Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Ordu ve Aktütün

17 Ekim 2008 Cuma

Taraf isimli, özel görevler üstlendirilmiş bir gazeteye Ordu içinden bilgiler akıyor. Tabii, Ergenekonla ilgili polis ve ilgili savcılardan da!

Bu gazete, haberlerinin yanı sıra, yazarlarının çoğu ile birlikte, ulus ve ulusu savunmayı ırkçılık ve faşizmle eş tutan, kasıtlı, entelektüel düşünce namusuyla ters orantılı yazıları ön plana çıkartıyor. Dolayısıyla, haber ve görüşler bir bütünlük içinde. Ulus ve ulus devlet olarak ne varsa, hedef tahtasında... Şüphesiz, Ordu hedefin 12sinde.

Bunlar şüphesiz kişisel siyasi saptamalar. Demokrasi çerçevesinde, herkesin görüş bildirme, tutum alma hakkı var. Benim bu değerlendirme hakkımgibi, Tarafçılar bu haklarını sonuna kadar şüphesiz kullanacaklar. Gerisi, yasaların işi.

Bayraktepe ve Aktütüne yönelik saldırı ile ilgili, bu gazeteye Ordu içinden sızdırılan belgelerin iddiası şu: PKKlilerin operasyonel harekâtı, insansız elektronik hava uçaklarından alınan görüntülerle, bölge komutanlarının raporlarıyla, Genelkurmayca önceden biliniyordu. Buna rağmen, saldırı önlenemedi!

Taraf, şüphesiz ki şunu demek istemiyor: Teröristleri yok etme olanağı varken, bunu niye yapmadın!

Daha çok şunu demek istiyor: Kasıtlı olarak bunu yapmadın ve 17 askeri öldürttün! Amacın yasal olarak olağanüstü ortam yaratarak yetkilerini arttırmak, iktidar alanını genişletmek ve Kürt meselesini kendi iktidar alanın içinde tutmak!

Genelkurmay Başkanı Başbuğ, sert açıklamasında, biliyordun, önlem almadın iddiasına yanıt vermedi. Gizli bilgi ve belgeleri sızdıranlar ve bunu yayımlayanlar hakkında soruşturma açıldığını belirtti.

Bilgi ve belgeler”, gerçeğin salt bir yanını, Orduyu yıpratma amacına uygun yanını oluşturuyor olabilir. Bunu ancak Genelkurmay değerlendirebilir. Sızan belgelerden çıkartılan bu sav hakkında, doyurucu bir açıklama, kamuya bir borçtur. Başbuğ, kendilerine güven gereği sonuçları açıklayacaklarını belirttiğine göre, soruşturmanın sonucunu bütünüyle öğreneceğiz demektir.

***

Gelelim, bilgi ve belge sızdırılma konusuna: Bu belgelerin sızdırılması, ülke güvenliğiyle ilgili başka belgelerin de sızma olasılığını, güçlü bir düşünce olarak gündeme getirtiyor!

Söz konusu gazetenin, bugüne kadarki yayın çizgisinin doğurduğu değerlendirmelere göre, Amerikancı, Fethullahçı nitelemeleri; AKP iktidarınca, devletin çeşitli kurumlarınca ve İslamcı kaynaklarca ilan, kredi, bol bol satın alma biçiminde desteklendiği de dikkate alınırsa, akla gelen bir noktayı belirtelim:

Ordunun ulusalcıtutumu, AKP-ABD - Fethullah üçgenince ve bunlara yanaşma, kimilerinin aydınnitelemeli kişilerce hedef tahtasında.

Ordu içinde, beyni yukarıdaki üçgen içinde sıkışmış elemanların varlığını ve bunların örgütlü yapısını akla getiriyor. Amerikancılık, ülkemizin doğal ve yasal bir siyasal zeminidir! Şüphesiz Evren gibilerini düşündükçe, (geçmişte) Ordunun da... ABDnin müttefiklerinin varlığını, bu zeminde, yadsıyamayız.

Bilgi belge sızdırma”, bu siyasal zeminde gerçekleşiyor gibi!

Umarız, soruşturma sonucunda, bu kapsamda da gerçekleri öğrenme olanağına kavuşuruz.

Trafik: Hız Arttırımı

Mecliste, Otoyollarda saatte 120 kilometre olan hız sınırının 135e, bölünmüş yollarda 90 olan sınırın 120 kilometreye çıkarılmasını amaçlayan yasa önerisi, anlaşılan yakında gündeme gelecek.

Türkiye, önemli ölçüde hız ve hıza bağlı insan hatalarından kaynaklanan nedenlerden dolayı, yılda 6 bin insanını kaybediyor. Kaza sayısı ortalama 730 bin, yaralı sayısı ortalama 170 bin! Acılar, engelli insanlar ve Türkiyenin her yıl ödediği milyarlarca mali bedel! Yarınki Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji dergimizdeki yazıya göre, yüz bin taşıt başına kaza değerleri gösteriyor ki Türkiye, İngiltere, Norveç, İsveç, Almanyaya göre 3 kat ya da daha fazla riskli olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinden daha riskli... Türkiye trafik hacmine göre kaza verileri göz önünde tutulursa, dünyanın gelişmiş ülkelerine göre 6 kat daha riskli”.

Trafik kazalarını önleme konusunda yapılmayan, yapılması gereken çok ciddi işler varken, AKP bu konuda hiçbir şey yapmazken, karayollarında hız limitlerini arttırmayı planlaması, başka bir düşünce sakatlığının ürünü. Bu yasa Meclisten geçmemeli!

[email protected]