Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Gülengül Altınsay

Futbol artık nefret alanı

14 Şubat 2019 Perşembe

Gündem dopdolu; hala tartışılan Galatasaray- Trabzon maçının hakem kararları, MHK Başkanı Namoğlu’nun istifası, Milli Takım Teknik Direktörü Lucescu’nun ayrılışı… Dikkat ettiniz mi, tartışmaların hepsi negatif konular. Söylemler hiddet ve nefret söylemi… Kazan son hızıyla kaynatılıyor ki asıl meselelere kafa yormayalım, kavga döğüş bir kaosun içine sürüklenmeye devam edelim. Biri Çanakkale savaşından, verilen şehitlerden giriyor, ekrana çıkan bazıları “Türkiye beni dikkatle dinle” anonsuyla tüm Türkiye’ye futbola dair mühim açıklamalar yapacağını ilan ediyor. Olayımız ise sadece bir maçta yapılan hakem hataları.

Emekle oynuyorsunuz
Evet büyük hatalar yapıldı o karşılaşmada. Skorla oynandı, gencecik oyuncuların emeğiyle oynandı. Daha önemlisi sisteme inançları zedelendi, kalpleri kırıldı. Peki bu sürpriz mi ve de ilk mi? Hayır. Daha önce de şampiyonluklar, düşen kalan takımlar hakem hatalarıyla el değiştirmedi mi? Çünkü bizim sistemimiz bu. Her sıkıştığımızda işi kim daha fazla milletini, vatanını seviyor noktasına getirmek, kim Çanakkale’de daha fazla şehit vermiş tartışması açmak sorunları çözer mi? Yoksa hedeften mi uzaklaştırır?
Ve iki de bir öne sürülen “takımlarda kaç tane milli marşı söyleyebilecek futbolcu var” sorusuna gelelim. İki olmuş, beş olmuş ne fark eder. Milli takımlar değil ki bunlar futbolcuların milliyetleriyle uğraşıyoruz. Ayrıca lig maçlarında milli marş söylemek her halde Avrupa’da sadece bizde olan bir uygulama. Tamam biz böyle istiyor olabiliriz ama bari “kaç kişi söyledi söylemedi” tartışmaları yapmayalım artık.

Var ’ı kim çözecek?
VAR lafı geçer geçmez tereddütsüz “Bu sistem yeni bir tartışma kapısı, yeni bir rant kapısı açar, bundan böyle VAR’ı tartışırız” demiştim. VAR’la bir çok hatalı karar düzeltildi. Yani bazı yararları tabii ki oldu. Ama bazı VAR’lık pozisyonlar es geçilince, VAR takımına göre farklı işleyince büyük hatalar da yapıldı. Ve VAR sistemine güven de daha ilk sezonda yok oldu gitti. Çünkü işin içinde yine bizim hakemler var. Bir gün sahada ertesi gün VAR’da görev yapan hakemler. Daha önemlisi onları oraya atayanlar da yine aynı kişiler. Yani muktedirler aynı. Kendi kurdukları düzeni niye sabote etsinler ki. Olan sadece bize VAR adında yeni bir oyuncak verilmesi. Oyalanalım, kafayı kaldırmayalım diye.

Ne değişecek?
Şimdi Namoğlu da gitti, yeni bir MHK başkanı olacak. Biz de bir süre onunla oyalanacağız. Sanıyor musunuz ki her şey düzelecek. Birden hakemler ve VAR her takıma eşit mesafeden bakacak ve adalet tesis edilecek. Tarla değişmedikçe tarlayı sulayan Ahmet olmuş Mehmet olmuş fark eder mi? Ama biz şimdi yeni MHK başkanını izleyecek oyalanacağız. Kendimizi ülkenin merkezindeymiş sanarak…
Oysa durum hiç de öyle değil.
80 milyonluk ülkede 60 milyon zaten futbolla ilgilenmiyor… Ama bu kuru gürültü sürdükçe, millet geçim derdindeyken futbolda bu uçuk paralar bir kalemde harcandıkça, kamu kaynakları yöneticilerin beceriksizliklerini örtmek için kullanıldıkça ilgili 20 milyon futboldan uzaklaşacak, kalan 60 milyon da nefret etmeye başlayacak. Ona göre…

Lucescu için…
Aslında onca hakarete varan eleştiriye rağmen Lucescu Milli takımda bir değişime imza attı. Takımı gençleştirdi. Yetenekli gençlerle yeni bir sistem oluşturdu. Bu takımın başarılı olması için zamana ihtiyaç vardı o kadar. Ülkedeki son yabancı antrenörü de gönderdik böylece. Güle güle Lucescu. Merak etme senin ülke futboluna kattıklarını anlayanlar da var. Emeklerin için teşekkürler…

Tümü Gülengül Altınsay - Son yazıları

İlkesizlik 16 Şubat 2019 Cmt
Futbol artık nefret alanı 14 Şubat 2019 Per
Savaşan kazandı 10 Şubat 2019 Paz