Bir çağın tanığı Albert Long Hall

04 Eylül 2019 Çarşamba

Istanbul Boğazı’ndan geçerken Fatih’in inşa ettirdiği Rumelihisarı kalelerine baktığınızda, hemen arkasındaki korulukta aynı taşlardan yapılmış saat kuleli binayı görürsünüz: 1891’den bu yana tam 128 yıldır bir çağa tanıklık eden Albert Long Hall (Saatli Bina), Robert Kolej’in ve devamı olan Boğaziçi Üniversitesi’nin simgesidir. Okulun Amerikalı kurucusu Cyrus Hamlin’in oğlu Alfred Hamlin tarafından yaptırtılmış. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine, yeni kurulan Cumhuriyetin ilk coşkusuna ve bugüne kadar, nice öğrencinin üst düzey iş adamı olma yolundaki ilk adımlarına tanık olmuş.
Başlangıçta, aynı zamanda şapel olarak da işlev gören binada yıllar boyu müzik dersleri verilmiş. 1911’de Norman & Beard adlı İngiliz firmasının imal ettiği bir org getirtilmiş. İstanbul’da, sahnesinde böyle bir orga sahip olan tek salon. 1892’den beri bu kurumdan mezun olan nice öğrenci Albert Long Hall’deki törenle diplomasını almıştır. Albert Long Hall Boğaziçi Üniversitesi’nin bir simgesi olduğu kadar bugün İstanbul’un önemli bir konser merkezi olarak da bilinmekte.
1996 yılının aralık ayında rektör Prof. Dr.Üstün Ergüder’e giderek elimizde ALH gibi çok değerli, mükemmel akustikli bir salon bulunduğuna göre biz burada klasik müzik konserlerine başlasak, üstelik dinleyicimiz bile hazır: Öğrencilerimiz, öğretim üyelerimiz var, demiştim. O da, sen başla konserlere ama ben bu binayı orijinaline bağlı olarak onarmak için plan yapıyorum, dedi. O sırada bir de İdil Biret’in seçtiği Steinway konser piyanomuz vardı. Aralık ayındaki ilk konseri İdil Biret, ikincisini de yeni parlayan Fazıl Say verdi.
ALH konserleri iki yıl sonra konserlere Üstün hocanın planladığı onarım için bir mevsim ara verdi. Sonra güçlü sponsorlar bularak ünlü sanatçıları konuk ettik. Her öğretim yılında yeni öğrenci kuşaklarına, yeni dinleyicilerin coşkusuna tanık oluyoruz. Okulun 60 yıllık mezunları, öğretim üyeleri ve komşumuz huzurevi sakinleri, her çarşamba müziğin ev sahipliğinde genç öğrencilerimizle kaynaşıyor.
Şimdiye kadar gelmiş geçmiş dünya ünlüsü sanatçıların veya gençken gelmiş sonradan ünlenmiş olanların özgeçmişlerinde ALH adı yer alıyor. Nice gencin ilk kez klasik müzik dinlediği, nice gencin ilk kez sahneye çıktığı; nice dünya ünlüsünün ilk Türkiye dinletisini yaptığı, nice duayen sanatçının son konserlerinden birini verdiği; kimi Türk bestecisi ve Türk yorumcusunu bağrına basan bir mekân. Alfred Brendel, Martha Argerich, Emma Kirkby, Claudio Simone, Paul Badura Skoda, Shlomo Mintz, Midori, Spivakov, Gautier Capucon, Martin Haselböck, Charles Owen, Tatjana Grindenko ve niceleri. O sıralarda pek kimsenin tanımadığı ama sonradan çok ünlenen Daniel Müller Schott, Khatia Buniatishvilli, Alexander Markov, Salem Abboud- Askar, Charlie Siem, Alexander Melnikov, Kit Armstrong, Veriko Çumburidze gibi isimler çiçeği burnundayken bu sahneden geçtiler.
Bugüne kadar Albert Long Hall’ün Türkiye’de ve dünya müzik çevrelerinde ulaştığı saygınlıktan ödün vermeden, eğitici ve keyifle izlenebilir programlara devam edebilmesi için geçenlerde İstanbul’un en seçkin sanat kurumlarını yönetenler bir araya geldi. Şimdi hedef, ALH konserlerinin 25.kuruluş yılına hazırlanmak. Çok özel dinletiler ve çok ayrıcalıklı programlarla ALH İstanbul’un kültür yaşamına bir kez daha damga vurmalı.