Köşe Yazısı

A+ A-
Barış Terkoğlu

Hulusi Akar’a haksızlık mı ediliyor!

24 Aralık 2018 Pazartesi

Pazara gidiyoruz. Satıcının torbaya doldurduğu domateslere bakıyoruz. Belki de asıl çürük kasada kalanda.
Hulusi Akar meselesinde hepimiz yanlış yere mi odaklanıyoruz?
6 yıl önceydi. Hapisten çıkmıştım. Cezaevlerine ziyarete gittim. Amiraller, generaller, albaylar yan yanaydı. Bir albaydan işittim, “Bir emir verse gözümü kırpmadan ölecektim, şimdi komutanım beni savunmuyor” diyordu. Hastaneye kaldırılınca ailesini aramak için görevli üsteğmenden yardımcı olmasını isteyen bir general, “Hakkımda işlem yapılsa bana kim sahip çıkacak, generalini koruyamayan ordu üsteğmenini korur mu?” yanıtını aldığını anlatıyordu.
TSK’de balık baştan kokuyordu. Hulusi Akar Meclis’te “Hasdal’dan çıkmadım” diye bağırınca kütüphanenin önüne gittim. O dönemin anı kitaplarından rastgele seçtim. Semih Çetin’in “Bir İhanetin Öyküsü” elime geldi:
“Ağır demir kapı büyük gürültüyle açıldı. 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Hulusi Akar ‘İyi akşamlar arkadaşlar, nasılsınız bakalım’ diyerek içeri girdi. (...) Bu işlerde avukatın çok önemli olduğunu söyledi. Bunun doğru olmadığını ileride hep birlikte görecektik. (...) Cem Gürdeniz, Kolordu Komutanı geldiğinde odada değildi. Protesto ederek yanımıza gelmedi. Ancak Komutan ayrılmadan önce kendisiyle de görüşmek isteyince, her zamanki gibi hızlı adımlarla odaya girdi. Son derece soğuk bir tavır ve alaycı bir sesle ‘Ooo gözlerimiz yollarda kaldı efendim, nerelerdeydiniz?’ diyerek Komutan’ın elini sıktı...”
Kendi görev alanında, kendisine bağlı cezaevine, muhtemelen “yukarıdan gelen” bir kararla giden Hulusi Akar, pek de iyi karşılanmıyordu. Anılarda “sıkıntılı yüz ifadesiyle ayrıldı” yazıyor. “Avukat çok önemli” diyen Akar’ın, meseleyi teğmenler kadar anlamadığı anlaşılıyor.
Benim için en öğretici konuşmayı Hadımköy’de yaptım. Ellerinde terfi sırasındakilerin listesi vardı. Kumpası kurgulayanların kafasıyla okuyorlardı. Davalarla hedef alınanların üstü çizilince, birilerinin önü açılıyordu. AKP destekli FETÖ, yaptığı tasfiyelerle istediği domatesi kasada bırakıyordu.

