Köşe Yazısı

A+ A-

İşin aslı, söylenenler ve anlamları

25 Mart 2019 Pazartesi

“Belediyecilik memleket işi, gönül işidir”: Her taraf bu sloganlarla kaplanmış durumda. Öyle mi?.. AKP için belediyecilik rant işidir, ihale işidir, para kazandırma işidir, kendisini ve yandaşını zengin etme işidir; belediye arsalarını binalarını gelirlerini cemaatlere tarikatlara şirketlere peşkeş çekme işidir.
Belediyeler yamyamların aç kurtların dadandığı yerlerdir. Kendi kişiliğiyle varlığıyla bir iş tutturamayan, o yeteneği olmayan yandaşların kısa zamanda sermaye devşirmek, dünyalığını tutmak isteyen yandaşlara, kimliğine göre mutlaka önemli bir iş kapma kapısıdır. Ama 300 bin liralık ama beş yüz veya birkaç milyonluk. Durum ve koşullara göre.
İş mi yok, bozar yıkar yapar.. Moda İskelesi’nin yoluna buldozerleri sokar yeniler ve birilerine belediyenin parasını aktarır.
Belediyeler yerel hortumların bağlandığı yerlerdir. Para nerede varsa oraya üşüşürler, atsinekleri gibi.

***

“Önce millet, önce memleket” deyişlerinden ortalık yıkılıyor. Sanırsınız ki memleket sevdasından bir deri bir kemik kaldılar. Bakıyorsunuz, bu sevda kasaları dolduruyor, göbekleri şişiriyor, şişmanlık ve obezlik almış başını gidiyor. Memleket sevdası demek, iyi arabalar, lüks lokantalar, lüks dükkânlar... Şiş cüzdanlar. Millet lazım onlara tabii ki, vergi verecek ki kasalarda para biriksin ve harcansın. Memleket de milletin paralarını sorgusuz sualsiz yönetmek için gerekli.
Milletime kimse yamukluk yapamaz: Çünkü onlar velinimet. Vergi depoları, oy depoları.. Ama yasalara, anayasaya yamukluk yapabilir. İnsanları keyfi tutuklayıp içeri atabilir. Tehdit edebilirsin tüm herkesi.

***

Televizyonlara emir verebilirsin, şunu göster bunu göster diye. Çünkü kastettiğin tüm televizyonlar artık iktidarın tüm emir ve kumandasına amade hale getirilmişlerdir. Bunca yıldır boşuna mı çalışıldı hepsinin üzerinde.. Ziraat Bankası’nın Hürriyet patronlarına sağladığı 2 yılı ödemesiz 10 yıl vadeli düşük faizli 675 milyon dolar kredinin ödemesine ne zaman başlanacak?
“İstanbul büyük aşkım”.. “Aşkım, sevdam, teşekkürler İstanbul”. Şüphesiz! En dürüst sloganlardan biri. İstanbul’dan yürüdü Ankara’ya ve 17 yıldır ülkenin tüm nimetlerini devşiriyor. En büyük sevdaları, bitmez tükenmez bir aşkla bağlılar bu kente.. Taşı toprağı altın. Milyarlar akıtıyor iktidara, ne demek milyarlar, on milyarlar yüz milyarlar...
İktidarın erkekleri için İstanbul durmadan sevecekleri bir kadın gibidir. Bakalım İstanbul, yeter artık, düş yakamdan diyebilecek mi önümüzdeki pazar günü?!

***

“Ankara bir daha asla elitlerle anılan bir kent olmayacak.” Bu zamanda kendine saray yaptıran milletinin hizmetinde adeta kulu kölesi bir iktidar.. Uçaklar uçaklar, helikopterler.. Yazlık saraylar.. Ülkenin itibarından tasarruf olmaz, kılıfıyla büyük bir lüks yaşam, modern zamanların saraylarından yaşamlar asla bir elit anlamına gelmez.
Ve “Ben vaktinizi almayayım..” diyerek alanda toplananlara kısa bir merhabadan sonra “Cumhurbaşkanı projelerimizi anlatacak” diyerek mikrofonu teslim eden bir belediye başkan adayı, Binali Yıldırım.
Haklıdır. O koltukta manevi olarak oturacak olan Cumhurbaşkanı’dır.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım