Başbakan'ın Yumuşak Karnı

22 Ekim 2008 Çarşamba

Başbakan, partisinin Kahramanmaraş ilçe kongresinde, Yolsuzluğu asla kabul etmedik ve etmiyoruz. Bu işe bulaşmış arkadaşlar varsa, biz asla bu konuda taviz vermedik. Vermeyiz ve bir kısmını da partimizden ihraç ettik diyor.

İktidar partisinde, özellikle mahalli idarelerde yoğunlaşan yolsuzluk olaylarının giderek yaygın hale gelmesinin Erdoğanı da rahatsız ettiği anlaşılıyor. Bu haklı rahatsızlığı gidermek amacıyla parti örgütüne ve dolayısıyla kamuoyuna bu konuda AKPyi aklamak amacına dayanan mesajlar vermek, elbette genel başkanın vazgeçemeyeceği bir görevdir.

Ancak o mesajların doğru olup olmadığı konusunda yeni tartışmaların başlaması ve özellikle yerel seçimlerin başlıca konuları arasında yer alması da kaçınılmaz olacaktır.

Varan bir, Şaban Dişli olayı:

Erdoğan, partide yolsuzluğu asla kabul etmedik derken, mesela yakın günlere kadar genel başkan yardımcısı kimliğini taşıyan Şaban Dişlinin bu görevinden ayrılmaya zorlanmasını amaçlıyorsa, bir ölçüde doğruyu söylemektedir. Ancak, yakın çalışma arkadaşının üzerindeki yasama dokunulmazlığı zırhının çıkarılması için en küçük bir çaba göstermedikçe, savcılar, CHP Meclis Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlunun bu konuda bıkmadan kamuoyuna sunduğu suçlamalar için herhangi bir işlem başlatamadıklarına göre, Başbakanın Dişli için verdiği taviz, bütün görkemi ile o yakın arkadaşı için adalet ile zanlı arasında bir koruma kalkanı olarak durmaktadır.

Varan iki, Dengir Beye yönelik suçlamalar:

Aynı iddialar, yine Kılıçdaroğlunun AKPnin bir numaralı genel başkan yardımcısı ve Adana milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat etrafındaki suçlamaları için de geçerli değil midir? Kılıçdar-oğlu, çok kısa zaman içinde kendisini ülkenin en ilgi duyulan politikacıları listesinin başına oturtan çabaları arasında Fırat hakkında da bir hayali ihracat olayını ele almış, karşılıklı suçlamalar ve tartışmaların üstü adeta örtülmek istenmiştir.

Ve varan 3:

Hele Deniz Feneri ile ilgili olarak Alman yargısının Frankfurtta verdiği kararda vurgulanan Türkiyede başlıca sorumlu isimler arasında yer alan Zahid Akmandan, öncelikle RTÜK Başkanlığından ayrılmasına yönelik istekler karşısında, adı geçenin Başbakanın adını vererek görevini sürdürmekteki direnci, Erdoğanın Kahramanmaraş kongresindeki yolsuzluk yapanlara meydan okuyan sözlerini havada bırakmaktadır.

Kemal Kılıçdaroğlu adının yükselişi

Politikadaki başarıları tartışılmaz olan Recep Tayyip Erdoğan, son yolsuzluk suçlamalarının kamuoyu üstündeki etkisini en doğru şekilde ölçmek istiyorsa, Kemal Kılıçdaroğlunun adının sadece CHP içinde değil, yansız ya da başka partilere yönelmiş seçmenler arasında da bıraktığı etkiyi iyi izlemelidir. AKPden çıkar sağlayan kimilerinin yazılarında, bizim seçmenlerimizin çoğunluğunun yolsuzluklar karşısında yeterince duyarlı olmadığı yolunda yapılan gözlemler, eski saray dalkavuklarının padişahlara yönelik avuntularını andırıyor.

Yolsuzluklara karşı gerçekten duyarlı olan yöneticiler o tür dalkavukların değil, halkın eğilimlerinin sözcüsü oldukları oranda ayakta kalırlar.

Faks: 0 216 302 82 08 obirgit@e-kolay.net



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları