Feyzi Açıkalın

Memlekete bahar ne zaman gelir

04 Nisan 2019 Perşembe

“Mart’ın Sonu Tabii ki Bahar”dır. Doğanın uyanışını mevsimlik, köksüz lalelerle yutturmaya kalkanların elinden aldığında ise, bahar daha da değerlenir.

İnsanlar birden, başka baharların da farkına varır. Artık yalnızca bir fotograf çekimi süresince yararlandığı o yapay güzelliğin gerçek olmadığını anlar.

Kökü daha derine gidenlere yönelir. Yeni sahiplendiği cılız gövdenin baharda çiçeklerle donanması, arkasından yaprağa durması iyidir de… ille de koku ister insan.

Koku dediğin her zaman parfüm saçanı değildir. Bazen tezek kokusu alırsın. İşte o, bitkinin serpilip gelişmesini sağlayan, yine bir başka canlıdan alınmış enerjidir; gübredir.

Yalnız o kokuyu, tarlanın içine s.maya geleninki ile karıştırmayacaksın… ve de bahçe kenarlarına ısırgan otu ekeceksin ki, taharet almaya kalktığında canı yanacak…

Sürülmüş tarlanın toprak kokusu da iyidir. Sürülerek, alt üst edilerek işlenmiştir o tarla; bitkilerin soluklanması için. Yağmur yağdığında ortaya çıkan solucanlar ise candır.

Sağlıklı bir bahar istiyorsan bitkiler arasındaki döllenmeyi de sağlayacaksın. Düzgün, sıralı ekeceksin dişi ve erkekleri. Olmadı, tohum taşıyacaksın bir diğerine, çöpçatanlık yapacaksın. Aralarındaki teması sağlayan kuşlara sakın ola ki dokunmayacaksın.

Onları süs bitkisinden ayırt edip, verim alacağın bir tarlaya dönüştüreceksen, her türe eşit gübre verecek, sulayacak, ilaç yapacaksın. Ağaç hissedecek ayırım yapılmadığını.

Gözün hep üstlerinde olacak. Yok ediciler yeşermekte olan filizleri çok sever. Hemen üşüşürler üstüne; en büyük damarlarından usare emip, iki büklüm ederler yaprakları. Bitkinin soluk alıp verişini kesmek isterler.

Hastalık etmenine göre savaşacaksın onlarla; hangi dilden anlıyorlarsa, zayıflıkları neyse. Çoğunlukla ilaçla, olmadı predatör denen avcı sinekleri salacaksın üstlerine. Hiç beklemeyecekler bu yöntemi, bozguna uğrayacaklar.

Komşu bahçeden geliyorsa hastalık, o bölgeyi de ilaçlayacaksın. Hem de sahibine haber bile vermeden.

En umut vaat eden türün liderliğinde bahçeyi kuracaksın. Ondan aşı alıp, diğerlerine onun diriliğini, gürlüğünü, verimini taşıyacaksın. Bahçe sınırına daha çalı formundakileri ekeceksin, savunma için.

Ürün alındıktan sonra üstünde meyve bırakmayacaksın. Toprağa düşenlerin de orada kalmasına izin vermeyeceksin. Hastalık orada pusudadır. Yerde gelişimini tamamlar, zamanı geldiğinde gider yine meyveyi sarar. Onun için, çürüyenleri oradan kaldıracaksın.

Kuruyan, işlevini kaybeden dalları sert budamaktan kaçınmayacaksın. Üretmekten vazgeçmiş, gövdeyi sömüren asalakları kesip atacaksın. Göreceksin, bir dahaki bahara nasıl taze filizler gelecek. Nasıl yeşerecek ağaç.

Velhasılı kelam, bahar bir seyirlik değildir. Yalnızca koklayarak önüden geçip gittiğin bahar anlık bir mutluluktur. Verdiği yaşam enerjisini, doğurganlığını sürekli kılabilmek için savaşım vereceksin.

Yapmazsan, hep başka baharları gözlersin; hiç gelmeyecek olan…