Cumhuriyet Davası!

21 Şubat 2019 Perşembe

Cumhuriyet Gazetesi basın tarihimizde en geniş yer tutan yayın organıdır. Cumhuriyet’in ilanıyla yaşıt gazete, ülkemizin bütün süreçlerinde hak, hukuk, adalet, özgürlük ve demokrasiden yana tavrını almıştır.
Türkiye gibi ülkelerde fikir gazetelerinin işi çok zordur. Siyasi dalgalanmalardan en çok onlar etkilenir. Kimi yayın organları dalgaların altında kalır, batar. Bunun hem ülkemizde hem dünyada pek çok örneği vardır. Çünkü ülkenin karşı karşıya kaldığı sorunlara çözüm üretirken, fikir gazetelerinin içinde de çatallanma olabilir.
Böyle bir durumun üç muhatabı vardır; gazetenin yönetimi, çalışanları ve okurları...
Cumhuriyet geçmişte bu tür durumlarla karşılaşmış ve aşmıştır.

***

Ancak önceki gün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin (İstinaf) onayladığı Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarına ilişkin karar, yukarıda özetlediğimiz sürecin dışında, tarihte eşi görülmemiş bir hukuksuzluk örneğidir. İddianamede 667 kez “haber” sözcüğünün geçmesi her şeyi ortaya koymaktadır.
Gazetemizin yakın geçmişindeki yöneticileri, “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte...” diye başlayan çerçevesi geniş, hukuka sığmayan bir suçlamayla hüküm giydi.
Böyle bir karar en çok FETÖ’nün işine gelir. Dünya da der ki, “Bakın Türkiye’de Cumhuriyet gibi bir gazete bile terör örgütü ile bağlantılı gösteriliyor.
Davada sıcak durum, kararları İstinaf tarafından onaylanan Cumhuriyet çalışanlarından 5 yıldan az hüküm giyenlerin hapse girmesinin gündemde olması. Onlara Yargıtay yolu kapalı. Daha yüksek ceza alanlar ise Yargıtay’a başvurabilecek. Oradaki yeniden incelemede kararın bozulma olasılığı bugünkü koşullarda bile var. Bu durumda az hapis alan hemen hapse girerken, çok hapis alan bir hak arama yolu daha kullanacak.
Özellikle çok sanıklı davalarda böyle bir uygulamanın anayasaya aykırı olduğuna ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne açılan dava 27 Aralık 2018’de sonuçlandı. 2018/71 esas sayılı kararın özeti şu:
Bu durum anayasanın 90. ve 36. maddesine aykırıdır. Yasanın bu maddesini iptal ediyorum.
90. madde yasaların uluslararası sözleşmelere uygun olması gerektiğini, 36. madde ise hak arama ve adil yargılanma hakkını içeriyor.

***

Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı bu kadar açık.
Şu aşamada infazın başlamaması, tüm Cumhuriyet çalışanlarıyla ilgili Yargıtay aşaması bitene de beklenmesi gerekiyor.
Yukarıda aktardığımız kararı alan AYM’nin basın özgürlüğünün çerçevesini de çizme sorumluluğu var.
Haberden terör örgütü üretmek ne yazık ki uzun süredir karşılaştığımız bir durum.
Basının özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür.
Hukuksuzluklara karşı mücadelemizi hak arayan son kişi özgürlüğüne kavuşana dek sürdüreceğiz.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

AB ruhu çökerken! 12 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları