerle dolu kitaplar.

***

Roman tadında yazılmış, Yirminci Yüzyıl’ın en şaşırtıcı askeri/siyasal/kültürel/ekonomik dönüşümü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin öyküsü, Yılmaz Özdil’in Mustafa Kemal biyografisinde, okurlarla buluştu.
Aslında bu sütunda, herkesin bildiği, duyduğu, konuştuğu kitaplar hakkında yazı yazmak pek âdetim değildir; daha çok, dikkati çekmeyen, pek duyulmayan ve bilinmeyen ama bence önemli ve değerli olan çalışmaları tanıtmaya çalışırım.
Özdil’in kitabı ise Kırmızı Kedi tarafından büyük bir tanıtım kampanyasıyla yayımlandı; hemen hemen duymayan, bilmeyen hiç kimse kalmadı.
Ama hemen belirtmeliyim ki, çok kolay okunan bu kitapta, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kişisel yaşamöyküsü gerçeklere o kadar uygun bir biçimde ayrıntılı olarak incelenmiş ve bu öykü üzerinden Kurtuluş Savaşı ve Devrimler o kadar güzel aktarılmış ki, burada zikretmeden geçemedim; kendisini kutluyorum.

***

Enver Aysever’in Doğan Kitap tarafından “Tepeden Tırnağa İsyan, NÂZIM HİKMET” adıyla yayımlanan biyografik çalışması, şairin kişiliğiyle, yaşamını ve yapıtlarını mükemmel bir biçimde harmanlamış olan çok farklı bir inceleme.
Enver Aysever bugüne kadar verdiği eserlerle zaten iyi romancı olduğunu kanıtlamış bir yazar; romancı duyarlılığına ek olarak devrimci bir bilinçle kaleme aldığı bu çalışma, Nâzım Hikmet’in daha iyi anlaşılmasına ciddi bir katkı niteliğinde.
Kitap, sadece Nâzım hakkında değişik bir biyografik çalışma olması bakımından değil, bunun edebi bir yetkinlikle yapılmış olması ve Nâzım’ın tarih içinde doğru bir yere oturtulması açısından da ilginç; rahat okunan ve okurun ufkunu açan gözlem ve yorumlarla dolu olan bir yapıt.

***

Sözünü etmek istediğim üçüncü biyografik roman, belki de okurların en az haberdar olduğu, ama önceki iki kitaptan hiç de daha az önemli ve daha az değerli olmayan bir çalışma:
Sevim Kahraman’ın “Yarım Kalan Bir Türküdür SEVGİ, Bir ‘SEVGİ SOYSAL’ Romanı” adlı eseri Destek Yayınları tarafından basıldı.
Sevgi Soysal benim çevremin, benim dönemimin bir insanıydı. Ailesini, eşlerini çok iyi tanırdım. Hapse girdiği baskı dönemini ben de onunla birlikte yaşadım.
Sevim Kahraman, Sevgi’nin kısacık ömrüne sığdırdığı, iniş çıkışlarla dolu yaşamını ve bu yaşam içinde, dönemin herkesi bir yana savuran cehennemi fırtınalarını çok güzel anlatmış.
Halikarnas Balıkçısı üzerine kaleme aldığı biyografik romandan sonra, bu ikinci yapıtında, daha yetkinleşmiş bir yazarla karşılaşıyoruz:
Olağanüstü bir kadını ve bir darbe dönemini, insan sevgisi eksenli devrimci bir yaşamöyküsü üzerinden, antifaşist bir yaklaşımla romanlaştırmış.

***

Güzel yaşanmış anlamlı hayatlar hakkında...
Güzel yazılmış biyografik romanlar:
Güzel okurların yaşamlarına anlam katmak için!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

İki Silivri trajedisi döneminin kesiştiği gün 18 Kasım 2018 Paz
Anti-Atatürkçülük: İki emperyalizm 16 Kasım 2018 Cum
Baltanın sırrı Mısıroğlu’nda 15 Kasım 2018 Per

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Enver Aysever