Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Hikmet Çetinkaya

Cemaat - AKP: Kim Güçlü?

26 Kasım 2013 Salı

Kavga giderek büyüyor, Erdoğan geri adım atmıyor...
Peki, bu işin sonu ne olacak?
Başbakan Erdoğan Trabzon’da yaptığı konuşmada dershanelerin tümünün kapatılacağını açıklarken, Fethullah Gülen cemaatinin yayın organlarından Zaman gazetesi dün manşetten verdiği haberinde bilim insanlarının görüşlerine yer veriyordu:
“Bu çağda devlet zoruyla dönüşüm yapılamaz...”
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun dershanelerin kapatılmasını şöyle yorumluyor:
“Dershane kapatma ya da zorla dönüştürme anayasaya ve insan haklarına aykırıdır...”
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, pazar günü gazetemize yaptığı ziyarette, bir soru üzerine bu konuya değindi.
Kılıçdaroğlu, “Dershaneleri neye göre kapatacaksın, kime danıştın?” deyip ekledi:
“Hükümetin, önce eğitim sistemini düzeltelim, dershanelere gereksinim kalmasın, diye bir düşüncesi yok.
Kin ve intikam duygusuyla yola çıkıyorlar. Dershanelerde çalışan 100 bin kişinin sonu ne olacak? Dershaneler şu anda bozuk eğitim sisteminin bir parçası.
Çocuklarımızı okula diploma alsınlar diye gönderiyoruz. Ben olaya cemaatin okulu, dershanesi olarak bakmıyorum.
Eğitim sistemi bozuk, gelin eğitim sistemini değiştirelim.”

***

Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşüne katılmamak elde değil...
Türkiye’de tüm aileler bu eğitim sisteminden tedirgin...
AKP iktidarında kaç Milli Eğitim Bakanı değiştirildi?
Sayısını bile unuttuk!
Beş mi altı mı?
Cemaat-Erdoğan arasındaki bu çekişmenin sonucu ne olur, orasını kestirmek şimdiden zor!
Gazeteci Ahmet Şık’ın BirGün’e yaptığı açıklamada, somut gerçekler var...
Ne diyor Şık:
“AKP’nin elinde cemaati bitirecek bir arşiv var?”
Peki, cemaatin elinde de AKP’yi bitirecek bir arşiv var mı acaba?
Sanki bir yerlerde Amerikanvari bir senaryo hazırlanmış ve sahneye konulmuş...
Şimdi provaları yapılıyor!
Dershanelerde büyük bir rant var, bunu yıllarca yazıp çizdik, kimse umursamadı...
Milyar dolarla oynanıyor!
Fotoğrafın bir başka yüzü de var, onu kimse görmek istemiyor.
Cemaat devletin yargısında, istihbaratında, eğitiminde, en duyarlı kurumlarında yıllardan beri örgütlenmiyor mu?
İsterseniz şöyle 40 yıl geriye gidelim, neler olup bittiğini, örgütlenmenin kollarını yeniden anlatalım...
O yıllar çok geride kaldı...
Fethullah Gülen’in “Hizmet” diye tanımladığı hareket, büyük bir ekonomik ağ kurdu dünyanın pek çok ülkesinde.
Okullar, şirketler, dershaneler...
Devlet içindeki yapılanmasını özellikle 2002 yılında tamamladı.
Ekonomik güçlerini arkalarına alarak bugünlere geldi cemaat.
Türkiye’nin küreselleşmenin model bir ülkesine dönüşmesinde cemaat, AKP ile birlikte yürürken, iktidarda söz sahibi oluverdi.
Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” kitabını bir okuyun isterseniz, orada sürecin nasıl ivme kazandığını öğreneceksiniz.
Falcı falan değildim ama o sürecin 40 yıldır nasıl çalıştığını yıllarca yazmıştım.
Artık yazacak bir şey kalmamıştı; eski yazılarımı ısıtıp ısıtıp yeniymiş gibi önünüze sürmekten başka yapacak bir şey de.
Yargıda, eğitimde, poliste, medyada etkinlik...
Eğitim sistemi bozuk, dershaneler bu yüzden bu kadar yaygın!
Asıl sorun, neyi tartıştığımız...
Eğitim ve sağlık dökülüyor...
Devletin tüm kurumlarında var cemaatin etkinliği...
Bir daha söyleyeyim, bu bir iktidar kavgasına (savaş da diyebilirsiniz) dönüştü.

***

Erdoğan’ın dershaneler konusunda geri adım atmayacağı kesin, bu böyle biline...
Asıl o büyük fotoğrafa, cemaatin Mavi Marmara baskınından sonra takındığı tavrına bir bakın...
İsrail, Suriye, Mısır...
Cemaat bu konuda ne diyor, El Kaide’ye, El Nusra’ya nasıl bakıyor, hükümeti nasıl eleştiriyor?..
Kavganın görülen yüzüdür dershaneler.
İşin içinde rant vardır, iktidar mücadelesi vardır...
Bir de ABD, İngiltere, Almanya...
Cemaatin bu ülkelerdeki gücü, lobi çalışmaları...
Ve devletin derinliğindeki yapılanmayı ele geçirme...
AKP-cemaat savaşının galibi olmaz...
Cemaat, Erdoğan’sız bir AKP istiyor, bu da gerçekleşmez...

Tümü Hikmet Çetinkaya - Son yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018 Paz
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018 Per
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018 Sal