Server Tanilli

Büyüklere Kitaplar...

04 Ekim 2008 Cumartesi

Geçen hafta, bayramın yaklaşmasına bakıp, önce çocukları sevindirmek için -kısa bir liste halinde - birkaç kitap önermiştim.

Sevindirdiğimi sanıyorum.

Bayramın artçısı günlerdeyiz; büyüklere de bir küçük liste.

*

Adnan Binyazarın uzun yaşamını dolduran yoğun uğraşlarının başında öğretmenliğini görürüm. O derin edebiyat kültürü, onu da dile getirdiği -güzelim- Türkçe, hocalığının kanatlarıdır.

2. baskısı Cumhuriyet Kitaplarda bu yıl çıkan Ozanlar, Yazarlar, Kitaplar adlı eserini biraz karıştırınız, onun nasıl bir evrende uçtuğunu görürsünüz.

Usta bir eğitici, aynı zamanda usta bir edebiyatçıdır: Adnan Binyazar, incelemelerinin yanı sıra romanları, öyküleri ve denemeleriyle ön sırada bir kalemdir. Ondan Masalını Yitiren Devi, Şairin Kedisini, Duyguların Anakarasını, özellikle Ölümün Gölgesi Yoku okumanızı isterdim. Bir okuru olarak söylemeliyim: Şu son roman, Binyazarın şaheseridir.

Usta edebiyatçımızın yeni eseri, Can Yayınlarından çıkan Edebiyatın Dar Yolu adını taşıyor. Onun eleştiriyi, edebiyatın dar yolu olmaktan çıkaran denemelerini içeriyor, Halide Edip Adıvardan günümüze, sizi edebiyatımızda yeni bir yolculuğa çıkaracak yeni bir eser bu.

Güzel okumalar, güzel yolculuklar okurlar!

*

Gazetemizde, Meriç Velidedeoğlunun haftada bir yazıları okurlarımızın sevincidir: Başta, öğretici olmalarıyla, bir de dürüst yanlarıyla. Tarihe bakarken, yığınla sahtekârın dolaştığı toplumumuzda, Meriç Velidedeoğlu birkaç namuslu kalemden biridir.

Cumhuriyet Kitapları, o yazıları toplamakla iyi bir iş yapmıştır: İlk kitap, 2004 yılında, Laiklikten Şeriata mı? adıyla çıkmıştı ve arka arkaya basım yaptı, yani okurlar aradılar.

O yazılarda, yazarımız, aynı zamanda bir kadın onurunun bilincindedir.

Yayınevi, yazarımızın o tarihten bu yana yazdıklarını, Demokrasiden Teokrasiye mi? adıyla kitaplaştırdı. Yazıların yayım tarihlerinden anlıyoruz ki, AKPnin iktidara çıkışından bu yana yaşadıklarımızı anlatıyorlar: Çağdışılık, gericilik, dincilik, ikiyüzlülük, Ilımlı İslamsahtekârlığı, evrim düşmanlığı, Laiklikten Uzaklaşan Yobazlaşan Türkiye”, “melez demokrasiuğraşı, Saçsız Baş Sorunu”, “Sıkmabaş Cumhuriyeti”...

Her yazı, son 6 yıldaki geriye savruluşlarımızı suratlara vuruyor.

Hepsi de, 1923 Devriminin bilinciyle dolu.

Kitabı bitirip kapattığınızda, yazıların sıradan bir hayıflama olmadığını görüyoruz. Bu yazılar, 1923 Devriminin nabız vuruşlarıyla yazılmış belli ki. Bir kez daha anlıyorsunuz ki, 1923 Devrimi bitmedi, bitmeyecek...

*

Prof. Necdet Sakaoğlu, düşünce tarihimizin saygın araştırıcılarından biridir: Osmanlıdan Günümüze Eğitim Tarihi, onun kalemindendir. Bu büyük araştırmacı, Divriği üstüne eserinden sonra, geçen yıl, DenizKültür Yayınlarından çıkan, 20. Yüzyıl Başında Osmanlı Coğrafyası (1907-1908) adlı çalışmasını yayımladı.

Coğrafya ile tarih iç içedir ve yakın tarihimiz apayrı bir önemdedir. Bu yıl, 2. Meşrutiyetin 100. yılını andık. O tarihin uzantısında Osmanlı İmparatorluğunun çökmesini; ama Anadoluda da yeni bir tarihin kanatlanışını görürüz.

Böylece, Prof. Necdet Sakaoğlunun eseri, bambaşka bir önemdedir: Başlı başına bir kültür tarihi, ya da o tarihin pek önemli sayfaları önümüzde duruyor.

Hoca, eli öpülesi bir iş yapmıştır. Sağ olsun!

Sakaoğlu Hoca, yorulmaz bir araştırmacı ve kalem: Geçen yıl, OsmanoğuIIarının Ünlü Kadın Sultanları adlı dev bir eserini de kattı yayınları listesine.

Avea Yayınlarda çıkan eser, zengin bir görsel malzemeyle, Osmanlı Hanedanından 37 kadın sultanın yaşamöykülerini veriyor; bunu yaparken de, sırlarla dolu kapıları bizlere aralıyor”.

Anlatılmaz bir zenginlik önümüzde.

Hocayı bir kez daha kutlayarak...