Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Zafer Arapkirli

FETÖ çuvalı..

7 Aralık 2018 Cuma

Faşizmin tipik tavrıdır bu. İnsanlığa yabancı ve hatta insana düşman bütün oluşumları ölümüne destekleyen, aydınlığın karşısına karanlığı, ilerlemenin karşısına gericiliği, yobazlığı ve tabii “dinbazlığı” koyan tüm sağcı iktidarların huyudur. Bir “şeytani figür” ve “nefret ikonu” yaratarak, kendi saflarını bunun etrafında toplayıp, geniş emekçi ve sömürülen kitlelere savaş açmak.
Bu sayede, uyanışın, direnişin, başkaldırının yolunu-önünü kesmeye çalışmak.
Kimi zaman var olan bir “nefret objesini” sahtekârlık ederek kendi yararı için kullanmak, kimi zaman da olmadık yerde bir olayı istismar ederek, “faşist makinenin deposunda yakıt” olarak kullanmak.
Yıllar yılı kol kola bu ülkenin temellerine dinamitleri yerleştirip patlattıkları “Pensilvanyalı ağlak vaiz”i, şimdi büyük bir sahtekârlıkla “karşı taraf” gibi gösterme oyununa başvurup, işlerine gelmeyen herkesi “FETÖ çuvalı”na doldurmaya çalışmadılar mı? Daha dünkadar yakın bir geçmişte, FETÖ alçaklığını on yıllarca teşhir etmiş, bu “Cumhuriyet, aydınlanma ve demokrasi düşmanı enfeksiyon”a karşı mücadele eden Cumhuriyet gazetesinin yönetici ve yazarlarından bile “FETÖ işbirlikçisi-elemanı-muhibbi” yaratmaya çalışmadılar mı?
TSK’de, akademide, adliyede ve tüm kurumlarda, o alçakları temizleme faaliyetini istismar ederek her türlü Atatürkçü, ilerici ve muhalif unsuru tasfiye etmek için bu olayı kullanmadılar mı? Kullanmıyorlar mı? Aslında bu yolla tam da FETÖ’cü İhanet Teşkilatı’nın ekmeğine yağ sürüp, onların kamufle olmasına ve canlı kalmasına neden olmuyorlar mı?
Şimdi de şu “Soros” ikonuna sarılıyorlar.
Küresel kapitalizmin ve gezegenin her köşesinde gericiliğin finansmanı söz konusu olduğunda en sinsi aygıtlardan biri olan, “demokrasi - açık toplum” gibi cilalı kamuflajlar içinde, aslında bal gibi “faşist sermaye finansörlüğüne” soyunan mezkûr teşkilatı, sanki gerçekten “ilericiliğin, aydınlanmanın, emek ve demokrasi yanlısı uyanışın destekçisi” gibi sunmaya çalışıyorlar.
Bu toprakların tarihindeki en şanlı “demokratik ve barışçı başkaldırı hareketi” olan Gezi Direnişi’nin, yani 2013 Haziranı’nın arkasında George Soros varmış gibi göstermenin telaşı içindeler.
Hatırlarsınız, Irak Savaşı sırasında dünyanın sıkça duyduğu bir WMD “Weapons of Mass Destruction” (Kitle İmha Silahları) kavramı vardı. Buna, dünya medyasında bir de “ses uyumu” ile yeni bir WMD eklenmişti: “Weapons of Mass Distraction” (Kitle Yanıltma Silahları)...
Yani, Nazilerden ödünç, iğrenç Gestapovari yöntemlerle kitleleri kandırmaya-yalana dayalı “dikkat dağıtma” amaçlı, kara propaganda silahları.
Bugün de en etkili WMD olarak bu “Sorosçuluk” suçlaması sürülüyor piyasaya.
Dünya kapitalizminin ve onun emrindeki faşist iktidarların hâmisi ve finansörü olduğu halde, “Renkli Devrimler” silsilesinin arkasında yer aldığını gizlemeyen, ama aslında oralara “demokrasi değil, acımasız kapitalizmi koruyucu yönetimler monte etmek” amacını güden bu tehlikeli “Para İkonu”nu, aslında “solun, aydınlanmanın, emekçi direnişinin hamisi” gibi gösterme sahtekârlığı.
Seni kurnaz seni!
Kendi adamınızı, aslında birlikte iş tuttuğunuz “sizin takımın elemanını”, sanki rakip takımdaymış gibi yutturmaya çalışıyorsun kitlelere. İşin daha da ilginç ve vahim yanı, bunu “yiyenler” arasında ezilenlerin ve faşizmin pençelerinde inim inim inleyenlerin de yer alması.
“Kitle Yanıltma Silahları”nı etkisiz kılmanın yolu, her türlü emperyalist odağa ve emekçi düşmanı “ikon”a karşı birlikte ve örgütlü mücadeleden geçiyor. Yaklaşan seçim, bu örgütlenmenin ve uyanık olma gerekliliğinin her birlikte hatırlanacağı ve hayata geçirileceği bir dönem olmalıdır.

Tümü Zafer Arapkirli - Son yazıları

‘Özel cinayeti’ bizzat yerinde gördüm 17 Aralık 2018 Pzt
‘İtiraz istemiyorum!..’ diyorsun yani? 14 Aralık 2018 Cum
‘Beka sorunu’ 10 Aralık 2018 Pzt