Zülal Kalkandelen

Tarikat, siyaset, ticaret ağları...

19 Kasım 2019 Salı

İsmailağa cemaatinden ayrılan Fatih Medreseleri grubunun lideri Masum Bayraktar, gruba ait FM TV’de konuşmuş.

Programa bir izleyiciden gelen mesaj şöyle:

Karışık eğitim acil bitmeli. Kadınlar ve erkekler aynı ortamda görev yapmamalı. Hastaneler, öğretmenler, her yer İslama uygun olmalı. Medreselere devlet destek vermeli. Devlet, imam hatip yerine medrese yapsın.

Önce bu okunuyor, sonra Bayraktar konuşuyor:

Gençliğimizin gerçekten dindar, yerli bir gençlik olmasını istiyorsak, bu kardeşimiz olayı çok güzel özetlemiş.”

Ardından ekliyor: “Ama tabii şu anda buna hazır mıyız? Hazır değiliz diyemiyorum ama yavaş yavaş buna hazırlanıyoruz. (...) Bu hükümet ya da kim olursa olsun, karma eğitimi kaldırmadığı takdirde, kesinlikle istenilen eğitim olmayacaktır. Karma çalışma sistemleri olduğu müddetçe hep olumsuz şeyler duyacağız. O yüzden bunların hepsi kaldırılmalı.

Bu şeriat özlemi değilse nedir?

1986’dan beri faaliyette olduğu belirtilen Fatih Medreseleri’nin resmi internet sitesinde, “4 yaş 4 ay 4 günlük iken başlayıp, son nefese kadar devam eden, Kur’an-ı Kerim ve dini ilimleri kabiliyetine göre öğreten ve yaşatan bir eğitim kuruluşu” olduğu yazıyor.

Hatırlar mısınız, İsmailağa cemaati, birkaç yıl önce, Masum Bayraktar hakkında adlarını kullanarak paralel bir yapı kurduğu ve bağış topladığı gerekçesiyle dava açmıştı. 

Ayrıca FM TV yayınlarında Atatürk’e hakaret edildiği için şikâyet edilmiş, RTÜK ceza kesmişti. Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Ünlü ise FM TV’ye çıkarılan çocukların istismar edildiği gerekçesiyle şikâyet etmiş, RTÜK yine ceza kesmişti.

Açıkça laik Cumhuriyetin ilkelerine aykırı olarak şeriat özlemini dillendiren bir oluşum, medyanın çeşitli alanlarında yer alıp eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyor. 

Ne yazık ki bunu yapan tek cemaat bu değil...

Medya ve eğitimde dinci propaganda

15 Temmuz 2016‘daki FETÖ darbe girişiminden sonra Gülen cemaatine yakın kanallar Türksat, Kablo TV ve Digiturk’ten çıkarıldı ama günümüzde birçok cemaat ile tarikat, medya ve eğitim sektöründe aktif...

Semerkand Medya Grubu Menzilcilerin... Radyoları, yayınevleri, dergileri var.

Yeni Asya, Nurcuların... 

İnternet üzerinden yayın yapan Ensar TV, Ensar Vakfı’nın... 

Dost TV ve Dost FM, Risaleyi Nur okuyucuları olan Okuyucular cemaatinin... 

Erkam Medya, Nakşibendi tarikatının bir kolu olan Erenköy cemaatinin...

Seyr FM, Nakşibendiler’in kolu olan Yahyalı cemaatinin...

Sosyal Doku TV, Nurettin Yıldız cemaatinin... 

Hepsini listelemek gerekse bu köşeye sığmaz. Ayrıca pek çoğunun Süleymancılar cemaati gibi yurtiçinde ve dışında, kurs ve yurt imparatorluğu var. Geniş bir ağ kurulmuş.

Hepsi gerici faaliyetlerini sürdürüp devlet kurumlarına sızmaya devam ediyor. Özellikle 80’lerden bu yana ülkenin üzerine çöken organize karanlığın kodları, Uğur Mumcu’nun dediği gibi tarikat, siyaset ve ticaret ilişkilerinde...

1993 yılında yazdığı bir yazıda olacakları tek cümleyle özetlemişti Mumcu: “Tarikatlara ve cemaatlere alınan genç çocuklar, 30 yıl sonra general olacaklar ve Cumhuriyete karşı ayaklanacaklar.

Tarikat ve cemaatlerle sadece kendi iktidarınızı tehdit ettiklerinde değil, ülkeyi tehdit ettiklerinde mücadele etmezseniz tarih tekerrür eder...

Bunu sık sık hatırlatmakta yarar var.