Köşe Yazısı

A+ A-

Bu kez de 30 Ağus-tosladı!

23 Temmuz 2019 Salı

Bursa Belediye Başkanı unvanını taşıyan Alinur Aktaş, 31 Mart seçimlerinden önce Nâzım Hikmet, Uğur Mumcu, Türkan Saylan ve Bahriye Üçok’un adlarını sayıp, “Devlete ve bayrağa savaş açmış” kişiler ilan etmişti. Aktaş bu kez 30 Ağustos’a saldırdı; “Halkın genelini ilgilendiren bir bayram değil” sözleriyle içindekileri boşalttı.
Nereden başlamalı?
Öncelikle Bursa’dan…
Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik etmiş bu tarihi kent, 8 Temmuz 1920’de dönemin emperyalist devletlerince kullanılan güçlerden biri olan Yunanistan tarafından işgal edildi. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in ardından Bursa’nın da işgal edilmesi en çok 23 Nisan 1920’de açılan Meclis’in canını yaktı. Kuvayi Milliye’yi daha da güçlendirip bir an önce zafere ulaşmak şart olmuştu.
Bursa’nın Yunan işgali altında adım adım tarihinden, kimliğinden koparılması Ruşen Esref’ten Tarık Buğra’ya, Yakup Kadri’den Halit Fahri Ozansoy’a kadar pek çok yazar ve şair tarafından bütün hüznüyle kaleme alınmıştır. Ozansoy, “Bursa’da Akşam” adlı şiirinde şöyle seslenir:
İçinden seziyor Bursa yasını
Uzak asırların hatırasını…
Meclis kürsüsüne siyah bir örtü serildi. Bu örtü, 30 Ağustos zaferinin ardından Kuvayi Milliye’nin 9 Eylül 1922’de İzmir’e girişinden sonra kaldırıldı.
Atatürk 9 Eylül sonrasında ilk Bursa’ya gitti, o ünlü sözünü söyledi:
Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır…

***

Aktaş’ın 30 Ağus-toslaması Cumhuriyet tarihinin önemli kilometre taşlarının kesiştiği günlere denk geldi.
Bugün 23 Temmuz 2019… Erzurum Kongresi’nin 100’üncü yılı. Amasya Genelgesi’nin ardından İstanbul’la resmi bağları kesilen, askerlikten koparılan Mustafa Kemal, 23 Temmuz-7 Ağustos arasında toplanan Erzurum Kongresi ile manda ve himayenin kabul edilemeyeceğini, tam bağımsızlık hedefini tüm dünyaya duyurur.
Bugün 23 Temmuz 2019… Yarın 24 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi, 20’nci yüzyıldan 21’nci yüzyıla kalan en temel anlaşmalardan biri olan Lozan’ın 96’ncı yıldönümü. Mustafa Kemal, 30 Ağustos coşkusuyla İzmir’e girdiğinde İstanbul emperyalist ülkelerin işgali altındaydı. Onlar şöyle düşündü: “Mustafa Kemal’in ordusu yorgun, imkânları sınırlı. Bu zafer ona yeter, İstanbul’u vermeyelim.” Bunu sezen Atatürk, 11 Eylül’de, iki atlı birliğinin Çanakkale’ye doğru ilerlemesi emrini verdi. Anladılar ki kararlı, İstanbul’u vermeyecek. 6 Ekim 1923’te, Büyük Zafer’den 13 ay sonra Lozan görüşmeleri başlarken İstanbul’u terk ettiler. Lozan’la cephedeki zafer kâğıda döküldü.
Bugün 23 Temmuz 2019… Hatay’ın vatan toprağına katılışının 80’inci yılı. Mustafa Kemal’in büyük askeri zaferler kadar diplomatik başarılar da elde ettiğinin en büyük kanıtı. Hataylılar, “Atatürk Hatay şehididir” der. Çünkü 25-26 Mayıs 1938’de sağlığının hiç de uygun olmamasın karşın Adana- Mersin gezi programını bozmaz. İki gün askeri birlik geçişini ayakta izler. Dünyaya, “Bana çizmelerimi giydirmeyin” mesajını sahada verir. Tek kurşun atmadan, Hatay’ın adım adım vatan toprağına katılmasını sağlar. Zaferin resmileşmesi ölümünün hemen sonrasında gerçekleşir. 23 Temmuz 1939’da Meclis’in kararıyla Hatay Vilayeti Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki yerini alır.

***

Böyle bir günde Aktaş’a ne diyelim?
Türkiye’nin kurtuluş ve kuruluş süreçlerinin en önemli halkası 30 Ağustos için “Herkesi ilgilendiren bir bayram değil” demek, ancak gaflet, dalalet ve hatta “iyi niyet”in eseri olabilir!
Ülke tarihine ilişkin cehaletin bu kadarı ancak çok özel bir eğitimle olabilir. Sözümüz Bursalılara…
30 Ağustos’u çok görkemli bir şekilde kutlamaya ne dersiniz?
Bursa’nın işgal yıllarında nasıl yakılıp yıkıldığını, çevresindeki ilçelerin talan edildiğini herkesin anlayacağı dilden anlatmaya ne dersiniz?
Sahi…
Bir de Bursa Nutku vardı!

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Seçimle gelen kayyımla gider! 20 Ağustos 2019 Sal
Didim’de yazarlar buluşması... 18 Ağustos 2019 Paz
Hollanda’ya göçen İzmir’den yazlık alan Suriyeli aile... 15 Ağustos 2019 Per

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Uğur Mumcu