Köşe Yazısı

A+ A-

AKP’ye boykot desteği?

4 Ocak 2019 Cuma

Sosyal medyada 8 ayaklı bir akrep gibi, müthiş zehirleyici bir kampanya yürütülüyor:
1) Seçimlerin hiçbir anlamı yok, iktidar nasılsa sonuçları kendi lehine değiştirecek.
2) Kim seçilirse seçilsin, Cumhurbaşkanı onu görevden alıp yerine kayyım olarak kendi adamını atayacak.
3) CHP’nin de AKP’den hiçbir farkı yok, ikisi de emperyalistlerin oyuncağı, bağımsızlıkçı, milliyetçi Atatürkçüler seçimleri boykot ederek ikisini de cezalandırmalı.
4) CHP’nin muhalefeti yetersiz ve etkisiz, varlığıyla sadece iktidarın otoriter yönetimine meşruiyet kazandırıyor.
5) CHP sandık güvenliğini bile sağlayamıyor, bunu hem 16 Nisan 2017 Halkoylamasında hem de 24 Haziran 2018 seçimlerinde yaşadık, onu cezalandırmak için sandığa gitmeyelim.
6) Kemal Kılıçdaroğlu kötü ve yetersiz bir genel başkan; onu düşürmek için CHP’ye bir hezimet yaşatalım ki, istifa etmek zorunda kalsın.
7) Atı alan Üsküdar’ı geçti, Demokratik Rejim değişti, biz ne yaparsak yapalım, otoriter Tek Adam Rejimi egemenliğini sürdürecek.
8) Türkiye gibi azgelişmiş bir ülkede Demokrasi işlemiyor, hangi parti gelirse gelsin, yağmacılık ve kaba kuvvet hâkim oluyor, sandığa gitmenin bir anlamı yok.
İŞTE BU SEKİZ MADDE ERDOĞAN/ AKP İKTİDARININ 16 YILDA YAPTIĞI DEMOKRATİK TAHRİBATIN ÖZETİDİR!

***

Peki, ne yapalım?
Merdan Yanardağ’ın “abcgazetesi. com”daki “Yerel seçim bir kurtuluş olur mu?” başlıklı yazısından bazı alıntılara bakalım:
Önce teşhis:
“Ülke bir ikilemle karşı karşıya.. Toplum ya 200 yıllık aydınlanma ve modernleşme rotasını yeniden kuracak ya da Emevi yobazlığına bütünüyle teslim olacak. Dönemin siyasal ve toplumsal çatışma ekseni budur.”
Ve sonra tedavi:
“Kazanabiliriz. Bu zor, ama imkânsız değil. Toplum yeniden kaderine el koyabilir. Çünkü, her şeyden önce, toplumun çok büyük kesiminin, Arap-Selefi yobazlığına teslim olması imkânsız görünüyor.
Diğer taraftan, Erdoğan’ı ve AKP’yi iktidara getiren bütün iç ve dış dinamikler de köklü şekilde değişmiş durumda.

Bunu gören Erdoğan iktidarı, tarihsel ömrünü uzatmak ve geri dönüş eşiğini aşmak istiyor. Zaten bu nedenle hırçın, saldırgan ve baskıcı davranıyor...”
“Dolayısıyla önümüzdeki yerel seçimler, Türkiye’nin cumhuriyetçi, demokratik ve ilerici güçleri için toparlanmak, felakete doğru gidişi durdurmak, güç biriktirmek ve nihayet yeniden özgüven kazanmak için bir şans sunuyor. Nesnel (objektif) tablo budur.
Yani, adayların isminin ve niteliğinin ötesine geçen, onları aşan bir durum söz konusudur.”

***

ATATÜRK’ÜN MİRASI OLAN DEMOKRATİK CUMHURİYET’E SAHİP ÇIKMAK ANCAK ONUN MÜCADELESİNİ SÜRDÜRMEKLE OLANAKLIDIR!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’nun önlerindeki sınav! 25 Haziran 2019 Sal
Parti devletinin çöküşü 24 Haziran 2019 Pzt
Sandık başı için bir şiir! 23 Haziran 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Kemal Kılıçdaroğlu