Köşe Yazısı

A+ A-
Arif Kızılyalın

Bu işin sonu fena!

20 Temmuz 2019 Cumartesi

Gün geçmiyor ki, spor gündemine yeni bir transfer haberi düşmesin. Fenerbahçe’si, Galatasaray’ı, Beşiktaş’ı ve hatta nakit sorununu banka kredisi ile çözen Trabzonspor’u yarışıyor birilerine imza attırmak için. 4 büyükler alıp başını giderken Sivasspor’u, Malatya’sı, Rize’si boş durur mu, onlar da attırıyorlar imzaları üçer beşer...
Kimi Kamuyu Aydınlatma Platformu’na açıklama yapıyor, kimi yapmıyor, ama fısıltı gazetesinin haberlerine göre eğer transfer 4 büyükler merkezliyse yabancıların sezonluk rayici milyon Avro’dan başlıyor, futbolcu yerliyse bu rakam 3.5-4 milyon TL’ye sabitlenmiş. Anadolu takımlarında ise yabancılar 500 bin Avro, yerliler 1.5 milyon TL’den kapı açıyor.
Bir takımın en az 28 kişiden kurulacağını hesaplarsak, sırf yıllık maaş ödemeleri 4 büyükler için 40’ar milyon Avro civarı. Anadolu takımlarında da bu rakam su içinde 80 milyon TL.
Masraflar, bonservis bedelleri, bonuslar, imza parası ve menajer komisyonu da işin cabası!
Peki kulüplerimizin gelirleri ne noktada?
İşte onu hiç sormayın. Yıllık toplam 500 milyon dolarlık naklen yayın ücreti sayesinde federasyonun ödediği lige katılım payı olmasa, öteki gelirler devede kulak! Sponsorluk gelirleri, ülkedeki krizle dibe vurmuş durumda. Geçen yıllarda milyon dolarlar bazındaki stat isim hakkı, forma reklamı gelirleri artık milyon TL’ye indi, kimse oralı olmadı. Gişe geliri deseniz, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve biraz Konyaspor dışında statların bilet satış kârı işletme gelirlerini bile kurtarmıyor.
Hatta adı lazım değil bir Anadolu ekibi, üstelik Avrupa kupası için oynarken, bileti 1 liraya indirdi, sucuk ekmek dağıttı, ayran verdi, yine de kale arkasını dolduramadı!
Elbette tribünün dolmadığı ortamda maç günü gelirini irdelemek abesle iştigal; çünkü çoğu kulüp yöneticisi bu kavrama bile uzak, bir bölümüne maç günü geliri diye sorsanız sadece atkı, bayrak satışı der geçiştirir, oysa bilmezler ki geçen hafta biten Wimbledon’da, asıl para bilet satışından değil, Wimbledon markalı çilek ve krema satışından gelmiş!
Durum böyle olunca futbolumuz için varsa naklen yayın, yoksa TV geliri...
Peki, şu an yarısı güncel kur, diğer yarısı 3.25 TL’den sezonluk 500 milyon dolar veren Katarlı beIN Sports teminat mektubunu yakma pahasına giderse ne olur?
Acaba temmuz-ağustos döneminde çılgınca imza attıran kulüplerimiz ve onların kıymetli başkanları bu durumu hiç hesapladılar mı?
Mesela Katarlılar gittikten sonra, gelecek (X) bir kuruluş futbolumuzun gerçek değeri olan 135 milyon dolarda ısrar eder ve rakip bir firma da çıkıp rekabet ortamı yaratmazsa kulüplerimizin, TFF’nin hali nice olur?
Söyleyelim, Türkiye’de futbol anında dibe vurur! Ne Şampiyonlar Ligi katılım payı kurtarır bu büyük camiaları, ne taraftarın yapacağı destek kampanyası; Anadolu takımları kendi kabuğuna çekilir, statlar örümcek ağı tutar!
O yüzden, TFF ve Kulüpler Birliği, acil olarak naklen yayın ücretsiz bir eylem planı yapmalı; naklen yayınsız derken, yıllık 135 milyon dolar + KDV’ye göre yol haritalarını çizmeliler; hovardaca para harcamamalılar, şu şehir efsanesine dönen altyapılara hayat vermeliler!.

Tümü Arif Kızılyalın - Son yazıları

O futbolsa bizdeki ne? 19 Ağustos 2019 Pzt
M.Ö. ve M.S. Galatasaray! 17 Ağustos 2019 Cmt
Liverpool’un İstanbul dejavusu 15 Ağustos 2019 Per