Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Futbolun kamburu!

17 Nisan 2019 Çarşamba

Beni tanıyanlar ve takip edenler bilir. Ben hakemlerin konuşulduğu futbolu ve programları sevmem. Çünkü eşyanın tabiatına aykırıdır. 90 dakikada atılan veya yenilen goller skor olurken yıldızların yaptığı özel kariyer sahibi olma güzellikleri unutulmaz olarak akıllarda kalacaktır! Ne yazık ki Notre Dame’ın kamburu ve Esmeralda’yı bizim anılarımıza kazıyan katedralin tüm dünyayı şaşırtacak biçimde onarılırken yakılması nasıl ki büyük bir skandaldır ve işte oyunun içinde olası yanlış düdüklerin sonuca etki yapması da öyle bir rezilliktir! Hakemler oyunun doğal parçası olmak yerine yaşamın doğal gerçeğinden kopmak isteyen robot düşünürleri VAR diye işin teknolojik yanını işin içine sokarken umutluyduk! Artık yanlış olmayacaktı! Öyle ya yanılan hakemin başvurusu ve hatasını düzeltme şansı belgeli olmalıydı! Oysa unutulan gördüğünü çalan değil yorumlayan zihniyet adeta katmerli bir danışıklıkla (!) sonuçta kararı yine insanın vermesi ve hatta önyargılara da yandaş olması gücü oyunu kirletti! Bu bir ne yapalım yangınıdır ve yanan katedralden daha çok yara açar futbolumuzda! Bu hafta yıllardır 3 dakikalık özetten sadece hakem hatalarını tartışan futbolun doğal yapısından kopma ve konudan saptırma sürecini yaşadık! Artık şampiyon belli iken ikincilik kavgası veren Galatasaray rakibinin 10 kişi kalmasından yararlanamadı ve klasik kaderine boyun eğdi! Ama hakem Ali Palabıyık oyuna etki eden düdüğünü farklı çalıp VAR’a onaylatınca bize sadece bu “deveyi gütmek!” kaldı!
Biz yine futbola dönelim.. Galatasaray önce kendini sorgulayacak. Eksik rakibine karşı goller atmayı beceremedi. Tarihinin en zor sürecini yaşayan Fenerbahçe’nin canla başla mücadelesine teslim oldu.
Son iki haftada özellikle ikinci yarılarda coşan Beşiktaş teknik ve fizik üstünlüğünü ortaya koyarak 6 puanı haklı kazandı. Yıllardır yenemediği Başakşehir 90 dakikasında oyunun başında ilk kez Karius’un kurtarışları ile oyunu 3 puanla bitirdi. Zorunlu nedenle sürekli futbolcularını hatta yıldızlarını satan Siyah- Beyazlı takım psikolojik anlamda bazı futbolcuların katılımı ile gol atmayı ve oyunu elinde tutmayı beceriyor. Burak’ın üstün ve başarılı olma hırsı ve golcülüğü Siyah-Beyazlı taraftarın tribün küskünlüğünü dahi pozitif desteğe dönüştürdü. Lig bundan sonra bu takımların mücadelesine renk vererek devam etse de Başakşehir avantajlı!
Bu arada iki futbolcu çok dikkat çekiyor Beşiktaş’a. Gökhan Gönül ve Atiba yaşına yakıştırılan fizik gücü aşarak harikalar yaratıyorlar! Sahahın her yerinde olan Atiba kritik goller atarak da takımına can veriyor. Sağ kanatta önünde oynayan arkadaşlarının yetersizliğine karşın Gökhan bitmek bilmeyen bindirmelerle çok başarılı bir örnek oluyor.
Ligimizin futbolunda konuşulacak önemli konulardan birisi de kimilerine yaş baş engeli koymaya çalışanların ısrarla Lucescu tercihinde kendilerine ters düşen aldatmacalarıdır.
Notre Dame’ın hazin sonu aslında ilk yaşanmıyor! Esmeralda ile de acı bir aşk öyküsü yaşayan ve bugünlere gelirken şimdi de maddi anlamda yangın ile yok edilmesi kimseyi şaşırtmamalıdır! Çünkü robotik bir gidişin başarılı insan beynine karşı bir ikilemidir bu. Tıpkı Frankeştayn’ın geçmişte kendisini yaratan bilim adamına hayali duruşu gibidir gidiş. Millet insanlı Mars’a gitme yolu arıyor; biz ise gerçeği gördüğümüz halde VAR’ı alet ediyoruz futbol panayırına!

Tümü Adnan Dinçer - Son yazıları

Burak’ın imzası 23 Nisan 2019 Sal
Futbolun kamburu! 17 Nisan 2019 Çar
Uyanış 14 Nisan 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Gökhan Gönül