ABD’den ahlaksız teklif... Erdoğan’dan aciz duruş!

21 Kasım 2019 Perşembe

Erdoğan’ın 13 Kasım’daki Trump seferinden ortaya çıkan sonuçlar, bizzat Erdoğan tarafından partisinin grup toplantısında açıklandı:

İstediklerimizi tam alamadık!

Bunun Türkçesi şudur:

Bu geziden hiçbir şey çıkmadı...

Devletten devlete ciddi ilişkilerde bu tür gezilerin altyapısı hazırlanır, diplomatik düzeyde temaslarla karşılıklı istemler paylaşılır, olacaklar olmayacaklar masaya yatırılır, gezinin iskeleti çıkarılır. Liderler buluşmasına işin kamuoyu ile paylaşımı, varsa imzaları kalır.

Erdoğan’ın son seferinin altyapısı şuydu:

Gitmeden önce bir telefon görüşmesi!

O yapıldı, yola çıkıldı.

ABD Temsilciler Meclisi’nde Türkiye ve Erdoğan ailesi aleyhine alınan kararların gölgesinde gerçekleşen buluşmada senatörler de “hazır bulundu.” Trump, senatörler aracılığıyla Erdoğan’a şu mesajı verdi:

“Bu senatörler var ya, çok fena. Bunlara kalsa Türkiye’yi hedefe koyup atışa geçecekler, seni de lime lime edecekler. Bereket ben varım. Sen, benim istediklerimi yap, ben de bu senatörleri sakinleştireyim...”

Bir bakıma iyi polis kötü polis...

Tablo ABD’nin muz cumhuriyetlerine, üçüncü dünya ülkelerine uyguladığı yöntem. Şöyle ki:

Karşında kurumları, kurulları işleyen bir devlet değil, tek kişi olacak. Onun zaaflarını, yumuşak karnını iyi saptayacaksın. Onları kullanıp yanına çekeceksin. İtiraz ederse kişisel olarak kuşatıp yalnızlaştıracaksın... Yerine göre tehdit edeceksin!

Erdoğan’ın önceki günkü grup konuşmasında, tehdit, şantaj göndermeleri de vardı.

Soralım:

ABD, Erdoğan ve ailesine mal varlığı üzerinden herhangi bir şey yapar mı?

Bize göre yapmaz.

Ne yapar?

Bu durumu kullanılıp Erdoğan’ı istediği gibi yönlendirmek ister!

Sözü eğip bükmenin gereği yok. Bunun adı ahlaksız tekliftir. 

Buna karşılık Erdoğan’ın tutumu ne?

Görüşmelerin iki aşamalı olduğu açıklandı. Birincisi heyetler arası, ikincisi baş başa.

Söylemeye gerek yok, ikinci görüşme daha önemli!

Erdoğan’ın açıklamaları gösteriyor ki, Trump’la “anlaşmışlar”...

Anlaşma iki aşamalı olsa gerek:

Erdoğan ailesinin durumu...

Türkiye’nin durumu!

Hangisi önemli?

Bizimki de soru mu!

ABD’nin siyasal ahlaksızlığına karşı Erdoğan’ın da aciz bir konumda olduğu görünüyor. Her şey bir yana mektup için “takdim ettim” sözcüğü durumu özetliyor. 

“Takdim”in sözlük anlamı şu:

Bir şeyi karşılıksız olarak verme, sunma, tanıtma, tanıştırma!

Türkiye ile Amerika arasındaki en ciddi ve acil durum Suriye’nin kuzeyinin terörden arındırılmasıydı. ABD, YPG’yi terör örgütü olarak görmediğini mektuptan sonra yüz yüze de söyledi.

Önceki günkü haberlerden biri de şuydu:

Suriye’de ABD’nin kontrolündeki YPG, Rusya’nın kontrolüne geçti!

Salt bu haber bile ABD ile Rusya’nın Türkiye’nin işine gelmeyecek biçimde anlaştığını gösteriyor.

Bize, Suriye’de güvenli bölge değil, güvenli ülke lazım!