Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Tarikatlara teslim olan MEB’de skandal

02 Kasım 2018 Cuma

Skandal, Üsküdar’daki İTÜ Geliştirme Vakfı Beylerbeyi İlkokulu 4. sınıf öğrencilerinden birinin velisinin, evladının din dersinden muaf tutulmasını istemesiyle başlıyor:
“Henüz yaş itibarıyla soyut işlemler dönemine geçmediği için, anlatılan soyut konuları anlamıyordu, kafası karışıyordu, evde sorular sormaya başlamıştı. Bazı kavramlara dili bile dönmüyordu.

9-10 yaşındaki bir çocuk kendi özgür iradesiyle herhangi bir dinsel sisteme inanıp inanmama tercihinde bulunabilecek bir bilinçte değil.
Dolayısıyla o yaşta çocuğa hangi dini öğretirseniz öğretin, bu bir dayatmadır. Yetişkin olduğunda, kendisini entelektüel olarak donattığı zaman istediği kararı verebilir. Şu anda devlet eliyle ona bir dinin, bir mezhebin dayatılıyor olmasına karşı durdum.”

***

İntihar videosu
“Çocuğum derslere ilk girmeye başladığında evde bunun olumsuz sonuçlarını almaya başladık. Korkmaya başladı. Din öğretmeni diyor ki, sınava girerken besmele çekerseniz sınavınız iyi geçer. Çocuğun böyle bir anlayışı yok. Çocuk, sınavının iyi geçmesi için çalışması ve öğrenmesi gerektiğini biliyor ama din öğretmeni çocuğun aklını karıştırdı ‘besmele çekerseniz sınavınız iyi geçer’ diye....
Din dersi öğretmeni 9 yaşındaki çocuklara intihar videosu izletti. Pek çok çocuk odasında tek başına yatabilirken, bu olaydan sonra evde yalnız kalamamaya başladılar.”

***

MEB’den skandal yazı
http://Sol.org.tr Sol.org.tr. sitesindeki habere göre, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Selnur Aysever’in, çocuğunun zorunlu din dersinden muaf tutulması için yaptığı 5 Ekim 2017 tarihli başvuruya, 10 Kasım 2017’de, Anayasa’ya aykırı olan akıl almaz bir yanıt veriyor:
“Hristiyan ya da Musevi dinlerinden birine mensup olduğunuzu belgelendirin” diyerek bu isteği reddediyor.
Aysever bunun üzerine avukatı Özge Demir aracılığıyla idare mahkemesine başvuruyor.
İstanbul 4. İdare Mahkemesi İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “ret” işlemini hukuka aykırı bularak oybirliğiyle iptal ediyor.
Mahkeme, gerekçe olarak, Anayasa Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili karar ve içtihatlarına dayandırarak şöyle diyor:
Bir öğrenci velisinin çocuğunun din dersinden muaf tutulmasını sağlamak için herhangi bir dine mensup olduğunu veya olmadığını veyahut inanmadığını açıklamak durumunda bırakılması 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ‘VI. Din ve Vicdan Hürriyeti’ başlıklı 24. maddesinde yer alan ‘kimse dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz’ hükmüne açıkça aykırılık oluşturacaktır.
Yukarıda atıf yapılan AİHM’nin verdiği ihlal kararları ve sadece Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerine inanan öğrencilere din dersinden muafiyet imkânının tanınmasının, diğer dinlere inanan, hiçbir dine inanmayan ya da Tanrıtanımaz kişiler açısından eşitsizlik yaratacak olması karşısında, davacının çocuğunun din dersinden muaf tutulması talebinin, ‘Hıristiyan ve Musevi dinlerinden birine mensubiyetini belgelendirme’ koşuluna bağlanmak suretiyle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

***

Aysever ‘korkmayın’ diyor:
Pek çok velinin kendisi gibi düşündüğünü ama damgalanma korkusundan ses çıkaramadığını belirten Aysever şöyle konuşuyor:
Birçok veli damgalanmak istemediğini, çocuğunun afişe olmasını istemediğini söyleyerek geri adım attı. Pek çok ebeveynin aslında çocuklarını din dersinden muaf tutmak istediğini ancak fişlenme ve toplumsal linç kaygısıyla bunu yapmadığına tanık olduk.
Oysa şunu bilmek gerekiyor: Din dersinden muaf olmayı istemek bir haktır.
Çıkan bu mahkeme kararı da, bu gerçeği doğruluyor.

***

Selnur Aysever’in avukatı Özge Demir de, zorunlu din dersine karşı açılan davalarda benzer kararların daha önce de verildiğini anımsatarak şöyle diyor:
“Ancak bu mahkeme kararı diğerlerine göre çok daha detaylı. Zorunlu din dersi dayatılan çocuğun hem eğitim hakkının hem de din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğini, uygulamanın kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğunu karar altına alan bir metin”

***

DİREN DEMOKRATİK VE LAİK HUKUK DEVLETİ:
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI DAYATMA YAPAMAZ!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

İki Silivri trajedisi döneminin kesiştiği gün 18 Kasım 2018 Paz
Anti-Atatürkçülük: İki emperyalizm 16 Kasım 2018 Cum
Baltanın sırrı Mısıroğlu’nda 15 Kasım 2018 Per