Gülengül Altınsay

Önce her alanda eşitlik

13 Aralık 2019 Cuma

Ocak yaklaşırken “transfer transfer” diye ellerini ovuşturanlara müjde geldi. TFF, gelirlerden kabul edilebilir sapma limitini yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkardı. Aslında borç batağındaki kulüplere, transfer yapabilmek için takımlarını güçlendirebilmek için son bir şans daha verilmiş oldu. Şimdi yine kafayı hiç değiştirmeden bu imkân çarçur mu edilecek yoksa akıllıca mı kullanılacak göreceğiz. Yalnız TFF’nin harcanacak olan bu paraların nasıl harcanması konusunda bir yaptırımı da olmalıydı. En azından nerelere harcanmayacağı konusunda.

BECERİKSİZ YÖNETİCİLER

Bugüne kadar kulüpler hiç emek harcamadan yayın gelirlerinden, sponsorlardan gelen paraları geleceği hiç düşünmeden hovardaca harcadılar. Pahalı ve yararsız transferlerle hem ülke futbolcu çöplüğüne dönüştü hem de kasalar boşaltıldı. Üstelik elde ne istikrarlı başarılar ne de geleceği olan takımlar var. Gelen vurdu giden vurdu; kimseye hesap verilmeden. Düşmanın malı bile böyle hunharca kullanılmaz. Ama kullanıldı. Sonra nasıl olsa elde harcayacak para kalmayınca kaçıp gitmek olağan bizde. Ardından bu batık kulüplerden yardım çığlıklarının yükselmesi de. Ve işte bu noktada devreye devlet bankaları girdi, borçları yapılandırmak için. Beşiktaş, bankalarla yaptığı anlaşmanın ardından kredi aldı. Ama Fikret Orman yönetimi anında harcadı bu paraları. O paralar da uçtu gitti. Galatasaray’ın durumu da iç açıcı değil. Üstelik Emlak Konut’la yapılan inanılmaz kârlı bir anlaşmaya, Şampiyonlar Ligi’nden gelen paralara rağmen. Şampiyonluğun ardından ağustosta 12 futbolcu alındı ama sahaya çıkaracak 11 oyuncu bulmakta zorlanıyorlar şimdi. Ve dört gözle ocak ayını bekliyorlar yeni transferler için.

SAMİMİYET LÜTFEN

Fakat bu süreçte ilgimi çeken bir şey oldu. O da limit artırılmasına medyadan gelen umulmadık düzeyde büyük tepki. Oysa ki bugüne dek futbol dünyamızda neler neler oldu da kimseden çıt çıkmamıştı. Batan kulüplerin isimlerinde değişiklik yapıp yeniden ortaya çıkarılmaları mı dersiniz, sıkıştıklarında devlet destekli kurumların sponsorluklarını ya da yardımlarını almalar mı dersiniz. Bu yüzden bugün borçlanma limitinin artırılmasına rakiplerinin transfer yapma olasılığını düşünüp “haksızlık, eşitsizlik” olarak değerlendirenlerin bir de kendilerine dönüp finansal kaynaklarına bakmalarını öneririm. Çünkü kulüp gelirlerinden biri de sponsor gelirleri. Devlet desteğindeki kurumlardan “yukarıdan bir emir”le yüklü sponsorluklar ve emlak almak ve sıkışıldığında yardım istemek de eşitsizlik doğurmuyor mu?

ESKİŞEHİR, BURSA

Buna karşın mesela Eskişehir’in içi boşaltıldı, puanı silindi fakat yardım eden falan olmadı. Yine Bursa’nın da puanları silindi. Onlar başkaları gibi başka adla bir kulüp kurup, Süper Lig’e çıkınca isim değiştiremiyor. Bir zamanların Çanakkale Dardanelspor’u yönetimsel anlamda her şeyi doğru yapmaya çalıştı ve bir milli takım oluşturacak kadar genç futbolcu yetiştirdi ama adeta cezalandırıldı. Amatöre kadar düştü. Yani bazı kulüplerin ayrıcalığı sürerken bazı kulüpler cezalandırılıyor. Devran aynen dönüyor. Herkes yüzde 10’a takılıyor ama “paralar nerede” deyip rant merkezlerini kurutmaya çalışan, borcu yapanlardan hesap soran yok. Çeşitli biçimlerde devletten gelen sadaka ve ulufelerin yarattığı eşitsizliğe değinen yok. Bu ortamda Trabzon ve Beşiktaş tur umudu olmayan maçlara gençleriyle çıktı dün gece. “Hiç olmazsa gelecek umudumuz var” diyebilmemiz için. Sonuca bakılmaksızın tebrikler.


Yazarın Son Yazıları

Yazık oldu 23 Şubat 2020
Bağımsızlık mı? 20 Şubat 2020
Emekli takımı 15 Şubat 2020
Sergen farkı 9 Şubat 2020
Tekrarı var mı? 6 Şubat 2020
Dokunuşlar ve sorunlar 2 Şubat 2020
Keşke şaşırsak 30 Ocak 2020
Bekleyiş 27 Ocak 2020
Gerilim hattı 23 Ocak 2020
Bitiricilik yok 20 Ocak 2020
Limit bahane 16 Ocak 2020
Alkışlar Gençlere 28 Aralık 2019
Kapalı ve belirsiz TFF 26 Aralık 2019
Çaresizlik 23 Aralık 2019