Ergenekon'da Görevimiz...

20 Ekim 2008 Pazartesi

BugünErgenekonadıyla vurgulanan siyasal davanın ilk duruşması yapılacak.

Davanın siyasallığını yalnız biz ileri sürmüyoruz, AKP iktidarının Başbakanı bu gerçeğin altını önemle çizmiştir.

Hükümetin başı Erdoğan Ben Ergenekon davasının savcısıyımdemiştir.

Başbakan, bu sözleriyle, davanın soruşturmasını yürütüp iddianamesini düzenleyen savcı Zekeriya Özün yanındaki yerini almıştır.

*

Ergenekon iddianamesi 2450 sayfadır.

Bu görülmüş ve işitilmiş bir olay değildir; 2450 sayfada bütünlük, mantık, tutarlılık, yasalara uygunluk aramak da daha başından sonuç vermeyecek bir çabayı vurguluyor.

İddianameye ek olarak ortalama her biri 400-500 sayfa tutan 450 klasör de eklendiği zaman yaklaşık 200 bin sayfalık bir evrak oluşuyor.

Mahkemelerimizin kısıtlı koşulları göz önüne alındığında Ergenekonun asla sonuçlanamayacak bir dava olduğu görülüyor ve önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Acaba savcılar sanıklara ömür boyu sürecek bir yargısız infazı mı öngördüler?

*

Ne yazık ki konu bu soruyla da noktalanamıyor...

Ergenekon soruşturmasından yaklaşık 500 gün sonra birinci iddianame gündeme girebildi.

Ancak soruşturma sürüyor; medyanın deyişiyle 7nci ya da 8inci dalgayla gelen gözaltına alınmalar ve tutuklamalar devam ediyor.

Siyasal olduğu açık seçik ortaya çıkan bu sorgulama daha ne kadar sürecek?

Daha kaç ek iddianame hazırlanacak?

Ne zaman hazırlanacak?

Yoksa iktidarın başının savcısı olduğunu söylediği Ergenekon eylemi bir politika aracı olarak siyasette sürgit kullanılacak mı?

*

Ergenekon davasında savcı hükümetin başındaki Başbakan olunca, yargıçların da durumu zorlaşıyor.

Çünkü hükümetin başı ve yandaş medya Ergenekonda savcılığa soyununca, tüm hukuk kuralları ve yasalar sorgulamalarda çiğnendi; dava bir siyasal kavgaya dönüştü; yargıçlar bu ortamda verecekleri her kararda, en başta tutuklamalar ve salıvermelerde, baskı altında kalmaktadırlar.

Anayasa Mahkemesinin AKP hakkındaki kararında da dış ve iç baskı elle tutulurcasına somutlaşmıştı.

Yargıçların da sonunda insan oldukları unutulmasın...

*

Ergenekon savcısı bu arada gazetemizi hedef olarak ele almıştır.

Başyazarımız İlhan Selçuk ve Ankara Temsilcimiz Mustafa Balbay gözaltına alınmışlardır.

Peki, Ergenekon savcısının iddianameye yansıyan inanılmaz mantığı nedir?..

İddiaya bakılırsa Cumhuriyet gazetesi salt terörü yoğunlaştırıp darbe ortamı oluşsun diye kendi kendisini üç kez bombalatmıştır. Bunun yanı sıra, savcılığa göre, İlhan Selçuk yazılarındaki fikirleri nedeniyle Ergenekon terör örgütünde önemli bir mevkiye oturtulmaktadır.

Basın savcılarının sürekli denetimi altında bulunan Başyazarımızın yazıları, Ergenekon savcılığına göre suçtur; Selçuk bu nedenle ömür boyu hapisle cezalandırılmalıdır.

*

Bu bir dava değil, bir iddianame de değil, bir siyasi kavganın ta kendisidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde delilsiz suçlamanın savcılara verilmiş bir yetki olmadığını düşünüyoruz.

Yargıya güvenimiz var.

Bugün başlayan davada Cumhuriyet göre-vini yerine getirecektir.

Kimsenin en küçük bir kuşkusu olmasın, bu işlevin hem basın özgürlüğüne, hem demokrasiye, hem de hukuk devletine bir hizmet olduğu bilinciyle gereken yapılacaktır.


Yazarın Son Yazıları

Atatürk ve Türk halkı 10 Kasım 2019
Gerginlikler Yılı 2012 31 Aralık 2012
En Kızılan Gazete 10 Mayıs 2012
Kamuoyuna... 17 Şubat 2012
Dünya Ve Biz... 9 Şubat 2009
Sorular? 2 Şubat 2009
Pusula 26 Ocak 2009
Obama Başlarken... 19 Ocak 2009