Şahsım devleti
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

Şahsım devleti

14.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Devlet nedir? Üzerine ciltler dolusu kitap yazıldı, daha da yazılır. Kimi görüşe göre yücelik nesnesi, kimi görüşe göreyse toplumsal baskının, zorlama gücünün örgütlenme aracı. Ama siyasal düşünceyi tarihsel olarak belirleyen bir ana eksen daha var, bugün oraya bakalım.

 

Antik çağdan itibaren bizim bugün devlet adını verdiğimiz örgütlenme biçimini tanımlamak için hep “kamusallık” olgusu vurgulanmıştır. Buradaki kamusallık, herkesi ilgilendiren, ortak meselelere dair bir iktidar biçimine gönderme yapar. Yani özetle devlet, doğuşu ve ilgilendiği işler bakımından kamusaldır, en şahsi iktidarlar bile kendilerini bu kamusallıkla eşitlemek, kendilerini kamusalın tek temsilcisi gibi sunmak zorundadır. 14. Louis’ye atfedilen “devlet benim” sözünü de bu çerçevede anlamak gerekir.

 

Devletin kamusallık” vasfını tek kişinin, bir şahsın üstlenmesi genellikle mutlak monarşilerde ve yozlaşmış, despotik rejimlerde görülen bir özelliktir. Kamusallıkta karar vasfının tüm yurttaşları kapsaması ise “halk iktidarı” anlamında demokrasi ve cumhuriyetle mümkündür. Tarihsel seyir, devletin bir gerçek şahısla özdeşleşmesinden, devletin gerçek kişilere bağımlı olmayan bir tüzel, hukuksal kişilik kazanmasına, keyfilikten uzaklaşmasına, halkın karar süreçlerine katılmasına doğru ilerlemiştir. Demek ki devletin demokratikleşmesinin tarihi, devletin kişiliği sorununun gerçek kişilerden hukuki kişiliğe geçişle çözüme kavuşturulmasının da tarihidir.

 

Şahıs devletlerindeyse gerçek kişiler kendilerini devletle eşitler. Bu aslında, devletin kaderinin gerçek kişilere bağlanmasına ve devletin ömrünün geçici olmasına yol açar. Oysa şahıs devletinden hukuki kişilik sahibi devlete geçiş, devlette devamlılığı, sürekliliği sağlar. Bir kişinin kaderinin devletin kaderi haline gelmesini önler. Siyasal düşüncede bu devamlılığı sağlayan da egemenlik kavramı olmuştur. Egemenlik kime ait olacaktır ve kim tarafından kullanılacaktır? Demokratikleşme tarihi tüm dünyada egemenliğin tek kişiden ve bir şahıs devleti görüntüsünden uzaklaştırılmasının, mutlak yürütme gücünün, tek kişide toplanan otoritenin giderek yasama alanına doğru kaymasının da tarihidir. Yasama, yani Meclis; hem halkın yönetime katılmasının aracı haline gelmiş, hem de devletin “karar” mekanizmasını şahsilikten çıkararak gerçek anlamda kamusallaştırmıştır. Öyleyse, karar ve yasama gücü halkta olduğunda devlet kamusallaşır; bu güç yürütmede, tek kişide toplanmaya başladığında devlet yeniden şahsileşir. İlki tüzel kişilik olarak devlete; ikincisi ise gerçek kişi olarak devlete ait tanımlardır.

 

Mutlak monarşiden cumhuriyete geçiş süreçlerinde ülke isimlerinin nasıl anıldığına bakmak da anlamlıdır. Örneğin Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara’da açılan ilk meclisimizin anayasa toplantılarında Memalik-i Osmaniye ifadesinin yerine, henüz Cumhuriyet ilan edilmediği için, Türkiye Halk Devleti ibaresi de teklif edilmiş; ancak sonuçta Türkiye Devleti ibaresinde karar kılınmıştır. Teklifler arasında yer alan Halk Devleti ifadesi, şahıs, zümre, aile, sınıf devletinin karşısında bir devlet tanımlama arayışının uzantısıdır. Devlet ya şahıslarındır ya da halkın. Benimsenen Türkiye devleti ifadesi de, bir aileye, hanedana, ayrıcalıklı bir gruba tapulu olarak düşünülen devletin sahipliğinin bir ülkenin bütününe doğru genişletilmesine işaret eder. Artık devlet sadece bir şahsın, ailenin, hanedanın değil; Ahmet’in, Fatma’nın, Veli’nin, Mehmet’in; topyekûn Türkiye ahalisinin devletidir. Uygulamadan söz etmiyoruz, teorik temellendirme ve açılan fırsat kapısına vurgu yapıyoruz. Bu süreçte yaşanan tartışmalarla ilgilenenler, rahmetli Bülent Tanör hocanın Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri kitabına mutlaka bakacaktır.

 

Demek ki bir devleti şahıs devleti olmaktan çıkaran anahtar; yetkinin halka doğru genişletilmesi, Meclis’in gücünün artırılması; devletin kaderinin tek kişiye bağlanmaması; egemenliğin kayıtsız şartsız tek kişiye değil, millete ait olduğu bir düzen kurulması; keyfi kararların yerini denetimli, hukuksal bir düzenin almasıdır. Bütün bunlar varsa devlet demokratiktir, halk devletine yakındır; yoksa şahıs devletidir.

 

Erdoğan’ın geçenlerde sarf ettiği, “İngiltere, Almanya, Fransa ve şahsım dörtlü zirve yaptık” cümlesinin bana çağrıştırdıkları bunlar. Karar sizin.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021