Ters kelepçe

10 Aralık 2019 Salı

Kadının katiline” kelepçe takmayan Devlet, “Kadınlar öldürülmesin” diyen kadınlara İstanbul’da ters kelepçe taktı..gerçeğinin saptanmasını, dün kamera karşısına çıkan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Başkanı Gülsüm Kav’ın açıklamasından aldım.

Şiili feminist örgüt “Las Tesis”in öncülük yaptığı, dünya çapında kadınların, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti protesto etmek amacı ile yaygınlaştırdıkları eylemler kapsamında, önceki gün İstanbul Kadıköy’de de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu çatısı altında bir toplantı düzenlenmişti. Hızını alamayan Devlet adına görevlendirilmiş polisler, protesto eylemini zor kullanarak dağıttılar. Şarkı sözlerinin suç oluşturduğu gerekçesi ile de, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu genel temsilcisinin de içinde olduğu 7 kişiyi ters kepçe takarak gözaltına aldılar.

Olayın duyulması üzerine de Ankara’da kadınlar bu kez İstanbul’daki “ters kelepçe” eylemi ile Devlet adına polis gücünün kadınları hedef almalarını protesto için sokağa çıkmışlardı. Bu yazının kaleme alındığı saatlere kadar gelen haberlere göre de, şarkı sözlerinin içinde suç olduğu gerekçesi ile gözaltına alınmış kadınlar mahkemeye çıkarılmışlar, adli kontrol koşulu ile serbest bırakılmışlardı..

***

Şimdi siz, siz olun da, gelin kadınların çok uzun soluklu, çok ağır bedeller ödemiş olarak günümüze kadar verdikleri uzun soluklu savaşımlarla kazandıkları, hukukumuzdaki kadın haklarına ilişkin hakların, güvencelerin geçerli olduğunu güvenli bir sesle haykırarak söylemeyi deneyin.. Bir adım ileri, erkek şiddetinin tehdidi altındaki, şiddet gören kadınlara güvence verin.. Bir adım daha ileri giderek bu söylediklerinize önce kendinizi, sonra da şiddet tehdidi altındaki kadınları inandırın..

Doğum gününde toprağa verilen Ceren Özdemir’in, evine sağ salim ulaşabilmek için koşar adım yürürken, arkasından nefesini hisettiği katiline bir anlık başını çevirerek korkulu bakışını unutabilir misiniz?

Gelin, oğlumun kuşağından aramıza katılan İpek Özbey’e sıcak bir “hoş geldin” selamıyla, dünkü gazetemizin 9. sayfasında yayımlanan söyleşisindeki, TCK’nin mimarlarından Prof. Adem Sözüer’in ülkemizin bu can yakıcı sorununa ilişkin “Çocuk intiharları ve kadın cinayetleri artacak” uyarılarını kulak arkası etmeyelim.. Kız çocuklarının tecavüzcüsüyle evlendirilmesine yol açma girişimlerine göz yumacak mıyız? Ülkemizde kadına şiddetin yolunu açan icraatlara ilişkin, kanıtlı raporların ortaya koydukları gerçekleri, siyasetin altan alta yürüttüğü siyasetlerle, Devlet adına şiddetin pompalanmasının çarpıcı icraatlarının gerçeklerini yok sayacak mıyız?

***

Üç Kuşaktan Tanıklıklar’da, ülkemizin kadın hakları savaşımında, dünya ölçeğinde katkılarıyla, deneyimlerini paylaşan Canan Arın’ın söyleşiye sığdırılamamış tanıklıklardan bir iki satırbaşını daha paylaşarak, nokta koyma zorunluluğumuz var.. İktidar erkinin 2002’den günümüze uzanan icraatlarıyla, siyasal ittifakları kapsamında çizilmiş çerçeveleriyle, farklı renkler ve tonlardaki şeriatçı yorumlara kapıların açılmasının, birbirlerine eklemlenmiş sonuçlarıyla, kadına şiddete karşı, kadının korunmasını olmazsa olmaz kılan anayasal, yasal hukukla kazanılmış hakların, üstelik de Devlet adına katledilmesinin boyutları çırılçıplak ortalığa saçılmaktalar..

Devletin kayıtlara geçirilebilmiş sonuçlarıyla bu yıl kadına yönelik şiddette rekorlara koşmuşuz.. Kamuoyuna ulaşabilmiş çıplak sayılabilmiş verileri ile öldürülmüş kadın sayısı 300’ü aşmış, 46 kadın ayrıca tecavüze uğramış, 551 kadın seks işçiliğine zorlanmış, 247 çocuk cinsel istismara uğramış. Ayrıca 204 kadın daha taciz edilmiş, 600’ün üzerinde de şiddet görmüş..

Adresleri Devlet tarafından güvenlikleri adına saklı tutulması zorunlu kadın sığınma evlerinin şiddeti uygulayacak erkeklere polisler eliyle ulaştırlması suçları ile bağlantılı, yurtdışından adresin kapısına gelen erkeğin, kadın ve çocuklar içerde iken ateşe vermesinin suçlusu kim? Devlet yeni sığınma evi yapılmasında gönülsüz olunca, gönüllü bağışlarla yeni sığınma evi yapılmasının gerçeği neyin kanıtı?

Urfa’da, aileden çocuk infazcılar seçilerek sokakta kolları tutulmuş olarak sadece sinemaya gittiği için boğazı kesilerek infaz edilen kız çocuğunun fotoğraf karesini unutmuş olabilir misiniz? Arın’ın, kadın hakları savunucusu, sorumlu örgütlenmeler adına bir grup avukatla birlikte davaya müdahil olma istemlerinin, “Olayın mağdur tarafı değilsiniz” gerekçesi ile mahkeme tarafından reddedilmesinden kimler sorumludur?


Yazarın Son Yazıları

Ucu açık tezkere.. 3 Ocak 2020
Benim oğlum bina okur.. 20 Aralık 2019
Ters kelepçe 10 Aralık 2019