Kumpaslar önünü açtı
Ya Hulusi Akar?
Fethullahçıların uydurduğu “28 Şubat’ın terfi ettirmediği komutan” yalanını yandaşlar da sevdi. Oysa kumpaslara kadar her şeyi yolundaydı.
2013’te sürpriz şekilde Kara Kuvvetleri Komutanı oldu. Genelkurmay Başkanlığı’nın önü açıldı. Sürpriz, çünkü hiç ordu komutanlığı yapmamıştı. Bekir Kalyoncu dahil sıradaki 3 komutan da Akar’dan daha kıdemliydi. Buna rağmen 4. sıradaki Akar seçildi.
Sadece kuvvet komutanlığı değil. 2007-2015 şûralarında kumpaslar nedeniyle yapılamayan terfi haberlerine bakın. Akar’ın önündeki “mayınlar”ın nasıl temizlendiğini göreceksiniz.
Ahmet Zeki Üçok’un “Tek Başına” kitabından aktarayım:
“Korgeneralliğe birinci sıradan kim terfi etmiş 2007 yılında? Korkut Özarslan. İkinci sıradan başka bir korgeneral, üçüncü sıradan başka bir korgeneral, dördüncü sıradan da Hulusi Akar Paşa terfi etmiş. Buna göre, eğer herhangi bir şey olmazsa Korkut Özarslan birinci sıradan orgeneralliğe terfi edip, ikinci yılında kara kuvvetleri komutanı olacak, bu iki yılı bitirdikten sonra, yaşı da genç olduğu için dört yıl da Genelkurmay başkanlığı yapacak. Peki, dördüncü sıradan ve bir önceki yıldan uzatmalı Hulusi Akar ne olacak? Yüzde 90 ihtimalle emekli.”
Korgenerallikte Akar sıraya girmeden önce bir yıl bekleyen Nejat Bek ve İsmail Hakkı Pekin’i de ekleyelim. 2011 yılında Akar’ın önünde orgenerallik bekleyen 5 general birden var. Bek’in Balyoz’dan, Pekin’in Ergenekon’dan alındığını hatırlatalım. Kumpasçılar, Akar’ın omzundaki yıldızlara “yürü ya kulum” diyor.

Hapishanede son karşılaşma
Peki, işe FETÖ karışmasa bugün Genelkurmay Başkanı olacak Korkut Özarslan, devre arkadaşı Hulusi Akar için ne söylüyor? Mustafa Önsel’in “Silivri’de Firavun Töreni” kitabından aktaralım.
Hapse atılarak Akar’ın önünden çekilen Özarslan’ın yerine 2011’de orgeneral olarak Genelkurmay 2. Başkanı olan Hulusi Akar, Hasdal Cezaevi’ne gelir. Korkut General, berber koltuğunda tıraş olmaktadır. Hulusi Akar, hem berbere hem kapıdaki yüzbaşıya yalnız kalmak istediklerini söyler.
“Özarslan: Bak paşam, benim Mehmetçikten de, bir yüzbaşıdan da gizleyecek bir şeyim yok. Ne söyleyeceksen onların yanında söyle.
Akar: Gelişmeler benim tasarrufumda değil takdir edersin ki. Verilen görevi kabul etmek zorundayız. Elimizden ne gelir? Beni mazur görmeni istirham ediyorum. Sana hakkını helal et demek ve veda etmek için geldim.
Özarslan: Sana helal edecek bir hakkım olmadığını düşünüyorum. Allah sizleri affetsin! Sana, vatan hakkını helal etsin! Başka söyleyecek bir şeyim yok!”
Bir süre kalakalan Akar’ın hızla oradan uzaklaştığını öğreniyoruz. Son gelişi budur. Terfi ettikten sonra bir daha hapishaneyi ziyaret etmiyor.
2006 yılında bir yıl beklemesi hariç onu durduran hiç olmamış. Hatta daha da ilginci, 15 Temmuz darbesinden yargılanan 171 generalin 152’sinin terfisinde Hulusi Akar’ın oyu var. Balyoz davasına çanak tutan raporu yazan ve bugün firarda olan bilirkişi Ahmet Erdoğan’ı da atayan ve arkasında duran da o.
15 Temmuz’a kadar “Akar FETÖ’cülere karşı neden anlamlı bir şey yapmadı” diyoruz ya, belki de haksızlık ediyoruz. Nasıl yapsın? FETÖ’nün kumpasları olmasaydı orgeneral, kuvvet komutanı, Genelkurmay başkanı ve nihayetinde bakan olabilir miydi?

Tümü Barış Terkoğlu - Son yazıları

Büzük öyle hafife alınacak bir şey değil 19 Ağustos 2019 Pzt
Kavakçı ailesinin bilinmeyen dayıları 15 Ağustos 2019 Per
‘Milli Ordu’ yerine ‘Hükümet Ordusu’ 12 Ağustos 2019 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Zeki Üçok, Mustafa Önsel, Nejat Bek