Köşe Yazısı

A+ A-

Aykırı Sorular

Paylaş
instela'da paylaş
28 Eylül 2014 Pazar

Sevgili,
Enver Aysever’in CNN’de yayımlanan “Aykırı Sorular” programının yayından kaldırılması üzerine hemen aklıma gelen şu oldu.
- Egemenin sultasına sunulmamış yetenek cezasız kalmaz. Eh bizim Enver’de de yetenek bol olduğuna göre, bugünlerde başına bir iş gelmesini beklemek gerekirdi.
Gerçekten de Enver Aysever, çok alanda yeteneğini kanıtlamış genç bir arkadaşımız.
Sistemimizin meritokrasi (bir işe atamada liyakatın esas alınması) olmamasına karşın, bizde de yeteneğe hiç itibar edilmediğini söylemek yanlıştır.
Evet gerçi, eş dost, akraba ve özellikle yandaş kayırma illetinin en derin hücrelere kadar nüfuz ettiği toplumda yaşıyoruz. Ama onlardan sıra kalınca, yeteneğe de alan açılabiliyor. Çünkü toplumdaki kokuşmuşluğa karşın zaman zaman yetenek hâlâ prim yapıyor.
Ancak yetenek prim yapmakla birlikte zaman zaman can sıkıcı olabiliyor, çünkü yetenek, yandaşılığın aksine, kendine güvenen, dolayısıyla bağımsız olma niteliklerini de bağrında taşıyabiliyor. O bakımdan da egemenin gözü fırsat sunduğu yeteneğin üstündedir hep.
Bu durumda kendisini kanıtlama sorunu olmayan yetenek, bağlılığını ispatlamak ve sultaya boyun eğmekte olduğunun işaretlerini vermek zorundadır.
Vermediği zaman başına gelecek olan, Enver Aysever’in başına gelendir. İçinde bulunduğumuz dönemde Enver Aysever olgunun tek örneği de değil.
                                                                 *** 
Olayın bir de aykırı soru yanı var.
Dogmaların egemen olduğu toplumlarda soru sevilmez, istenmez.
Oysa insanı insan yapan sorudur.
Çünkü soru, insanı gerçeğin kapılarına dayanmaya götüren yolun ilk adımıdır.
Soru meraktır ve merak klişeyle, sloganla yanıtlanabilecek bir şey değildir.
Merak ve soru kuşkudur.
Dogmacı ve dayatmacı toplumlar kuşkuyu sevmezler. Onlar için soru, ancak dogmaları, dayatmaları haklı kılacak, sloganların tekrarlanması için tutulmuş çanaklar olduğu zaman makbuldür.
Dayatmacı toplumlarda soru uysal olduğu zaman mazur görülüp icazet alabilir.
Kuşkuculuk, giderek aykırılık ancak demokrasilerde hoş görülecek, katlanılabilecek bir şeydir.
Bu kuralın istisnası yoktur. Yani bir toplum, kimi alanlarda, demokrasi ve özgürlük yoktur, ama kimi alanlarda kuşkuculuğa yer vardır, gibi bir durum olamaz.
Çanakçı ve çanak yalayıcı yandaş medyanın egemen olduğu bugünkü Türkiye’de de aykırı sorulara yer olmadığını belirtmeye bile gerek yok.
Türkiye 2014’te, bir yetenek alenen aykırı sorular soracak!
Olacak şey mi?
Nitekim olmadı da!
İşte Enver Aysever’in “aykırı sorular” olayının ardındaki gerçek bu!..
                                                                 *** 
LÖSEV
Sevgili, internetimde LÖSEV’den gelen bir ileti buldum.
Biliyorsun, LÖSEV bugün kanserde yüzde 90 tedavi başarısı yakalamış, BM’nin danışmanı bir sivil toplum kuruluşu.
1990’lı yıllarda tedavisine başlanan her lösemili 100 çocuktan 80’i kaybediliyordu. Daha acısı iki çocuktan bir tanesinin tedavisi devam edemiyordu.
Bugün büyük başarılar elde edilmiştir.Ayrıca LÖSEV tarafından 2010-2013 arasında lösemili çocuklara yapılan maddi yardımlar şöyledir:
Banka hesabına yatırılan maddi yardımlar:
20.593.450 TL Ayni yardımlar (et, bakliyat, giyim vb):
6.588.000 TL Sağlık ve tedavi yardımları: 11.937.941 TL Eğitim yardımları ve sosyal yardımlar:
1.711.284 TL Bütün bu yardımların toplamı da
40.830.675 TL ediyor.
Sevgili,
LÖSEV’in senden isteği, kuruluş hakkında bilgilenmen, eğer değer görürsen dostlarını ve yakınlarını da bilgilendirmen ve önümüzdeki bayramda kurban bağışını (birkurban 570 TL) LÖSEV’e yapman.
Gerekli bilgiler için başvurabileceğin adresler:
Alo LÖSEV: 0532 765 06 60 - 0312 447 06 60. Banka bağışları için internet ekranında online bağış: losev.org.tr Bütün bilgiler için: www.losev.org.tr
Unutma, her kurban lösemili çocuklara can!

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Enver Aysever