Köşe Yazısı

A+ A-

Başarısız iktidar, günah keçisi ve şamar oğlanı

14 Temmuz 2019 Pazar

İnsan hakları ve özgürlüklerinin gittikçe yaygınlaştığı ve derinleştiği çağımızda, bazı ülkelerde görülen otoriterleşme eğilimleri, anakroniktir; yani tarih içinde yerini şaşırmış, çağ gerisi bir anomalidir; bu nedenle de geçicidir.

***

Otoriterleşen her iktidar, başarısızlığa ve değişmeye mahkûmdur:
Çünkü, başarısızlaştıkça, otoriterleşir...
Otoriterleştikçe başarısızlaşır...
Ve sonunda gider!
Ama gitmeden önce, ömrünü uzatmak için “günah keçileri” ve “şamar oğlanları” kullanır.

***

Türkiye, “Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği” tartışmalı 16 Nisan 2017 Halkoylaması ile, “Parlamenter Demokratik Rejim”den, tek kişinin otoriter yönetimine dayalı olan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne savrulmuştur, ama ülke bu sözde “sistemle” yönetilemez:
Yönetilemez, çünkü hem bu “Ucube Sistem” tutarsız ve demokrasiye aykırı kurallardan oluşmaktadır; hem de onu yürütmeye çalışan kişiler çok yetersizdir.
Nitekim iktidar, ekonomiden dış politikaya kadar her alanda başarısızdır.
Bu başarısızlık, iktidar içindeki politikacıları da rahatsız etmiş ve toplantılarda dışavurulmuştur.
Fakat öyle anlaşılıyor ki iktidarın bu şikâyetler karşısındaki tavrı, sistemi düzeltmek değil, Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasında görüldüğü gibi, sadece “günah keçisi” ve “şamar oğlanı” aramak biçiminde olacaktır.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik şöyle demiş:
“Bazı yerlerde, bürokratik vesayetin yeni sistem gereklerinin dışında birtakım eski alışkanlıkları sürdürdüğü şeklinde şikâyetler var.
Bazı yerlerde yeterince verim alınamadığı şeklinde şikâyetler var.”

***

“Günah keçisi”, başkalarının işlediği suçlar üzerine yüklenilen masum kişidir.
Yahudiler toplumun günahlarını bir tekeye (erkek keçiye) yükler ve kötü ruha onu kurban ederek bir uçurumdan aşağıya atarlardı.
Eski Yunan’da da kötülüklerden korunmak amacıyla insanlar günah keçisi olarak kullanılırdı. Atina’da bir kadın ve bir erkek seçilir, bunlar kentte dolaştırılıp ince yeşil dallarla dövüldükten sonra kent dışına sürülüp orada taşlanırdı.
“Şamar oğlanı”, krallık ve padişahlıklarda veliahtların/ şehzadelerin yerine dayak atılan kimsesiz erkek çocuğudur.
Hem Doğu hem de Batı kültürlerinde görülen bu uygulamada Kralın/Padişahın oğluna yakın yaşta yoksul bir erkek çocuğu seçilir, eğitimde şehzadenin yaptığı yanlışlardan dolayı, örnek olması için, o dövülürdü.

***

Allah, ülkemizin her düzeydeki tüm emekçilerini, yazarlarını, politikacılarını “Günah Keçisi” veya daha kötüsü “Şamar Oğlanı” olmaktan korusun!
Unutmayın, “Hiçbir köle, efendisine hiçbir zaman yeterince yaranamaz!”
Bu pazar da içerde yatanları unutmadık!

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ömer Çelik