Köşe Yazısı

A+ A-
Aykut Küçükkaya

Futbolun büyüsü...

15 Ağustos 2019 Perşembe

Bizlerin gönlündeki takım dün gece Liverpool’du. Hikâye derin... Tarih: 25 Eylül 1995... Arkadaşlarının işten atılması üzerine 500 Liverpoollu liman işçisi direniş başlatır. Tüm dünyanın gözü artık bu liman kentindedir. İşçisinden öğrencisine sanatçısından gazetecisine herkes liman işçilerinin yanındadır. Liverpoollu Steve McManaman’ın babası eski bir liman işçisidir. Direnişçi liman işçilerinin baba ziyaretine, oğul da antrenmandan sonra katılır. İşçilerin elinde, “500 Liverpool liman işçisini destekle” yazılı tişört vardır. Liman işçileri Steve’e tişörtü verir, maç sırasında sahadaki 45 bin seyirciye göstermesini ister. Steve, bir tişört daha ister. Hem de Robbie Fowler için!..
Fowler o tarihlerde, Liverpool’un en golcü oyuncusudur. Maç günü gelip çatmıştır, liman işçilerinin gözü TV’dedir. Fowler mükemmel bir gole imza atar, seyircisine koşar ve formasını çıkarır: “500 Liverpool liman işçisini destekle!”
Futbolun, sadece futbol olmadığını gösteren sahnedir İngiltere’de yaşanan. Zonguldaklı bir maden işçisinin çocuğu olarak küçükken Fener’deki o taş stada gittiğimde, “Vardır senin renginde şehit madenci kanı, başarılı ol ki sürsün şerefi şanı” pankartının altında izlerdik maçı. Liverpool sevgimiz, “emek” sevgisi gibi bir şey, anlatılmaz...

Büyüyen futbol endüstrisinde, bir futbolcu için 100 milyon Avro’nun havada uçuştuğu bu düzende, pek emekten de bahsetmek neredeyse imkânsız. Ne derseniz deyin dün gece meşin yuvarlığın büyüsü Vodafone Park’taydı!..
Seyirci “mükemmeldi...” Üç büyüklerin taraftar gruplarının bir kez daha bu seyirci grubunu izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum!..
Hakem Frappart ve ekibi herkese parmak ısırttırdı. UEFA’yı bu önemli kararından dolayı kutlamak lazım...
Oyun nasıldı derseniz, ilk yarının hakimi Chelsea’ydi. Benim gözüm Salah’daydı... Ama sahada oynayan Giroud ve arkadaşlarıydı. Hele 15-35 dakikalar arası Chelsea maçı tek kaleye çevirdi ve bağıra bağıra geliyorum diyen gol, 36. dakikada Liverpool ağlarıyla buluştu.
İkinci yarı Liverpoollu Mane’nin golüyle başladı. 90 dakika berabere biterken Dolmabahçe’de beklenen İngiliz rüzgârı bir türlü esmiyordu. Uzatmalarda da birer gol geldi. 120 dakikanın sonunda tabelada 2-2 yazıyordu. İngiliz takımlar tabiri caizse eski adıyla İnönü’nün çimlerinde formasını terletti.
2005’te İstanbul’da mucizeye imza atan Liverpool, favori ve “ev sahibi” gibi çıktığı maçta Süper Kupa’ya penaltılarla uzanıyordu. Dün gece bir kez daha şahit olduk: Futbol bu dünyanın tartışmasız en büyülü oyunu!..

Tümü Aykut Küçükkaya - Son yazıları

Futbolun büyüsü... 15 Ağustos 2019 Per
Özel habercilik ve gündemi belirlemek... 12 Ağustos 2019 Pzt
Türk demokrasisinin ‘sistem’ sınavı... 5 Ağustos 2019 Pzt